Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÜRETİM VE TÜKETİM SAVURGANLIĞI

ÜRETİM VE TÜKETİM SAVURGANLIĞI

Emek olmadan, yemek olmaz!, üretmeden tüketilmez. Ürettiğimiz de fazlasını tüketirsek, aradaki farkı; insanlar borçlanarak, devletler ise para basarak karşılayan bir ekonomik sistemin içinde çalkalanır durursunuz.

Bir örnekle soralım ve cevap verelim; soru? Türkiye halkı şimdiye kadar telefon cihazlarına telefonla konuşmaya yekûn olarak ne harcadı dersiniz?

Cevap; tabi ki tahmini Herhalde on milyarlarca lira harcamıştır. Bu paranın yarısı tasarruf edilmiş olsa ihracata yönelik yüzde yüz milli ve yerli otomobil fabrikası, dev bir elektronik sanayii kurabilirdik.

Adamın cebinde 100 lirası yok, sekiz on bin liralık bir cep telefonu taşıyor derken, insanlarımızın kanaat kültürünün yok olduğuna, üretmeden lüks tüketmeye alıştırılan bir toplum haline getirildik.

Dünya gündeminde giderek daha fazla konuşulan konulardan birisi artan dünya nüfusunun temel ihtiyaçlarını tam olarak karşılayabilmek.

Temel ihtiyaç derken bizler için sıradan ve kolay ulaşılabilir olan temiz su, yeterli beslenme ve sağlıklı yaşam öne çıkıyor.

Daha fazla tüketilen bir şeyin maliyeti düşüyor. Maliyet derken sadece ürün başına harcadığımız zaman ve enerji düşüyor.

Daha kısa sürede daha fazla üretiyoruz, biz ürettikçe sistem bize tüketme hakkı veriyor.

“Kısacık” olan hayatlarımızda yaşayabildiğimiz kadar güzel, çok, iyi yaşamak için; güzel, çok, iyi üretip, tüketmemiz gerekiyor.

Sadece tüketim çılgınlığı yaşamıyoruz, aynı zamanda üretim çılgınlığı da yaşıyoruz.

Günlerimizi daha üretken olmak üzerine araştırarak, düşünerek harcadığımız bile oluyor.

Daha kısa sürede daha fazla yapmak! Kulağa çok hoş geliyor.

Ne yapılsa olmuyor…

Kredi kartlarının borç bataklığında debelenen insanlarımız, bu borçları ödeyebilmek için, bir başka bankanın kendisine “ödeme kapasitesi olup olmayacağına” bakmaksızın bol keseden sunduğu başka bir kredi kartıyla sıfırlamaya çalışıyorlar.

Ne yazık ki, “asgari tutarını” bile ödeyemedikleri kredi kartlarının borç sarmalından kurtulamadıkları gibi, birkaç bankanın da haciz sarmalıyla yüz yüze geliveriyorlar.

Şöyle derinlemesine ve genele bakıldığında Ülkemizde üretilen ve tüketilen en büyük ürün Enerji; ekonominin temel girdilerinden biri olup, enerji kaynakları üretimin her aşamasında ara mal veya nihai mal olarak kullanılabilmektedir.

Dolayısıyla sağlıklı bir kalkınma için ucuz, yeterli, kaliteli ve güvenilir enerji kaynaklarına sahip olmak, ülke ekonomileri açısından gerekli bir unsurdur.

Sanayi sektörünün artan önemi ve teknolojik gelişmeler ile

Birlikte, enerji tüketimi de artış göstermekte;

Ancak, artan enerji tüketiminin ekonomik büyümeye etkisi ve etkinin derecesinin ne yönde olduğu konusunda

bir uzlaşıya varılamamaktadır.

Bu nedenle çalışmanın amacı; sanayi sektöründeki enerji tüketiminin, istihdamın ve sermayenin sanayi sektörü üretim miktarına etkisinin incelenmesidir.

Bu halimize birde dini yönden bakıldığında iki cihan serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav), “Kanaat en büyük hazinedir” buyuruyor. Yeniden kanaatkâr bir toplum olabilmenin formüllerini aramak zorundayız. İnsanlarımızın ruhunda açılan yaraları tedavi edebilecek yöntemleri bulmalıyız.

Bu yöntem de sadece ve sadece “Ahlak ve maneviyatın” öne çıkmasıyla mümkündür.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum