Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ŞAİRLERİN ANALİZİ

ŞAİRLERİN ANALİZİ

Şairler, hayal dünyalarında yıkılmaz kaleler kuran, azgın nehirlere set çeken, denizden ummanlara bir anda yüzen, havada kanatlanıp kıtalara uçan ve yenilmez gönül orduları vücuda getirip olağanüstü zaferlere imza atan söz ustalarıdır.

Bazen dünyanın gidişine yön veren bir siyasi deha, bazen mecnuna rahmet okutacak aşk köleleridir şairler.

Bu sebepledir ki nice devlet adamları en zor dönemlerinde şiire sığınmış ve şiirsel coşkularla toplumlarını ayağa kaldırmaya çalışmışlardır.

Bir başka açıdan bakacak olursak şairler; çaresizlerin, aşkta hüsran yaşayanların mısralarına, tutunarak hayattan kopmamaya çalışanların başvuru kaynaklarıdır.

Şairler, görünürde çok kolay söylenebilecek bir şeyi desen desen süsleyerek, ilmek ilmek örerek, daha etkileyici ve daha akılda kalıcı ifadelerle söylerler.

Tek başına bir anlam ifade etmeyen kelimeleri kol kola takarak onlara olağanüstü anlamlar yükleyen söz işçisidir Şairler.

Şairler günlük yaşamda genellikle anlaşılması zor insanlardır.

Mevsimleri birkaç saatte yaşar ve yaşatabilirler, etrafında ki dostlarına.

Bir bakıma çok renkli kişileridir ama bir bakıma da dünyanın en ketum, en sessiz ve içe kapanık insanı olabilirler.

Bunun sebebi de şiirsel anlatımı tercih etmeleri ve konuşulanlara derhal yanıt verme yerine, kafalarında ona karşı mısralar oluşturma çabası içinde olmalarıdır.

Yani güneş gibi aydınlık görünüşleri bir anda kapalı bir havaya dönüşebilir.

Hatta sağanak yağmura, fırtınaya, şahit olunabilir şairlerin davranışlarında.

Şairler, kendisiyle boğuşan, didişen ve kendisini her zaman yargılayan, hassas ve kırılgan insanlardır.

Sevgide ne kadar sabırlı ve fedakârlarsa, söz sanatı konusunda tahammülsüz, eleştiriye kapalı, hatta dostlukları bitirecek kadar inatçıdırlar.

Müteşairleri saymazsak, sevilesi çocuklar gibidir şairler.

İncitilse bile incitmekten çekinen, bütün yaratılmışları ince kristal bir vazoyu sakınırcasına sakınan halleri vardır.

Kindar değillerdir ama küskünlükleri uzun ve geri adım atmaya meyilli değildir.

Zor küser, zor barışırlar demekte mümkündür onlar için. bunun sebebi ise hassas duyguların ortaya çıkardığı, haksızlığa uğramış insan psikolojisidir.

Her biri ayrı şeyleri yazıyormuş gibi görünse de genelde insana dairdir yazılanlar.

Aşka, hüsrana, nadirde olsa vuslata dairdir yazdıkları.

Hemen hemen hepsi insancıl, tabiata âşık, savaştan medet ummayan, sevgiyi her kapının anahtarı olarak gören bir yaradılışa sahiptirler.

Şairlere emek penceresinden bakarsak beklide dünyanın en çalışkan işçileri olduğu kanaatine varırız.

Çünkü ömürlerinin her anını şiire adamaktan, sürekli şiir kurgulamaktan normal insanlar gibi yaşamak fırsatını kaçırırlar.

Bu nedenle; “Şairdir, ne yapsa yeridir.” Demek belki çok uygun düşmez ama “Şairdir; sabrı, Tahammülü, hoşgörüyü ve gönülden alkışı hak etmiştir.” Demek gerekir.

Geçek şairlere, ayrımcılık yapmayan kalem erbaplarına gönül dolusu, kucak dolusu alkışlarla…

Değerli Dostum Şair Yazar Murat DUMAN Bana bir adet imzalayıp verdiği

“Vahdet Çeşmesinden UMMANA” Kitabından,

Şairler için Yazdığı bir bölümü siz okurlarımla alıntı yaparak Paylaşmak istedim.

Adı geçen kitabın bir başka bölümünde ŞAİR; Başı yere eğik başak misali olmalıdır. Çünkü başı yere eğik olan başaklar, daneleri bakımından çok zengindir.

Başı dik olan başakların daneleri ise oldukça azdır.

Onun için bütün şairler haddini aşmamalı ve Yaradan’a daima şükreden olmalıdır.

Bir başka notla yazıma son vermek isterim “Şiiri küçümseyenler küçük kalmaya mahkumdur!…

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum