Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ZAMAN

ZAMAN

Evvel zaman içinde…

Bu klasik kelimeler dizisi her masalın başında tekrarlanır. Bilim hep şu soruyu sorar.

Peki, zamanın hikâyesi nedir? İnsanlar ” Zaman uçup gidiyor” der, ” Vakit Nakittir ” der.

Zaman harcarız, zaman öldürürüz, zamandan tasarruf ederiz. Peki, aslında zaman hakkında ne biliyoruz?

Zaman bir nehir gibidir. Sürekli olarak bir yönden diğer yöne akıyor gibidir.

Ayrıca bilinenin aksine zaman tek yönlü gibi görünür, Bilinene göre sadece geleceğe doğrudur, Ama bu doğru olmayabilir.

Kâinatın yaratılışında her şey kendisinin karşıt olanıyla beraber yaratılmıştır.

Soğuk, Sıcak, Sert, Yumuşak Neşeli, Üzgün Yukarı, Aşağı gibi. Zaman da ileri ve geri olarak hareket ediyor olabilir.

Mutlu zamanlarımız çabucak geçerken, stres dolu bekleyişlerimiz bir türlü geçip bitmez.

Örneğin, kalabalık ve gürültülü bir ortamda kısıtlı bir sürede daha fazla zamanın geçmiş olduğunu düşünebiliyoruz.

Ya da boş bir odada tek başımıza vakit geçirdiğimizi düşünelim, Can sıkıntısı, dakikaları saat­ler olarak yorumlamamıza bile neden olabiliyor.

Zaman paha biçilmez bir kaynaktır. Belirli bir ritimle amansızca akar gider.

Hepimizin günde 24 saati, her haftada yedi günü vardır. Zamanı satın alamayız, biriktiremeyiz, ödünç alamayız, çalamayız, hiç bir şekilde değiştiremeyiz. Tek yapabileceğimiz sahip olduğumuz zamanı en iyi şekilde değerlendirmektir.

İnsanoğlunun gaflet ve nisyanı sebebiyle en çok yaptığı hatalardan biri de zaman israfıdır.

Zaman, yüce Allah’ın insanlara verdiği çok büyük bir nimettir, Dünya hayatında her şeyi satın almak veya geri getirmek az çok mümkündür, lâkin geçen zamanı asla…

Hal böyleyken hiç birimiz paramızı çöpe atmayız veya kibrit çakıp yakmayız.

Ama hiçbir para ve servetin satın alamayacağı kadar değerli olan zamanımızı, nasıl da hoyratça harcayıveririz.

Allah Kur’an-ı Kerim’de sabaha, kuşluk vaktine, gündüze, geceye, güneşe, aya ve asra, yani zamana ve onu oluşturan her parçaya, mükerrer defalar yemin etmektedir.

Bilindiği üzere Allah (cc) bir şeye yemin ediyorsa, orada önemli ders ve hikmetler vardır.

Bu hikmetlerden sabit olan ikisi şudur:

1. Zamanın değerini anlatmak. Bizzat yaratıcısı olan Allah (cc) tarafından yemin edilmeye layık görülmesi, zamanın ne kadar değerli olduğunu anlatır.

2. Ondan sonra gelen konunun önemine dikkat çekmek…

“Asra yemin ederim ki, İnsan gerçekten ziyan içindedir, Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.

Tatil kelimesi bizde boşa geçirilmesi gereken vakit gibi anlaşılır. Hâlbuki Müslümanın boş zamanı da, boşa geçirilecek zamanı da olamaz.

Dolayısıyla tatil kısmen dinlenip neşelenme içerse de, yine mesai günleri gibi faydalı işlerle geçirilmek zorundadır.

“Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul. Yalnız Rabbine yönel.” (İnşirah, 7-8) Bu ayetler, asla boş kalmamayı emrettiği gibi, her işimizde de Allah’ın (cc) rızasını aramamız gerektiğine de işaret etmektedir.

Şu halde çocuklarımızın, tatillerini onlara en faydalı olacak şekilde değerlendirmelerini sağlamaya çalışalım.

Bu konuda mutlaka onların seviyelerine uygun bir program yapalım.

Yaptığımız bu programın da takipçisi olalım. Unutmayalım ki çocuklarımız, reşit olma çağına kadar sürekli gözetim altında tutulmaları gerekir.

Allah (cc) nesillerimizi yarının İslam toplumunu oluşturacak şekilde yetiştirmeye cümlemizi muvaffak eylesin.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum