Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

VATAN SAVUNMASI GERÇEKLERİ

VATAN SAVUNMASI GERÇEKLERİ

Tam 104 yıl önce atalarımız Çanakkale'de tarih yazdı... Çanakkale Savaşı'nda hem karadan hem de denizden yürütülen savaşta büyük bir zafer kazanıldı.

Birçok şehit verildi. Şiirler, destanlar yazıldı. Mustafa Kemal Atatürk, Çanakkale'de "Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum." demişti, bir ulus bu zaferle savaşın seyrini değiştirdi. Şimdi milyonlarca vatansever atalarını şiirler ve sözlerle en güzel şekilde anıyor, Her insan topluluğu yaşadığı coğrafyayı sever.

İnsanın yaşadığı coğrafyayı sevmesi; evini, tarlasını sevmesi gibidir. İnsanoğlu, yeri geldiğinde o çok sevdiği evini de satar, tarlasını da satar.

Bu satışın arkasından gözyaşı dökmez, hatta menfaatine uygun satmışsa ardından göbek de atar. Yaşadığı coğrafyayı, o coğrafyanın kendisine sağladığı imkânları, nimetleri sevmek başka bir şeydir, vatan sevgisi başka bir şeydir!

Şanlı geçmişimize ibret gözüyle bakmak ve tarihimizden gereken dersi hakkıyla almak çok değerlidir. Geçmişimizi ayakta tutan manevi dinamikleri anlamaya çalışmak ve onları güçlü yapan unsurları göz önünde tutmak bugünkü muvaffakiyetimiz için önemli bir etkendir..

Çanakkale'de 1306 Çankırılı yiğid şehit düştü- Birlik, beraberlik ve kardeşlik neticesinde düşman ülkelerin topuna, tüfeğine karşı yılmadan mücadele eden ecdadımız, Çanakkale’de tarihimizin eşsiz kahramanlıklarla örülü zaferlerinden birine imza attılar. Çanakkale Harbi için Çanakkale’ye giden atalarımızdan Çankırılı, 1306 vatan evladı harp esnasında şehit düştü.

Bir hilal uğruna, Anadolu’nun her ilinden, nice güneşler battı. Ancak ne göklerde gururla dalgalanan şanlı bayrağımız indirilebildi, ne de ezan sesleri susturulabildi.

Bir milletin istikbalinin, bir ülkenin geleceğinin en büyük teminatı, insandır. Tarih, ekonomisi ve silahlı gücü ne kadar iyi olursa olsun, insan unsuru açısından “milli damarı, kültürel genetiği” güçlü olmayan ülkelerin parçalanıp dağılmalarının örnekleriyle doludur.

Yemen’de hayatını kaybeden Çorumlu Yusuf’un, Sarıkamış’ta hayatını kaybeden Siirtli Hasan’ın, Çanakkale’de hayatını kaybeden Şamlı Abdurrahman’ın bu coğrafyalarda ne gibi bir menfaati olabilir?.. Hayatları boyunca, o coğrafyalara ayak basma, görme ihtimalleri olmayan bu insanlar, koşa koşa hiç tanımadıkları o coğrafyalara gidip hayatlarını feda etmekten çekinmediler.

Toprağı, arsa ve tarla olmaktan çıkaran; bastığımız, alıp-sattığımız, hatta yeri geldiğinde hiç tanımadığımız birilerine bağışladığımız o toprak parçasını vatan haline getiren, bizim inançlarımızdır. Yaklaşık 40 yıldır, bu coğrafyanın insanları binlerce yavrusunu bu uğurda kaybetti…

Ülkenin her köşesinde, her gün bir şehidini bu toprakların koynuna emanet etti…

Ağzından sadece “vatan sağ olsun” kelimeleri döküldü.

Yaşadığı coğrafyanın sadece nimetleri peşinde koşan, hayat felsefesi yatak odası ile tuvalet arasına döşenen bir borudan ibaret olan, kendisi için Vatan’ın lügatlerde sadece beş harfli bir kelime olduğuna inanan, vatan için bir “uyuz kedisini” bile feda etme genetiğine sahip olmayan, insandan vatan sevgisi beklemek beyhude bir gaflettir!

Bu nedenle, milletinin ve vatanının istikbalini düşünen toplumlar, insan unsurunu çok önemsemelidirler.

Bu düşüncelerle tüm ecdadımızı dualarla anıyorum ruhları şad olsun

Hoşça kalın Dostça Kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum