Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

SESSİZCE AĞLARDI

SESSİZCE AĞLARDI

 

Bugün, eski günlerden söz edeceğim sizlere. Hani nerde o eski bayramlar derdik ya, aynen öyle, nerde eski günler. İnsanın eski günler veya bayramlar diye aradığı, aslında o günlerdeki gönül temizliğidir. Yoksa gün aynı gün, bayram aynı bayram? Ama biz aynı insan değiliz.

Çocukluğumuzdaki gibi masum ve günahsız değiliz. Hayattan beklentilerimiz ve hesaplarımız büyük değildi.

Büyüdük, hırslarımız büyüdü. Fakat ruhlarımız aynı oranda büyümeyip güdük kaldı.

Beslemedik ki büyüsün, Hal böyle olunca da günü, bayramları suçluyoruz. Madde çengelinden kurtulduğumuz an, çocuklaşır yine saflaşırız. Tövbelerimizle belki günahsız’laşırız.

Ara ara çocukluğumuza inelim derim. İçimizdeki çocuğu büyütelim, basit şeylerden mutlu olmak neymiş, tekrar hatırlayalım.

Yani eskiyi getirmek mümkün olmasa da, bizim eskiye gitmemiz mümkün. Dışarıda oyunlar oynar, acıkınca eve gelirdik. Ne döner ekmek isterdik, ne köfte ekmek. Annemizin, ekmek arasına koyduğu peynirin yanına bir domates bulduk mu, değmeyin keyfimize.

İspirtoyla çalışan gaz ocakları vardı. Çalışınca ses çıkarırdı. Eğer gaz ocağı çalışıyorsa, anlardık eve misafir gelmiş veya çay demleniyor. Hemen gelip kurulurduk başköşeye. Misafire ikram bahanesiyle, döner dolaşır, ne eder eder, muhabbet sofrasına ortak olurduk.

Bir saygı, sevgi ve hürmet vardı, büyüklere karşı. Küçüklerde o biçimdi bir sevgi. Dışarıda kavga etsek, dövsek de, dövülsek de evde huzurumuz vardı ve mutluyduk, Öyle şimdiki gibi "benim çocuğa, senin çocuk karışmış" diye, ev basan kazmalar yoktu.

Rahmetli Babaannem mahallenin makineci ninesiydi kol makinasıyla dikiş dikerdi ağzı çok dualı bir insandı herkese duacı olurdu ben de şua ona dualar yolluyorum mekanı cennet olsun inşallah.

Şimdi bakıyorum da, çok yerde evlatlar annelerine bir bardak su vermeyi, iş olarak görüyorlar. Rahmetlinin bir Hz. Yusuf kıssasını anlatması vardı. Dinlemekten bıkmazsınız. Birde namaz sonrası duası: Allah'ım Yusuf'u kuyudan çıkaran sensin. Bizleri de bilinir, bilinmez kuyulardan sen çıkar Allah'ım.

Fakat her seferinde sessizce ağlardı, bu duaları yaparken. Başkasının başına bir iş gelse, o ağlardı. Ya işte böyle dostlar. Bugün dertlendim, bende Rahmetli Babaanneme çekmişim çok duygusal bir

insanım hemen her acıklı olay duysam gözyaşlarıma hâkim olamam elimde değil.

Eskilere gittim, Sizde gidin, çok faydalı oluyor, Gerçekten sıkıntı, strese birebirdir.

Son olarak Fuzuli’den güzel bir sözle tamamlayalım. ”Boş yere canı yanmaz insanın, ya bir eksiklik vardır geleceğe dair ya da bir fazlalık vardır geçmişten gelen”.

Rabbim geçmişiyle pişmanlık duyan kullarından eylemesin.

Hoşça kalın Dostça kalın gönlünüz inançla dolsun ama gönül kapınız hep açık kalsın.

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum