Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

UNUTULMAZ SÜPRİZ Kaybolan değerlerimiz:

UNUTULMAZ SÜPRİZ

Kaybolan değerlerimiz:

Akrabalıklar, komşuluklar, dostluklar, Günümüzde akrabalık ilişkileri de ekonomik sıkıntılardan nasibini almıştır.

Geçim sıkıntısı ve hayat şartları akrabaların bir kısmını ülkenin değişik coğrafyalarına, bir kısmını da başka ülkelere sürüklemiştir. Son yıllarda akrabalık öyle bir noktaya gelmiştir ki;

Ölenler, yaralananlar, kızını veya oğlunu evlendirenler, trafik kazası geçirenler, rahatsız olup ameliyat olanlar, akrabaları tarafından ihmal edilmektedir. Oysa akrabalık, kan bağı ile kurulan ve genişleyen bir topluluktur.

Bu yönüyle akrabalık, komşuluktan daha ileri görülmelidir. Dinimiz, yardımlaşmanın akrabalardan başlamasını lüzumlu görmüştür. Her akraba, maddi ve manevi yardımlarını kendi akrabalarından başlatarak yapmış olsa, eminim ülkede pek çok sıkıntı bu yolla halledilmiş olurdu.

Tüm sıkıntılara rağmen, akrabalık, arkadaşlık ve komşuluk ilişkilerini diri tutmak zorundayız. Zira çevremizi kuşatan bu güzel topluluklar bizlere her zaman lazımdır ve sosyal dayanışmanın en güçlü unsurlarıdır.

Bunun yanı sıra Komşularımız, dostlarımız, yani ailelerimizden sonra bizlere en yakın olan sosyal çevremizdir.

Ne yazık ki kaybolmaya yüz tutan değerlerimiz olarak yaşıyoruz.

Yıllar, yıllar önce Toplum olarak komşuluğa çok büyük değer verdiğimiz için, şu güzel sözler ve hadisi şerifler toplumumuz tarafından canı gönülden kabul görmüştür:

“Ev alma komşu al”, “Komşu, komşunun külüne muhtaçtır”, “Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir”.

Tüm bu güzel sözler, komşuluk ilişkilerinin aslında sosyal bir dayanışma olduğunu bizlere hatırlatmak için söylenmiş veciz sözlerdir. Bu veciz sözlere itibar etmemiz, komşuluk ilişkilerini her ne olursa olsun canlı tutmamız gerekir.

İnsanların modern evlerde yaşaması elbette çok güzeldir. Buna rağmen apartman sakinlerinin, apartman yaşantısını cezaevi yaşantısına benzetmeleri eskiye olan özlemi yansıtmaktadır. Vefat eden bir apartman sakininin tam bir hafta sonra komşuları tarafından fark edilmesi komşuluk ilişkilerinin zafiyet içerisinde olduğunu göstermektedir. Bu zayıf komşuluk ilişkilerinin tüm ülkede böyle olduğu anlamına gelmese de benzer durumların sıklıkla yaşandığına şahit oluyoruz.

Geçtiğimiz Pazar Torunum Defne’nin Doğum günü vardı 9 yaşına giriyordu, Babası Gökhan kızım Yeşim (Gelinim) Defneye demişler

kızım okul arkadaşlarını çağıralım evimizde kutlayalım istemişler ancak Torunum Defne hayır ben öyle istemiyorum dedemler, Babaannemler, Anneannemler. Dayımlar, teyzemler, halamlar, kuzenlerim vs. derken Geniş bir aile topluluğu çıkmış ortaya bu çekirdek ailede bu akrabalarımıza bir öğlen yemeği vererek akrabaları buluşturmak için o güne bir mekân bularak bizleri de dedikleri saat ve mekânda 25 kişiyi bir araya getirdiler.

Uzun süredir birbirimizi görmediğimiz sadece telefonlarla görüşebildiğimiz akrabalarımızla bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyorduk.

Oka dar çok özlemişiz ki yapılan hararetli özlem dolu sohbetler içinde öğlen yemeğimiz 5 saat kadar sürdü ne zaman bu vakit geçti anlayamadık, herkes ok adar çok mutlu oldular ki bu mutluluğu burada yazı ile izah etmek mümkün değil bu nedenle Topluca hatıra resminde de anlaşılacağı gibi resimle taçlandırdık.

Gönül isterdi ki Ankara dışında ki akrabalarımızda aramızda olsunlar.

Dini Bayramlarda bile 8-10 günlük Tatiller dolaysıyla bir arada bulunamayan, muhabbetler yapamayan bizleri bir araya getiren bu güzel sürprizi hazırlayan evlatlarımızdan ALLAH Razı olsun.

Böylesine unutulmaz sürprizlerle mutluluk fotoğrafların da olmamız dileklerimle

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Çankırılı Şair- Yazar Necati ÜLKER

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum