Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

YATAK ODASI VE UYKU (II)

YATAK ODASI VE UYKU (II)

Dünden devam…

Uykunun insan sağlığı için kritik önemde olduğu defalarca kanıtlandı. Uyku sırasında bütün vücudumuzun yavaşladığını da biliyoruz. Yüce rabbimin bir mucizesi olan Beyin ise dur durak bilmiyor. 7/24 aynı hızda ve aynı şekilde çalışmaya devam ediyor.

UYKUMUZDA KARAR VERİYORUZ

Beyin uyku sırasında gün içinde aldığımız bilgileri işliyor ve uyandığımızda göstereceğimiz davranış kalıplarına hazırlık yapıyor.

Araştırmalar gösteriyor ki, uyku sırasında çalışmaya devam eden bilinçaltı, 'karar alma' mekanizmamızı hızlandırıyor.

Uyku sırasında beyin, o gün yaşadığımız anlara şekil veriyor. Hatta diğer anlarla birleştirip, çocukluk dönemimize kadar uzanan eski hatıralarla arasında bir tür bağ kuruyor.

Bu sebeple uyku, öğrenme işlevi için de önemli. Yeni bilgileri pekiştirmek ve sonra dosdoğru hatırlayabilmek için uykuya ihtiyacımız var.

Gece uykuya yatmadan hemen önce öğrenilen bilgilerin sabah aklımızda daha çok yer etmesi tam olarak bu yüzden.

Ama sınav öncesi 'sabaha kadar çalışma' planı yapmadan iyi düşünün: Uyumazsanız, yeni bilgileri öğrenme kabiliyetiniz yüzde 40 oranında düşer.

Biz uyurken beynimiz ne yapıyor EN İYİ FİKİRLER UYKUMUZDA GELİYOR; Uyku, yaratıcılığın en büyük dostu.

Bilinçsizce dinlenme hali, yeni fikirler olarak size geri dönüş yapabilir.

Uyanık halde aklınıza gelmeyen bir şey, uyurken gelebilir. 2007 yılında Berkeley Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre uyku sırasında beynimiz, birçok farklı olgu arasında ilginç bağlantılar kuruyor; böylece yeni fikirlerle donatılmış halde uyanabiliyoruz.

TOKSİNLERİ TEMİZLER

Uyku sırasında beynimize biraz temizlik yapma fırsatı da tanımış oluyoruz.

İlerleyen yaşlarda Alzeheimer ve Parkinson gibi hastalıklara davetiye çıkaran zarar verici moleküller, uyku sırasında beynimizden temizleniyor.

Yeteri kadar uyumamak da bu hastalıklara zemin hazırlıyor elbette. Uyuyan bir çocuk görüntüsü beni her zaman etkilemiştir.

 

Yıllar yıllar önceleri Geceleri çocuklarımın odasını kontrole gittiğimde onları çoğu kez sessiz, anatomik açıdan tuhaf bir pozisyonda ve yataklarıyla yaptıkları bir savaşın ortasında kalakalmış gibi bir halde bulurum. Uykuya teslim olmuş bir vaziyette olurlar; Nefes alışverişleri derin ve yavaş olur.

Uyuyan bir çocuk, etkileyici bir biçimde savunmasız, aynı zamanda hem mevcut hem de namevcut, ruhu paralel dünyaya sürüklenen bir durumda, gizemli ve masumane bir şekilde uyurlardı.

Hala hatırlarım onları izlerken içime bir huzur olur mutluluğum tavan yapardı.

Sizlere harika bir uyku ile günün yorgunluğunu atarak güne Güleryüz’le başlamanız dileklerimle, Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum