Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

RAMAZAN BAYRAMININ ARDINDAN

RAMAZAN BAYRAMININ ARDINDAN

Ramazân-ı Şerîfin rahmet, mağfiret ve bereketle geçen günlerinin ardından Ramazan Bayramı ’na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz, Rabbimize sonsuz hamd ü senâlar olsun.

Bu bayramın ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini Yüce Rabbimizden niyaz ediyoruz. Bayramınız mübarek olsun.

Kur’an-ı Kerim’in nazil olmaya başladığı bu mübarek ayda; sahur, iftar, mukabele ve teravih ile bu mübarek ayı en güzel şekliyle geçirmeye çalıştık.

Oruç, bedeni açlık üzerine kurulu bu ibadet, bedendeki etkisinin tam tersine olarak ruhu doyuruyor.

Beden acıktıkça ruh doyuyor, beden doydukça ruh acıkıyor. Ramazan, ruhun sofrasının kurulduğu bir mübarek mevsim oluyor böylece.

Ramazan’da ise, şeytanların bağlanması örneğinde olduğu gibi, oruç da, aç kalmak da kolaylaşıyor, zahmetsizleşiyor.

Dolayısıyla, sair zamanlarda zor olan ruhu doyurmak, Ramazan’da kolay ve rahmetli bir işleme dönüşüyor.

İslam’ın beş şartı içinde yer alan namaz, oruç hac ve zekât başta olmak üzere Allah’ın bütün emir ve yasaklarının sonsuz hikmetleri bulunmaktadır.

Bireyin ve toplumun hem maddi hem de manevi yönden sıhhat ve istikamet bulmasını sağlayan bu ibadetler ihlasla yapıldığında, insanı aşama, aşama inşa ve imar etmektedir.

Bu ibadetler arasında orucun ayrı ve özel bir yeri bulunmaktadır.

Bir hadis-i kutside bu hakikat şöyle ifade edilmiştir: “Âdemoğlunun her ameli kendinindir. Yalnız oruç müstesna.

Çünkü o benimdir. Onun mükâfatını verecek olan benim.” (Buhari, Savm, 2)

Efendimiz Ramazan’a hazırlanırdı

Enes bin Malik’ten (ra) gelen bir rivayette Peygamberimiz, Recep ve Şaban ayları içerisinde, “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bize mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına kavuştur.” şeklinde dua ederdi.

 

 

 

“Fıtratınızı tam olarak idrak ederek, kendinizi koruyup muhafaza edenlerden olasınız diye oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.” (Bakara, 183)

“Ramazan ayı ki, insanlar için dupduru bir hidayet kaynağı, ayrıca apaçık hidayet delilleri ve hakkı batıldan ayıran ölçüler olarak Kur’an bu ayda indirildi.

Artık sizden kim bu aya erişirse onu oruçla geçirsin. Her kim oruç tutamayacak derecede hasta veya seferde olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar.

Allah, sizin için kolaylık diler; O, sizin için zorluk dilemez.

Bizi sevgisinden yaratan yüce Rabbimiz orucun sırrını Bakara 183’te kendinizi koruyup muhafaza edenlerden olasınız, Bakara 185’te de şükredenlerden olasınız şeklinde açıklamaktadır.

Bu ayın sonunda idrak edilen bayramın adı Fıtr (fıtrat ile aynı manada) bayramıdır. Yani oruçla insan fıtratına döner, onu hatırlar ve bu yüce fıtratı ona lütfeden Allah’a şükreder.

Tuttuğumuz oruçlarımız yükselip, onun huzuruna gitti. Aklımız ile bilemediğimiz, dilimiz­le öğrenemediğimiz yüce mabudumuz bize bizden yakın olan Allah (c.c)’ımız, bir aydan beri gece ve gündüz bizi huzurunda bulun­durdu. Zât-ı ilâhîsinin hakkımızdaki bu lütuf ve keremine şükürler olsun.

ALLAH Tuttuğumuz oruçları yaptığımız ibadetleri yüce katında kabul edilenlerden eylesin. (amiin)

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum