Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

UMUTSUZ OLMAZ

UMUTSUZ OLMAZ

 

Umut etmenin önemi, psikoloji biliminin dışında, kültürümüzdeki ifadelerden de anlaşılıyor.

“Gün doğmadan neler doğar” ne kadar harika bir söz.

İyi bir şey olacağı beklentisi çok yüksek. “Sabah ola, hayrola, Çıkmadık candan, ümit kesilmez” hayat devam ettikçe bir yol bulunur diyor yani.

“Umut fakirin ekmeğidir” derler. Çok önemli ve güçlü bir ifadedir. Kültürümüzde umut aşılayan sözlerimiz çok fazladır. Pek çok şiir, türkü ve şarkılar var umut üzerine.

Yani umut olmadığında, bir nevi hayatının devamını sağlamak oldukça zor. Umut varsa hayat vardır ve hayat varsa mutlaka orada umut da vardır diyoruz.

Dostoyevski, “İnsana özgü bir yeteneksizliktir yaşayamamak. Yoksa hangi balık boğmuş kendini, hangi serçe atlamış camdan?” diyor.

Bizim de kâinata bakmamız gerekiyor. Hayvanların, bitkilerin o azimleri, hayat için mücadeleleri insanlara umut vermeli. İnsanın iyimserliğini, umudunu artırabilecek örnekler olarak değerlendirilmeli.

Hep umut ederiz. Herkes umut eder. Umut herkesin karşı koyma, dayanma kalkanıdır; bir gün gelir belki elde ederim diye düşündüklerine karşı...

Bir gün gelip, yıllardır iştiyakıyla yandığımız makama, mevkie erişeceğimizi; mala, mülke kavuşacağımızı…

Bir gün gelip acılarımızın biteceğini... Bir gün gelip hicranıyla yandıklarımıza kavuşacağımızı... Bir gün gelip maddi sıkıntılarımızın sona ereceğini... Bir gün gelip en güzel besteyi yapacağımızı... Bir gün gelip en güzel kitabı yazacağımızı... Bir gün gelip en güzel şiiri yazacağımızı... Bir gün gelip sevileceğimizi... Bir gün gelip seveceğimizi... Bir gün gelip dünyayı keşfe çıkacağımızı... Çocukların büyüyeceğini, iş sahibi olacaklarını, evleneceklerini, torunlarımızı kucağımıza alacağımızı... Umut eder dururuz bir hayat boyu…

Umut etmek ve umudunu kaybetmemek insanı insan yapan en önemli özelliklerden biri.

Umudumuz olmazsa yaşama amacımızı da kaybediyoruz.

Her yıl sonu yaklaştığında geçmiş yılda yaptıklarımızı ve yapamadıklarımızı ortaya koyuyor ve bir sonraki yıl yeni istek ve arzularımızı gerçekleştirmemizi sağlayacak gücü umut ederek yakalıyoruz.

 

Neden bazı insanlar geleceğe karşı büyük umutlar beslerken bazılarının gelecekle ilgili beklentileri daha karamsar oluyor?

Pozitif düşünmek ve umut etmek doğuştan gelen bir özellik mi? Yoksa belli bir çaba ile sonradan geliştirilebilir mi? Bu soruların cevaplarını vermekte bazen zorlanıyorum.

Tam da bu konuları araştırırken ilginç bir deneyi okuma şansım oldu ve umuda karşı bakışım neredeyse tamamıyla değişti.

Ne güzel anlatmış Goethe; “Paranı yitirdin, hiçbir şey yitirmedin,;

Çalışır kazanırsın.

Onurunu yitirdin, çok şey yitirdin ama onuda çalışıp kazanabilirsin.

Fakat umudunu yitirirsen hayattaki her şeyini yitirirsin”.

Umutlu olmak kadar umudu korumakta önemlidir ve umudu korumanın umut duymaktan daha zor olduğu anlarda vardır.

Hayatımızda hele, hele umut kırıcılar çoğunluktaysa çevremizde.

Unutmayın! en umutsuz zamanlarda bile umut öten bir kuştur!..

Cesaret olmadan gelecek de olmaz, Bir şeyleri ertelemeye devam edemezsiniz, Mücadele halindeyken bulacağınız umut ışığı size krizlerin bekleyebileceğini fakat hayatın beklemediğini gösterir.

En zor anlarınızda bile umutlarınızı yitirmeyin!...

Umut ederek yaşayın, umutsuz olmaz.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum