SİZLER İÇİN ARAŞTIRDIM- 1 BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

Gün geçtikçe daha fazla sorun haline gelmeye başlayan su kıtlığı, gelecek yıllarda çok daha büyük problemlere yol açacak. Özellikle gıdaya olan ihtiyacın daha da fazla artması, tarım alanlarında %70’lik bir paya sahip olan su kullanımını daha da artıracak Dünya 11 milyar insanı besleyebilir mi?

Sıcaklığın 50 dereceyi aştığı Hindistan’da kuraklık felaketi: 5 yılda 4 bin 700 çiftçi intihar etti Dünyada son 250 yılda ‘600’e yakın bitki türünün nesli tükendi’ Aşırı sıcak hava Fransa’da iki nükleer reaktörü durdurdu İnsanlık Kendi Sonunu Hazırlıyor, Su Kaynaklarımız Tükeniyor! Canlı hayatın devamı için en gerekli kaynak: Su! Peki canlılığımızın sürmesi için yeterli miktarda su var mı? Bugüne dek ne kadar suyu neden ve nerelere harcadık? İnsanlar kendi sonunu mu hazırlıyor? Beklediğimiz ilahi kıyamet yoksa bir dikkatsizlikten mi ibaret? Suyu nasıl saklasak? 2050’ye kadar dünyada su talebinin yüzde 55 artış göstermesi bekleniyor. Buna karşılık nüfus artışı ve küresel ısınma nedeniyle tatlı su kaynakları giderek azalıyor. Bu sorun karşısında ne tür yöntemler geliştiriliyor? Bir daha başka bir ülkeye gidip de gazoz ya da Coca-Cola alırsanız içerdiği suyun nereden geldiğini bir düşünün. Hindistan’da bu işlenmiş yağmur suyu, Maldivler’de arıtılmış deniz suyu olabilir. Su kaynaklarının bu kadar çeşitli olmasının nedeni ise dünya yaşanan tatlı su krizi. Dünyanın yüzde 70’i suyla kaplı ve bu suyun miktarı 1,386,000,000 kilometre küp. Bu miktar değişmediği halde su sorunu neden kaynaklanıyor? Bu suyun yüzde 97,5’i tuzlu su olduğundan insan tüketimine uygun değil. Hem dünya nüfusu hem de sıcaklığı arttığı için tatlı su sorunu yaşanıyor. 2000 ile 2050 yılları arasında suya olan talebin yüzde 55 artış göstermesi bekleniyor. Tatlı suyun yüzde 70’i tarımda kullanılıyor. Artan nüfusu beslemek için gıda üretimi 2035’e kadar yüzde 69 artacak. Ayrıca elektrik enerjisi üretiminde soğutucu olarak da su kullanılıyor ve bu enerjinin yüzde 20 oranında artması bekleniyor. Bu sorular yaklaşan büyük acıların habercisi, cevapları ise daha da büyük bir acının göstergesi. Canlılığımızın devamı için su kilit nokta. Su aynı zamanda canlılığımızın da başlangıcı. Tabii ki tatlı sudan bahsediyoruz. Dünya’daki 332.5 milyon mil küp suyun yüzde 96’sını tuzlu su oluşturmakta. Yani kullanabileceğimiz tatlı su, dünya haritasında görünen maviliklerin yüzde 2,5’lik kısmını oluşturuyor. Bu miktarın da yüzde 70’inin buzullarda saklı olduğunu göz önünde bulundurursak, sahip olduğumuz toplam suyun yüzde 1’inden daha az bir miktardaki bu su yaşamımızı sürdürmemiz için gerekli. WWF‘nin (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) 2014 yılında hazırladığı Türkiye’nin Su Riskleri Raporu‘na göre 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 40’ından fazlası su stresi çekecek. Dünya Ekonomik Forumu için 2014 yılında hazırlanan Risk Raporu’na göre su kıtlığı, dünyadaki en önemli üç riskten biri. Ayrıca worldometers’ın verilerine göre bu yıl çölleşen toprak miktarı yaklaşık 6 milyon, içecek suya erişemeyen insan sayısı ise yaklaşık 695 milyon. Çölleşen toprak miktarının hızla artışı ve doğal su kaynaklarının hızla azalması doğru orantılı. Rapordaki verilere göre; son yüzyıl içinde dünya nüfusu üç kat büyürken su kaynaklarına talep yedi kat artmıştır. Önümüzdeki 40 yılda dünya nüfusunun 2,5 milyar artacağı da göz önünde bulundurulduğu zaman yaşamsal risklerin ölçeği de ciddiyetini hissettiriyor. Bu yaşamsal riskler yerel düzeyde sorun yaratacak gibi gözükse de küresel problemlerin de kaynağı. Kısıtlı su kaynakları ulusal ekonomilerde de risk yaratıyor. Rapora göre, Türkiye su kaynakları çok gibi görünen bir ülke olsa da bu gerçek değil. Türkiye büyüyen kentleri, artan nüfusu ve gelişen ekonomisi ile “su fakiri olma” yolunda ilerliyor. TUİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre Türkiye’nin nüfusu 2030 yılında 100 milyon olacak. Şartlar böyle ilerlediği taktirde kişi başına düşen su miktarının 1.120 m³/yıl olması beklenmekte. Günümüzde kişi başına düşen su miktarı 1.519 m³ iken su açısından fakir bir ülke oluşumuz 2030’da ne kadar zorlanacağımızı da açıklıyor. DEVAMI YARIN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir