Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

UMUDUMU YİTİRMEYECEĞİM

UMUDUMU YİTİRMEYECEĞİM

Son günlerde yazı yazmak üzere oturduğumda elim tuşlara gitmiyor, çünkü sıraladığım sözcüklerin hükümsüz kalışı umut tarlamı kuruttu…

Bu gün karamsarlığa düşmeyeceğim karamsar bir şeyler yazmak istemiyorum, Allah’a çok şükür bugün dünden daha iyiyim.

Bugün strese girmeyeceğim, gülümseyeceğim.

Vatan ve Ay-yıldızlı Şanlı Türk bayrağının dalgalanması için, daha çok öğrenip, üretim yapacağım, Bugünü boşa savurmayacağım, daha çok okuyup araştırıp öğreneceğim.

Evet kendi kendime söz verdim ve de başaracağıma inanıyorum.

Bugün dua almak için, insanlara imkânlarım kadar iyilik yapacağım, Bugün insanları ve doğayı severek yaşayacağım.

Bugün kimsenin kalbini kırmayacağım ve hoşgörümü göstereceğim

Bugün aksaklık ve tembelliğe paydos!…

Bugün akraba, dost ve arkadaşlarımı hatırlayıp onları arayacağım.

Umudumu yitirmeyeceğim.

Ne zaman karamsarlık dehlizlerine düşsem, “Hani tanımlayamadığınız bir şeyler kabarır yüreğinizde, dağların ardında fısıltıdır oynak havalar, kopup gidersiniz kalabalıktan yitersiniz dehlizlerinde karanlığın ne kadar çırpınsanız boş boğulur içinizde çığlıklarınız...

Düşmeye görsün bir kez içe, ömür törpüsü hüznün gölgesi ne ana, ne baba, ne kardeş, ne dost, ne de yar, kişi yalnızlığını kendisi yaşar...”

Yolunda dizeler dolanır dilime, günler boyu mırıldanırım… Dünyanın dört bir tarafında acımasızca tetiklenen savaşlar, acımasızca camilerde onlarca insanı katledenler, birbiri ardına yaşanan doğal afetler, acı, açlık gözyaşı…

Tüm insanlığın yüzünü güldürecek barış dolu güzel günler masallardaki Kafdağı kadar uzak ve erişilmez…

Bizlerse hayallerle avunup ninnilerle uyuyan garip çocuklar… Çektiğimiz acılar aymazlığımız sonucu oluşan kaderimiz…

Yaşam çelişkiler yumağı; mutluluk, bir çocuğun gülüşü, gülün rengi, yaseminin kokusunda; bu güzellikleri budayan bencilliğin salladığı tırpan hemen yanı başında savaş, acı, açlık gibi çirkinliklerle somut. Yüreğimde tanımı güç bir sızı, zihnimde.

Yanıtını bilmeme karşın düşünmekten kendimi alamadığım sorular…

İnsanlar ellerinde olmadan geldikleri dünyada neden bunca güçlükle karşılaşıp doğduklarına pişman olurlar?

Acıyı yaratan da, çeken de insan! Acı çektirenler, bir an için kendilerini acı çektirdikleri kimselerin yerine koyup düşünseler, iyi ve güzele yönelmezler mi?

İçimde koca bir boşluk… Dedim ya yazıp çizmek anlamsızlaşıyor, güçlükle toparladığım birkaç tümceyi geri siliyorum.

Çünkü farklı sözcüklerle de olsa dile getirdiğim konular hep aynı! İç karartıcı, karamsarlık yüklü düşünceler sökün ediyor belleğimden…

Güzel şeylerden bahsetmek istiyorum, ancak somut gerçekler

“Hani nerde güzellik ?” diye dile gelip tokat gibi şaklıyor suratıma! Yaşamın her alanında yalan dolan almış başını gidiyor. İnsanlar samimiyetsiz, yüzlerinde eğreti maskeler...

Çoğunluk küçük hesaplar peşinde. İçi dışı bir olan insan tipi ölümcül hastaya ilaç niyetine aranır oldu!

Bu koşullarda yaşam boyu gizli kapaklı iş tutmayan birisi olarak,

Allah’a çok şükür bugün dünden daha iyiyim, Bugün strese girmeyeceğim, gülümseyeceğim bu düşüncelerimle, Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum