Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

TEK BİR HAYATIMIZ VAR

TEK BİR HAYATIMIZ VAR

Yaşanmışlıklar üzerine kurgulanmış, kaleme alınmış ve paylaşılmış olan hikâye seçeneklerinin en popüler olanları hiç şüphesiz ki, gerçek hikâyelerdir.

Oldum olası yaşanmış gerçek hikâyelerden hep etkilenmiş ve hayatımın akışı içinde çok dersler almışımdır.

Herhangi bir dönemde herhangi bir şahıs ya da bir topluluk tarafından yaşanmış olan bir olayın, eğitici ve öğretici nitelikte kaleme alınması ve yeni nesil ile paylaşılması amacı ile “yaşanmış hikâyeleri zaman, zaman sizlerle paylaşmak istiyorum inşallah”.

Bu gerçek hikâye paylaşımlarının çocuklara aktarılması konusunda siz okur ve çocuklarınıza okuma alışkanlığını, araştırma alışkanlığını kazandırabilirsiniz.

İşte size yaşanmış gerçek bir hikâye;

“Tek Bir Hayatınız Var…”

Hayata enteresan ve mücadeleci bakışıyla ve yazdığı komik köşe yazılarıyla ünlü, Amerikalı değerli bir köşe yazarı ve mizahçı olan Erma Bombeck’in kanser hastalığı nedeni ile 22 Nisan 1996’da yaşamı sona ermiştir.

Vefatından kısa bir süre önce kaleme almış olduğu son yazısında, hayatı boyunca umudunu kaybetmeyen bir kadının son cümleleri bile pişmanlık doluydu.

Kendi hayatınızdan çok fazla şey bulabileceğiniz, ders niteliğindeki duygu ve düşüncelerini bu yazısında şöyle aktarmıştır.

Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;

Hastayken yatağa girer dinlenirdim, Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..

Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım, Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..

Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim.

Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer. Yerler leke olacak diye korkmazdım, Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım, Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.

Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim, Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum.

TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim, Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım..

 

Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim, Bu o kadar nadir bir olay ki, Mucize gibi bir şey..

Çocuklarım beni öpmek istediklerinde, asla “Önce git ellerini yüzünü yıka” demezdim.. Onlara daha çok “seni seviyorum”, ondan da daha çok “özür dilerim” derdim.

Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu, Dikkatle bak.. Gerçekten gör, Yaşa, Vazgeçme.

Küçük şeyler için şikâyet etmekten vazgeç, Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi.

Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım, Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için şükredin.

Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor, Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz, sağlıklı yarınlarınız olsun.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum