KÜLTÜREL DEĞERLER ve Ekrem ÇAVUŞ

KÜLTÜREL DEĞERLER ve Ekrem ÇAVUŞ

1958 Yılında Sandıklı da doğdu ilk orta lise tahsilini sandıklıda tamamladı. Ankara üniversitesi Ziraat Fakültesi zoo teknik bölümünden mezun oldu ülkenin çeşitli yerlerinde çalıştı

 1982 yılında evlendi eşinin sandıklıya eczane açması nedeniyle istifa ederek sandıklıya yerleşti ve Sandıklıda bir dolu sivil toplum kuruluşlarında görevler aldı halen birçoğunun üyesi ve başkanıdır. 

2006 yılında bir gurup arkadaşıyla Sandıklı ilçesi Kültür varlıklarını koruma ve yaşatma Derneğini kurdu.

Afyonkarahisar ve Sandıklı yöresinin halk oyunları ekibi oluşturdu halen halk oyunları ekibi çeşitli etkinliklerde görev almaktadır, aynı zamanda unutulmaya yüz tutmuş Yâran Meclisini kurdu 2006 yılından buyana kış aylarında hafta sonlarında yâran geceleriyle farklı etkinliklerle faaliyetlerini sürdürmektedir.

2009 yılında İlimiz Çankırı da Yâran Çalşıtay’ın da tanıştığım o günden bu yana ilişkilerimizi sürdürmekte olduğum Sayın Ekrem ÇAVUŞ Tıpkı benim gibi ilinin ilçesinin kültür değerlerine önem veren Kültür aşığı gelecek nesillere aktarılmasını amaçlayan kadim Dostum sanat akrabam dan Kargo ile bir kitap aldım.

(KAYBOLAN DEĞERLERİMİZ SANDIKLI EVLERİ 2012)  Hazırlayan Ekrem ÇAVUŞ  (SAN-DER)

Kitabın giriş bölümüne Öz geçmişini Sandıklı ilçesinin tarihini ve Sandıklı ilçesinin Sandıklı evlerine uzunca tanıtımına yer vermektedir.206 sayfa olan kitabı Sandıklı evlerinin Fotoğraflarını koymuş birçoğu yıkıldı yıkılacak cinsinden yani tarih kaybolmadan sahip çıkalım istiyor haklı olarak

Babası Ahmet Çavuş’un Hatırasına hazırlanmış olan bu muhteşem Eserin yayın kuruluna kapak ve grafik tasarımcılarına, yazı ve fotoğrafçılarına Editörüne Başkan Ekrem ÇAVUŞ şahsında emeği geçen herkesi yürekten kutlarım.

Her sayfası tarih ve kültür kokan eski eserler eski yapılar sade yalın haliyle doğal bir şekilde fotoğraflanmış her bir binanın altına sahipleri ve hâlihazırdaki durumları anlaşılır şekilde tasarımı yapılmıştır. Mevcutların dışında çok daha fazlasının olduğunu vurgulayan Sayın yazarın her yazdığına içtenlikle katılıyorum bu eserler tez elden koruma altına alınmalı aslına uygun restorasyonu yapılmalıdır.  

Zira bu eserler bizlere atalarımızdan mirastır, geçmişimizi hatırlatan bu muhteşem eserler aynı zamanda geleceğimizdir. Bu muhteşem eser umarım yetkilileri harekete geçirerek yıkılmaya yüz tutmuş yokmu bana sahip çıkacak diye adeta haykıran tarihi yapılardır.

Adı geçen Kitapta Beypazarı ilçemizden bahsediyorsunuz bende sizlere bu şirin ilçemizdeki gözlemlerimi aktarmak istiyorum.

2012 yılı kurban Bayramı tatilinden yaralanarak Ankara ilimizin şirin İlçesi Beypazarı’na bir günlüğüne ailemle arabamla gittim çok sayıda medeniyetlere ev sahipliği yapan tarihi ipek yolu üzerindeki Beypazarı’n da en çok ilgimi tarihi konaklar çekti yapılan restorasyon’larla insan adeta büyülenmiş gibi oluyor.

Beypazarı’nda gezdiğim yerlerde okuduğum uyarı notlarında anlaşılıyor ki; muhtelif kurum ve kuruluşların desteğini alarak kısa sürede bu hale gelmiş, öncesinde harika bir proje hazırlanmış, bu proje halk tarafından ve mülki amirlerce uygun görülmüş. 

Heyecanla, coşkuyla sorumlulukları dâhilinde herkes taşın altına elini koymuş işte böylesine devasa bir bütünlük sağlanarak yerli ve yabancı turistlerin hizmetine sunulmuş. 

Sokaklar tıklım tıklım bizler gibi meraklı insanlarla dolu, kimisi alışveriş yaparken kimisi sürekli film ve resim çekmekteler.

Sanki bir açık hava müzesi şeklini alan bu şirin ilçede insanlar geçmiş tarihimizi yaşıyor ve de yaşatıyorlar.

            Evet, geçmişimizi unutmamamız lazımdır. Gelecek nesillere geçmişimizi aktarmamız gerekmektedir. bu şirin ilçemize bu güzellikleri katan emeği geçen herkesi kutlamak gerek ALLAH onlardan Razı olsun.

Sayın Ekrem Çavuş dostum inşallah sizinde arzunuz olan böylesine bir proje ile şirin ilçeniz Sandıklı da böylesine güzelliklere kavuşur ve bu tarihi mekânlar kültürümüze kazandırılır.

İşte bizlerin yaptığı da budur yolun açık olsun daha nice güzel çalışmalara başarılar dilerim.

Geçmişimize sahip çıkmalıyız zira geçmişini bilmeyen geleceğini mukayese edemezler.

             Sayın Ekrem Çavuş sanat akrabam; umarım bu muhteşem çalışmanız bundan sonraki çalışmalara ışık tutacaktır.

Benjamin Franklin derki: “Öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız ya okumaya değer şeyler yazın, ya da yazılmaya değer şeyler yapın”

Ne diyor atalarımız?  “Hayat iki kapı arasındaki bir yolculuk gibidir. İlk kapı doğum, ikinci kapısı ise Ölümdür,” bu iki kapı arasından geçme vakti, bizim tarafımızdan tayin edilemez. İkisinden de geçilince bir daha geri dönülemez, işte bu nedenle ülkemizin kültür varlıklarına sahip çıkmalıyız aynı zamanda gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamalıyız ki arkamızda hayır duaları alalım.

Vatan; insanların doğup büyüdüğü üzerinde yaşadığı topraklar olarak tarif edilmektedir. İnsanı iliklerine kadar ısıtan, manevi olduğu kadar kültürel ve duygusallığı da olandır, sadece coğrafi sınırları üzerinde yaşanan bir toprak parçası değil, her türlü manevi değerler kendine özgü değerler olduğu da bir gerçektir. Örf, adet, gelenek, görenekleriyle yaşatan yerin adı “DIR”

Tek eksiğimiz kültürümüzü, örf adetlerimizi, daha doğrusu geçmişimizi insanlara tam anlamıyla anlatamıyoruz. 

Aslında zamanında destanlar yazmış şanlı Türk insanını tarih kitaplarımız o kadar çok güzel anlatıyor ki Tarih ilham denizidir şöyle bir tarih kitaplarını karıştırın birçok araştırmacı Tarihçi edebiyatçıların ortak özellikleri, onların şiirlerinde romanlarında öykülerinde görülecektir cevapları ancak oralardan bulabiliriz. Neymişiz? Ne olmuşuz? Nereden gelmişiz? Bu soruların cevabını ancak tarih verir. Sırlarla dolu geçmişimizi kültürel ve ekonomik değerlerimizi hep tarihe sorar ve ondan cevap alırız, öyle değimli?

Toplumumuzdaki bireylere düşen sosyal görevler vardır. Ancak bu ulvi görev bilincini tam manasıyla ve harika teknoloji ile gençlerimize aşılayamıyoruz bu eksiğimizi yanlış yerlerde mi arıyoruz başka bir formülü varda bizlerimi bilemiyoruz diye düşünüyorum.

Kitaba ön yazı yazan değerli Y.Sanat Tarihçisi Sayın Aygül UÇAR yazısının sonundaki bölüme Ekrem ÇAVUŞ bu çalışmasıyla, mevcut halleriyle belgelendirdiği sandıklı konutlarının ve çamaşırhanelerin gelecek kuşaklara tanıtılmasını sağlayarak üstüne düşen tarihi görevin beklide en yücesini yapmıştır.

Bende aynı düşüncedeyim sizleri tekrar kutluyorum. Sağlıklar ve başarılarınızın devamını diliyorum. 06.01.2013                 

                                                                            Şair-Yazar Necati ÜLKER /ANKARA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir