Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

YARATANI SEVERİM YARATANDAN ÖTÜRÜ

YARATANI SEVERİM YARATANDAN ÖTÜRÜ

İnsanca yaşamak için, savaşsız bir dünya için, böylesi bir dünyayı hayal ediyorum…

Gülen oynayan, mutlu olan çocukları, Birbirini seven, bir olmaktan korkmayan insanlar, Geleceğe umutla bakan gözleri, Pırıl, pırıl gençleri, Dünyada ve ülkemde kardeşçe yaşamayı, Yüzümde tebessüm ile hayal ediyorum.

Yaratılanı severim yaratandan ötürü” sözü Yunus Emre’ye atfedilmektedir. Benzerleri gibi bu söz de her kapıyı açan çilingir misali, Yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevmek, ‘yaratılan’ deyince akla gökler yeryüzü ve ikisi arasındakiler yani bütün kâinat geliyorsa, herhangi bir sakınca yoktur.

Yaratılmışlar âleminin bir tek yaratıcısı vardır, O da Allah’tır, Bu hakikati cahiliye müşriklerinin de teslim ettiğine Kur’an şahitlik etmektedir.

Hayvanlar âleminde sevilmeyecek, en azından, Allah’ın bir eseri olarak varlığına saygı ve hürmet duyulmayacak bir canlı yoktur, Allah’ın, etini yemekten men ettiği hayvana bile bu gözle bakmak durumundayız.

Allah hep güzel şeyler yaratır, Yaratılışta ‘çirkin’ diye bir terim yoktur, Yaratılış âlemi baştan sona, hikmetle lebalep doludur.

Bu âlemde hikmetsiz, tırnak kadar bir boşluk bile bulunamaz, Ve hayat, Allah’ın kurduğu bir yaşam sistemi olarak olağanüstü derecede güzeldir.

Ahiret denilen ikinci hayat bundan çok daha güzel olacaktır, Bir anlamda ahiret, Allah Teâla’nın, yaratmasındaki sonsuzca güzellikleri temaşa ettirmesi için yeni bir yaşam boyutu olacaktır.

Bu bakımdan, insan herhangi bir bitki, meyve veya hayvanı sevmese de, sırf Allah’ın yaratmış olduğu bir ‘eser’ olduğu için ihtiram göstermek, saygı duymak durumundadır, Aksine bir tavır kişiyi ‘küfür’ durumu ile karşı karşıya getirir.

Allah bütün varlıklara olduğu gibi, yarattığı insana da son derece merhametlidir, Rahman ve Rahîm isimleri bu merhameti anlatmak için kâfidir.

Allah, yarattığı insanı sevdiği içindir ki, ona cennet adında ebedi bir hayat hazırlamış, bu kısa hayatta onu kazanmanın fırsat ve imkânlarını sunmuştur, Biz kullar da aynı yolu takip ederek, insanlara merhametle muamele etmekle mükellefiz.

 

 

Allah’ın nazarında sevimli olan, müminlerin nazarında da sevimlidir. Allah’ın değer verdiği şeyler müminler nazarında da değerlidir.

Ama bir de kitabın öteki sayfası vardır: Allah bazı insanları sevmemektedir.

Elbette o insanları derisinin renginden, ırkından, cinsiyetinden ya da fakirliğinden zenginliğinden, bilgi seviyesinden v.b. değil, sırf davranışlarından, ahlakından dolayı sevmemektedir. Kısacası Allah, kendi yarattığı kullarını sırf iman ve amellerinden dolayı sevmemektedir.

Allah katında sevimli bir yere sahip olmanın ölçüsü iman ve ameldir, Yeryüzünde fesadı, fitne ve nifakı yayıp yaymaması, yeryüzünü ıslaha çabalayıp çabalamamasıdır.

Müşrik ve kâfir kelimeleri, Allah’ın gazabına uğramış insanları anlatır, Bir müminin sadece mümin olması yetmez;

Aynı zamanda şirke ve küfre karşı da tavır alması gerekir. Müminler kâfirlerle, ahlaksızlarla, ülkede fitne-fesat çıkartanlarla, fuhşu yayanlarla aynı safta duramazlar.

Müminlerin safı namaz safı ile başlar ve namaz secdesi, rükusu, şehadetleri ve kıblesi ile mümini kafirden ayırt eder.

Hoşgörüyü, unuttuğumuz anda aklımıza gelmesi gereken söz, belki dünyada varoluş sebebimizi hatırlatır da aklımız başımıza gelir.

İlahi aşka dayanan yunus emre sözünden hareketle, şu kısacık Ömürlerimizde barış dolu bir dünya, Ve kılavuz olsun bize, Yunus Emre’nin ‘Yaratılanı, Yaradan’dan Ötürü Sev’ dizeleri, Hep sevelim.

Bu 2020 yılının korana virüs belası Dünya ülkelerinin insanlarına bir Ders olsun ve miat olsun inşallah.

hep barış içinde yaşayalım, İnsanca yaşamak için, savaşsız bir dünya olsun ne kaybederiz.

Nede güzel dile getirmiş Yunus emre bir dörtlüğünde şöyle seslenir; Gelin Tanış olalım/İşi kolay kılalım/Sevelim sevilelim/Bu dünya kimseye kalmaz.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum