Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

YENECEĞİZ İNANIYORUM

YENECEĞİZ İNANIYORUM

Dünyanın üzerine adeta bir karabasan gibi çöken koronavirüse karşı büyük bir mücadele veriliyor.

Ülke ve Millet olarak bugüne kadar karşılaştığımız her sıkıntının, uğradığımız her saldırının üstesinden birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize daha sıkı sarılarak geldik çok şükür, Yüce Allah’ın yardımıyla yine geleceğimize inanıyorum.

Özellikle her konunun Korona salgını ile anıldığı bu günlerde, zihnimizi biraz da farklı konulara yoğunlaştırmanın önemli olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum.

Çünkü bu ölümcül salgını; bilimsel tedavilerle olduğu kadar; eve kapandığımız bu günlerde acılara odaklanarak değil tam aksine duygu ve düşünce yoğunluğumuzu türlü güzelliklerle doldurarak, geçmiş günlerde yaşadığımız mutluluklardan güç alarak yeneceğiz.

Rabbimizin ‘Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır olabilir’ emri ilahisinin hikmetine bir kez daha muhatap olacağımıza tüm kalbimle inanıyorum.

Koronavirüs belasını yenmek için tüm Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun bir mücadele veriliyor.

Gerek vaka sayımız gerek entübe ve yoğun bakım hasta sayımız her geçen gün artarken milletçe oturup bir kenardan bu tabloyu az kayıpla olmasını arzu ediyoruz.

Bu yaşanılan süreçte kuşkusuz herkese bir görev düşmekte, Vatandaş olarak yapılması gerekenler belli.

Kendimizi virüsten izole etmek, açıklanan tedbirlere uymak, hijyene ve sosyal mesafeye dikkat etmek….

Bu köşe yazımda son olayları başka bir pencereden de ele almak istedim. Bilinen yönüyle zaten çok konuştuk.

Konuşmaya ve uyarmaya, uzmanları dinlemeye devam edin diyeceğiz elbette.

Sadece Müslümanlar değil, bütün insanlar, inançlı inançsız, bütün din, felsefe veya ideoloji sahipleri, kısacası bütün yaratılmışlar Allah'ı bilmek ve O'na ibadet etmek zorundalar.

Kur'an-ı Kerim Müslüman'a inmedi. Kur'an inmeye başladığında yeryüzünde hatırı sayılır Müslüman yoktu.

Hanifler hariç, yani tek Allah'a teslim olan ve Hz. İbrahim kaynaklı tevhide inananlar hariç. Kur'an-ı Kerim insanları Müslüman etmek için indi.

Ayetler indikçe inananlar çoğaldı, Kur'an-ı Kerim indirdiği ayetlerle de bu müminleri doğruya, düzgün olmaya, Allah'ı bilmeye,

kısacası Müslüman olmaya çağırdı. Kur'an-ı Kerim bir insanlık kitabıdır.

Küçücük bir virüs, Bütün dünyayı eve kilitledi, İnsanlar korkuyor, Telaş var, Kucaklaşamıyorsun, Tokalaşamıyorsun, Aile içinde bile uzak duruyorsun, İşin uzmanları bunu öneriyor.

Dinlemeliyiz, Hayati bütün merkezler tedbiren, sistemlerini bloke ettiler.

Uzmanlar sürekli olarak uyarılarda bulunuyorlar, Uluslararası hava ve kara trafiği durma noktasına geldi, Alışveriş merkezleri boşaldı.

Dünya savaşlarından sonra böyle bir hadise görülmemişti. Hastaneler, laboratuvarlar bu virüsü alt etmek için harıl harıl çalışıyorlar.

‘’Her canlı ölümü tadacaktır.’’ (Al-i İmran Suresi, Ayet 185) gerçeği ile tam olarak örtüşmektedir.

O halde, sevgiyi, hoşgörüyü öne çıkarmak varken; günümüzün Türkiye’sinde yaşanan onca sevgisizlikler, hoşgörüsüzlükler nedendir?

Sadece yaptıklarımız kalmayacak mıdır ardımızda? Sevgiyle, hoşgörüyle anılmak varken; tam tersiyle anılmak niye?

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum