Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

YAZMIŞ OLDUĞUM YAZILAR ŞİİRLER BENİ MUTLU ETMEKTEDİR

YAZMIŞ OLDUĞUM YAZILAR ŞİİRLER

BENİ MUTLU ETMEKTEDİR

Tekrarı yoktur bazı şeylerin; Hayat gibi.. Aşk gibi.. Ömür gibi…

Ömür bir masal gibidir, ne kadar uzun olduğu değil, ne kadar güzel yaşandığı önemlidir, Ancak acı seni daha güçlü yapar, Korku daha cesur, kırık bir kalp ise; seni daha akıllı yapar.

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun,

Gözyaşlarımızın rengi aynıdır. Ve… Bir gün herkes anlar, sevdiğinin kıymetini… Ama gidince, Ama bitince, Ama ölünce… Kısaca; İş işten geçince!

Yukardaki yazılanlara bakıldığında neredeyse hayatı özetlemiş oluyoruz.

Toplum yapımızın esasen şifahi kültüre dayalı olduğu, bu sebeple yazı ve kitapla pek başımızın hoş olmadığı söylenegelmiştir. Sohbet geleneğinin Anadolu kültüründe ne kadar güçlü olduğunu düşünürsek buna hak vermemek elde değil.

Hatta daha ileri giderek "birileri anlatsın, ben dinleyeyim" tavrının daha da yaygın olduğunu söyleyebiliriz.

Söz bize evvelemirde ilahî kaynaktan geliyor, hayatımıza anlam katıyor, dünyadaki varlık nedenimizi aydınlatıyor.

İnananlar için kulak verilecek söz söylenmiştir, gerisi bunun tefsiri mahiyetinde olabilir ancak. Eğitim düzeni de bu söze muhatap olandan diğerlerine geçecek yüz yüze usulünü takip etmektedir. Yani önce söz, sonra yazı...

Kişinin ve toplumun varlığında söz ile yazının farklı önemi varken, iki besleyici değer birbirinin alternatifi olarak ele alınmaktadır.

Okumaktan çok konuşmayı seven toplumumuzda konuşma kültürü, kişi ve toplum hayatını yazılı hale getirme çabasında olan ise yazıyı öne çıkararak dilin bütünlüğünü zedelemektedir.

Bu yanlışlığın en büyük halkasını, “Söz uçar yazı kalır” düsturu oluşturmaktadır.

Yazı, pek çok icadın temelini oluşturmaktadır. Tarihi devirler yazı ile başlar. Yazı sayesinde insan hayatının gelişiminden haberdar olma imkânı buluruz. Yazı kalıcı ve etkili bir iletişim yöntemidir. Dolayısıyla her türlü belge yazı ile hayat bulur.

Hayat içerisinde sözlü iletişimi daha fazla kullansak da yazının sarsılmaz yeri inkâr edilemez. Kanıtlayıcı bir beyan ortaya konulmuşsa bunun yazıya dökülmesi esastır.

Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin yazı önemini daima koruyacaktır.

Konuşmalarda söylenilen kelimeler çok fazladır, gereksiz detaylar içerir ve bunların hepsini geri hatırlamak neredeyse imkânsızdır. Ancak söylenenleri yazıya aktardığımız takdirde geri unutmak gibi bir sorun olmaz.

Yazı insanlar arasında sözlü iletişimden daha fazla bağlayıcı ve güven verici bir etkiye sahiptir.

Arkamda hoş bir seda olarak bırakacağım bir dolu sıkıntılar ve yaşanmışlıklar içinde yazmış olduğum yazılar, şiirler beni mutlu etmektedir.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınız asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum