Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

TERMALİN KEYFİNİ SÜRMEYE GELDİK

TERMALİN KEYFİNİ SÜRMEYE GELDİK

GAZLIGÖLE ŞİFA BULMAYA GELDİK

Türkiye'de ''termal" denilince akla ilk gelen merkezlerden Afyonkarahisar, beş yıldızlı otelleri, yenilenen tesisleri, çamur banyoları, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleriyle şifa arayanların vazgeçilmez adresi oluyor.

"Kaplıca ve sağlık turizmi" denilince ilk akla gelen illerden Afyonkarahisar, sahip olduğu potansiyelle her yıl yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor.

Termal sularımız, insan sağlığını olumlu yönde etkileyen bir terapi imkanı sunuyor. Fiziksel ve ruhsal açıdan yüksek oranda iyileştirici, arındırıcı ve tedavi edici özellikler taşıyor. Cilt hastalıkları, akciğer, karaciğer, romatizma gibi birçok rahatsızlığı tedavi edici etkisi bulunduğu ve 5 bin yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen kaplıcalarımız şifa dağıtırken, huzurlu bir tatilin de kapılarını sizlere açıyor...

Efsaneye göre, Kral Midas her şeye sahip olmasına rağmen hiç çocuğu olmayan bir kralmış kral bu duruma çok üzüldüğünden gece gündüz Allah’a yalvarıp yakarırmış bir çocuğu olması için. Nihayet Kral Midas’ın dünyalar güzeli bir kızı olmuş Kralın kızı Suna, Genç kızlığa adım attığı yıllarda illet bir hastalığa yakalanmış.

Bu Güzel Kızın vücudunda çıbanlar çıkmış. Bu sulu Çıbanları hiç bir hekim iyileştirememiş. Ağrısına, sızısına ve bir türlü iyileşmeyen bu yaraların üzüntüsüne dayanamayan güzel kız Suna; yollara düşmüş.

Dağ Tepe Demeden gezip dolaşır olmuş. Kral Midas kızını kollamaları için peşinden gözcü yollamış. Kralın güzel kızı Afyonkarahisar toprakları içindeki Gazlı göl mevki yakınlarına kadar gelmiş.

Tam yaz aylarında olduğu için Suna çok susamış.

Biraz su içmek için su aramış. Gazlıgöl kaplıcasının bulunduğu yerlerde Yeşilliklerle çevrili bir su görmüş. Susuzluktan kavrulan kızcağız, çevresindeki bataklığa aldırmadan suya koşmuş.

Eğilerek o çamurlu sudan kana kana içmiş. Birde bakmış suyun deydiği yerlerde bir tatlı Gıcıklanma, bir sancı kesilmesi , bir huzur oluşmuş. Güzel kız atmış kendisini çamurlu suyun içerisine ağrıları yavaşlamış.

Sudan çıkıp günlerdir uykusuz ve yorgun olduğundan uzanıvermiş oraya ve derin bir uykuya dalmış. Suna uyandığında ağrılarının kalmadığını, çıbanlarının kurumaya başladığını görmüş.

O suyun yanında bir hafta kalmış. Bir hafta Sonra çıbanları yaraları tamamen geçmiş. Eski güzelliğine Kavuştuğunu gören güzel Suna sevincinden deliye dönmüş. İleride onu gözleyen gözcüler , kızın iyileştiğini anlayınca yanına gelmişler . Suna başına gelenleri anlatmış ve saraya dönmüşler. Kızını merak edip gece gündüz yas tutan Kral Midas, kızının bu iyileşmiş halini görünce çok sevinmiş ve kızana “Seni hangi hekim iyileştirdi?” kızım söyle Hekim başı yapayım demiş.

Suna’da beni hekim değil, ülkeden çıkan sıcak bir su iyileştirdi Baba diyerek cevap vermiş. Bunun Üzerine Kral “Tez oraya bir hamam yapılsın gelen geçen dertlilere derman dağıtır” diye ferman vermiş.

Bu Kaplıcanın Frigyalılar zamanından buyana kullanıldığı sanılmaktadır.

İşte bizlerde bacanağım Orhan baldızım Hülya ve komşum Ekrem ve eşi Hatice Demirsoy’la üç aile Gazlıgöle şifa bulmaya geldik Dinlenerek Ankara’ya dönüyoruz.

Şu bir gerçek ki ülkemiz adeta bir cennet her yer nimetlerle dolu ve kıymetini bilerek ALLAH’A şükretmemiz Gerek.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum