Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

RAMAZAN BAYRAMININ ÖNCESİ SONRASI

RAMAZAN BAYRAMININ ÖNCESİ SONRASI

Bayram mesajı diye bir kavram yoktu; hele akıllı telefonlarla kameralı görüşme yapma fikri hiç yoktu. Eskiden el öpmek, bayramlaşmanın tek yoluydu.

Eskiden Bayramlarda ziyaret edilen yaşlılar onları ziyarete geleceğini bildikleri çocuklar için, önceden en özel mendillere harçlık hazırlardı.

Gençler harçlık vereceği bilinen akrabalara gitmek için can atılırdı.

Sadece akrabalar değil komşuları da ziyarete gidilirdi Mahalle büyüklerinin kapısı çalınır teker teker eller öpülür, şeker toplanırdı, o şekerleri harçlıkları aldıklarında çocukların gözlerinde bir mutluluk olurdu.

Bayramlar tatil değildi; tatile gitmek yerine büyükleri ziyarete gidilirdi.

Sabah erkenden kalkılır, erkekler yaşlı genç torunlar abdestlerini heyecan içinde alır Bayram namazına giderlerdi sonrasında bayramlıklar giyilir; ardından ailece kahvaltıya oturulurdu, bayram gibi bayram olurdu.

Eskiden her şeyin, bir çift ayakkabının bile kıymeti vardı; yeni alınmış bayramlıklar başucunda beklerdi.

Büyük küçük demenden herkes yeni kıyafetle bayramı karşılardı. Bu kıyafetleri almak da öyle kolay değildi; almak da giymek de fazlasıyla kıymetliydi.

Bayramda ekmek çıkmaz; fırınlar çalışmazdı. Tek bir Bayram gazetesi çıktığından, gazeteciler de bayram tatili yapardı.

Büyükler evlerinde misafir bekler, küçükler ziyaret için neşe içinde gezerdi.

Mahalle bakkalından çikolata, kolonya, ya da esans doldurulurdu.

Eskiden bayramların bir manası, özelliği vardı; arefeden önce bayram hazırlıkları başlardı. Arife ilkindi namazından sonra Mezarlıklar ziyaret edilir göçmüşlerimize Yüce kitabımız kur-an okunur dualar yapılırdı.

Konu komşu bir araya gelip yardımlaşır; temizlik, bayram tatlısı ve diğer ikramlıkları hep birlikte hazırlardı.

Dini bayramlarımız önceden genelde ziyaretlerle, el öpmelerle kutlanırdı. Aileler bir araya gelirdi, uzaktakilere kartlar yazılırdı.

Şimdi ise yine ziyaretlerle, el öpmelerle kutlanmakta. Teknoloji sayesinde ise kartlar yerine artık görüntülü görüşmeler ile binlerce kilometre uzağımızdaki insanlar sanki yanımızdaymış gibi kutlama şansımız var.

Kültür nesilden nesle aktarılır ancak kültür nesilden nesle aktarılsa da kültür sürekli değişir. Çünkü kültürü devralan her nesil kültür üzerinde yenilikler yapar ve böylece kültürde değişmeler meydana gelir.

Bu değişim kültürün üzerine birçok yeniliğin katılmasıyla ve bazı hususların kültürden çıkarılmasıyla meydana gelir, İlerleyen teknoloji ve değişen toplum yapısıyla geleneksel bayram kültürü de farklı bir boyut kazanmış durumda.

Eskiden bayramdı, şimdi sadece tatil; belki de bu yüzden doğuyor, Siz de ah çekip eski geleneksel bayramları benim gibi arayanlardan mısınız?

24.05.2020 Bu gün ramazan bayramının ilk günü bu defada bu güzel Bayramımıza Korana virüs damgasını vurdu.

ALLAH bilir bu illet virüs kaç yüz yılda bir yaşanır bilemeyiz,.

2 Ayı aşkındır evde kal çağrılarına uyarak 65 yaş üstü evlerdeyiz, son 3 hafta ise hafta sonları yani Pazar günleri şu saatler aralığında dışarı çıkma serbestliğinden yararlanarak bu bayramın ilk günüde çıktık şükür.

70 yaşındayım ömrümde böyle bir bayram yaşamadım, 10 Mart tarihinden beri ve ramazan ayı boyunca okullar kapalı, camiler kapalı idi Teravi namazlarını kılamadık.

Namazlarımızı evimizde kılıyoruz, cumaları bile kılamıyoruz, Yani diyeceğim o dur ki Bayram Namazsız TEK birsiz, Evlatsız, Torun’uz, Komşu’suz, Dostsuz, Telaşesiz, Buruk bir Ramazan Bayramındayız, İnşallah biz müminlere bu bir ders olur.

Bu arada korana virüsten hayatını kaybedenlere ve tüm ecdadımıza ALLAH Rahmet eylesin Mekânları cennet olsun acılı ailelere de sabırlar diliyorum.

Gelecek bayramlarda birlik beraberlik huzur ve barış içinde geçirmemiz düşüncesiyle Bayramınızı yürekten kutluyor Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpüyorum.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum