Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

SEVGİNİN TEMELİNDE YÂRAN VAR

SEVGİNİN TEMELİNDE YÂRAN VAR

Dünyayı güllerle, geleceği çiçeklerle, tüm canlıları sevgiyle! Herkese tatlı dil, Güleryüz göstersek! Çaresizliğe meydan okusak, güzel olmaz mı? Hayatımızı böyle sürdürsek!

Yaşantım boyunca tüm insanlara hatta tüm canlılara sevgiyle yaklaştım, basit konularla mutlu oldum, mutlu etmeye çalıştım yazmış olduğum şiirlerimde ve yazılarında sevgiyi işledim.

Sevgide öfke, kavgaya, yer yok, Osmanlı da bile Yâranlara ahilere sevgi kapısının sonuna kadar açık olması ana prensip olarak görülmektedir.

Sevgi insanlarda ki maddi, manevi stresi en aza indiren bir unsurdur, sevgide hoş görü ile mutluluk paraleldir.

Sevginin açamayacağı kalp açamayacağı kapı hemen, hemen yoktur, iki üç aylık bir bebeği düşünün, onu severek okşayarak hoplatarak, kucağımıza aldığımızda bize gülücükler verir, kahkahalar atar sevildiğini içgüdü sel olarak anlayan bebek böyle tepki verir, işte sevginin temeli budur, oysa bebek ne dünyadan nede yaşamdan haberdardır.

Bir başka örnek ise vahşi ormanlarda yırtıcı hayvanlarda görülmektedir, bir aslan annenin yavrusuna olan sevgisini, onu koruma altına almasını düşünün ağzı ile yavrusunu incitmeden bir yerden bir yere taşıyor etrafını çakal sürüleri çevirmiş olduğunda bile, yavrusunu koruma içgüdüsü ile canını bile feda edebilmektedir.

Anlaşılıyor ki vahşi hayvanlar içgüdüleri ile yavrularını seviyor, besliyor ve koruyor,

Sevgi üzerine yazılmış birçok eserler vardır, tıptaki sevgide

Ülkemizin gururu, Amerika’da yaşayan dünyaca ünlü göğüs ve kalp damar cerrahi, prf. Dr. Mehmet ÖZ Posta gazetesinde gazeteci yazar Savaş AY ile yaptığı söyleşide sevgi hakkında şunları söylemiş;

İnsan birini severse, işini severse, hayatı severse, kalbide onu anlar ve ona göre çarpar, ortada seveceğiniz bir iş bir eş, bir uğraş yoksa kalp niye çarpsın ki? Kendisini lüzumsuz ve faydasız görmeye başlar sonrada bana gerek yok, durayım bari der durur işte bir tıp adamının görüşleri,

Bende 2003 yılında “SEVGİ KAPISI” İsimli şiirimi yazmıştım, ilk kıtasını sizlerle paylaşayım istedim.

Çıksın acı yaşantılar hayatımızdan/Girsin insanlar sevgi kapımızdan/Bıktım karamsar şiirler yazmaktan/Kurudu gözyaşlarım hep ağlamaktan/Mutlu olalım insanlara sarılmaktan.

Her başarıda sevgi, her mutlulukta sevgi, her acıda bile sevgi vardır, sevgi insanların acılarını paylaşmaktadır, sevgisiz insan kurumuş ağaç gibidir, sevgi ruhun gıdası değişmez yaşam biçimidir.

Ruh sevgiyle gelişir filizlenir büyür sevgiyle yaşar yaşatır, o halde birbirimizi sevelim, hele hele yeni nesil gençlerde ki olumsuz kavgalı, bıçaklı hareketleri aileleri üzmekte, insanları sevgiden uzaklaştırıp nemelazımcılığa sürüklemektedir..

Bu nahoş görüntüleri yaşananları sevgiyle besleyip eğitelim işte bunun için gecikerek de olsa, ilk adım olarak benimseyip, içerisin de tüm sevgileri barındıran, birleştirici kaynaştırıcı, dürüstlük ve hoşgörü gibi unsurları taşıyan,

“YÂRAN KÜLTÜRÜ OKULUNU AÇALIM” Gençlerimize sevgiyi, hoşgörüyü, saygıyı, terbiyesiyle Yâran kültürünü aslına uygun yaşatalım.

Allah’tan dileğim sofranızdan bereket çevrenizden sevdikleriniz gönlünüzden sevgi eksik olmasın.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum