Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

TEK KİŞİ AYNADAKİ YÜZÜNDÜR

TEK KİŞİ AYNADAKİ YÜZÜNDÜR

"Ben herkesi kendim gibi sandığım için kaybediyorum" çok sık duyduğumuz bir cümledir ve ne yazık ki bir o kadar da gerçektir.

İçinizdeki güzelliklerin, iyi düşüncelerin her insanda var olduğunu sanıp, herkese iyi davranırsınız fakat o iyilikler size çoğu zaman hayal kırıklığı olarak geri döner.

Herkesin farkında olmadan da olsa kaçınılmaz olarak yaptığı eylemdir.

İnsan kendisinden başka kimseyi tam olarak tanıyamayacağı ve anlayamayacağı için mecburiyetten, küçücük ve zavallılığından herkese sadece kendi penceresinden bakabilir.

Empati güzel ve özel bir şey olmakla birlikte yine kişinin kendi tecrübeleri, duyuları ve iyi niyetiyle sinirlidir, başkasının içinden görebilmeye, başkası olabilmeye kadar gidemez.

Bu yüzden herkesin duygusu, durumu kendinedir, kelimelerin de dilin de anlamının yittiği sıkça görülür.

Hırsız, çevresindekilerin de hırsız olmasını ister ki, böylece kendisi meşrulaşmış olur.

Kitap okuyan insan da çevresin­dekilerin öyle olmasını ister; televiz­yon seyreden veya sürekli atıştıran da aynı şekilde yanındakilerin öyle olmasını ister. İptidai ve genel insan psikolojisinden bahsediyoruz.

Her ne kadar lisanken aksi söylen­se bile, hâl diliyle herkes karşı tara­fa kendini, kendi hayat tarzını daya­tır. Bunun adına ister “mahalle bas­kısı” deyin, ister “sosyal çevre bas­kısı” deyin, bu böyledir.

“Komşuda var, bizde niye yok?”, “komşunun çocuğu şöyle veya böyle” vb. türün­den serzenişler de psikolojik baskı olup, başka bir yönden ispatıdır ve bu hâlin aileler içinde gerginliklere yol açtığı da malumdur.

Bunun adine ne dersen de... bir daha kimseye güvenmeyecğim dersen de yine herkese güvenmeye devam edersin. Yasadıkların herkesin ayni karaktere sahip olduğunu öğrenmeni sağlaması gerektiği halde sende benim gibi yok o öyle diye buda böyle ne olacak değil deyip yine ayni davranacaksın herkesi kendin gibi görmeye devam edeceksin.

Ama inan bir insan çıkar sana sen önceden böyle değildin derse anla ki artık olmuşsun basar mışsin.

Çünkü insanlar artık kullanamayacakları insanlara sen değiştin der.

Mevlana Celaleddin Rumi Derki; Büyük Allah'tan bizler niye terbiye isteriz? Çünkü terbiyesizler, Allah'ın lütfundan mahrumdurlar. Terbiyesiz, yalnız kendine kötülük etmez, bütün utanç ve erdem ufuklarını ateşler.

Mutlu olmak için, hayatta kimseyi kendin gibi görme. Çünkü sen gibi olan tek kişi, aynadaki yüzündür.

Hiç bir şeye aldırmıyor, hiç bir şeyi umurunuza takmıyor, haklı kim, haksız kim, hatalı kim, hatayı kim yaptı demiyorsanız, yastığa başınızı koyduğunuzda hiç bir şeyi düşünmeden yastığı görür görmez uyuyabiliyorsanız, ayna ne yapsın size?

Nasip eden nasip etmişse, o nasip edeceği ana kadar o kulunu bir çok olayla zaten o ana hazırlar.

Gecenin takdir edilen zamanında ve tam anında, pişmanlıkla savrulan o insana kendi yüzünü gösterildiğinde, o kul tövbeler etmiş, gözyaşlarıyla ellerini semaya açmıştır.

Hz. Pir, bu konuda “Kendi yüzünü görmek herkese nasip olmaz!” diyor.

Rabbimiz hepimize kendi yüzlerimizi görmeyi nasip etsin inşallah!

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum