Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

RAMAZAN AYI VE BAYRAM

RAMAZAN AYI VE BAYRAM

İlk bakışta Ramazan ayı 30 gün boyunca Müslümanların İslam'ın 5 ana şartından birisi olan Oruç tutma ibadetini yapmakla mükellef oldukları bir ay olarak düşünülebilir. Ancak Ramazan ayı ve onun sembolü Oruç tutmanın ferdi bir ibadet olması yanında, Ramazan ayının o kadar çok toplumsal, ekonomik, mali, sağlık, sosyal, asayiş ve huzur açılarından faydaları var ki. Ramazan ayı yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim' in Rabbimiz Allah (C.C) tarafından insanlara rehber olması için vahiy yoluyla indirildiği kutsal aydır.

İnsanların sultanı, o insanlar arasında nasıl önemli bir yer tutarsa Ramazan ayı da diğer ayların arasında o kadar önemli bir tutmaktadır.

Aile fertleri, misafirler bunları doya doya yedikleri ve kana kana içtikleri halde bunlar uzun süre tükenmezler. Akşam iftara yakın sofralarınızı dolduran Allah’ın nimetlerini diğer aylarda görebilir misiniz? Sofralarımız yiyecekler ve içeceklerle dolar taşar, adeta. Hele iftar yaparken içtiğimiz suyun, yediğimiz yemeğin lezzetini başka hiçbir ayda bulabilir miyiz? İnsanlar arasında ki ilişkilerde de diğer aylarda göremediğimiz bir yakınlık ve sıcaklık hissederiz.

İnsanlar birbirlerine daha bir candan, daha bir samimidirler bu ayda, Toplumun her kesimi birbiriyle adeta kucaklaşmaktadır.

Herkes aile yakınlarını, dostlarını ve komşularını bir başka gözetmekte, fakirlerin ellerinden tutulmakta, yetimlerin başı okşanmakta yaşlı ve ihtiyarlar ziyaret edilerek hatırları sorulmakta, gönülleri alınmaktadır.

Akşama kadar oruç tutan bir insan, orucun bünyesinde sağladığı “Hakk-el yakin açlık” duygusunu tatmış, aç ve açıkta olan insanların hallerini daha iyi anlamasını sağlamış olur. Böylece toplum içerisinde yardımlaşma ve dayanışma davranışlarını artar.

Ramazanda tuttuğumuz orucun farz (Allah’ın emri) olması yanı sıra onun çok da hasbi (sadece Allah için yapılan) bir ibadet olduğu da görülmektedir. Belki diğer ibadetlerden namaz, zekât ve hac gibilerine riya (gösteriş) karışabildiği halde Ramazan orucuna bu yanlışlıklar kesinlikle yaklaşamazlar.

Ramazan ayı, bereket ayıdır, içinde 1000 aydan daha hayırlı olan mübarek Kadir Gecesi'nin idrak edildiği aydır, huzur ayıdır, muhasebe yapma ve arınma ayıdır, af dileme ve mağfiret ayıdır. Allah rızası için oruç tutan Mümin, oruç süresince yemeden, içmeden, diğer dünyevi zevklerden, haramlardan kaçınarak, bir fedakârlık ve arınma farzını yerine getirmektedir.

Fakir, muhtaç ve aç insanlarla aynı konuma gelerek onların halini anlayabilmektedir. İftar sofralarında ailesiyle, akraba ve dostlarıyla hasret gidermekte, fakir ve muhtaçları iftar sofralarında sevindirmektedir, onlara erzak kolileri dağıtmaktadır. Bu feyizli atmosfer Sahur sofralarında daha da güçlenmektedir. Camilerde Mukabele şeklinde Kuran-ı Kerim okunmakta, Teravih Namazları kılınmaktadır.

Müminler, fakirlerin gıda, erzak, giyim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamakla dayanışma ve paylaşma görevlerini yerine getirirler. “Zekât, zenginin borcu, fakirin alacağıdır." Fitre ve zekât vermek İslam'ın mali ibadetlerindendir, bir mecburiyettir, toplumda sosyal eşitleme, denge kurma mekanizmasıdır.

Ramazan ayı geldiğinde, istatistikler hep göstermiştir ki, suç sayısı hızla azalır, asayiş ve huzur ortamı güçlenir. Oruç ibadetinin vücut sağlığına olan çokça faydaları nedeniyle, hastanelerdeki hasta ve muayene sayıları yüzde 50' den fazla düşer, vatandaşın ve devletin sağlık harcamaları azalır.

29 ya da 30 günlük oruç ibadeti coşkusu, mübarek Ramazan Bayramı ile zirveye ulaşır. İnsanlar akrabaları, sevdikleri, komşuları ile bayramlaşır, hasret giderir, memleketlerine gider, sıla-i rahim yaparlar. Ulaşım sektörü, tekstil – giyim, gıda – çikolata, şekerleme sektörleri 1 ayda yılın en büyük satışlarını yaparlar.

Sonuç olarak, Ramazan ayı, ibadet yönüyle fedakârlık, arınma, Allah'a yaklaşma; sosyal yönüyle dayanışma, paylaşma, birleştirici, bütünleştirici; mali yönüyle toplumda sosyal eşitleme, dengeleme; ekonomik yönüyle büyüme, bereket ve harman; toplumsal yönüyle huzur, asayiş, sağlık gibi çok yönlü faydaları olan mübarek, kerim ve kutsal bir aydır. Keşke her ayımız, her günümüz, Ramazan sıcaklığı, şefkati, rahmeti, bereketi ile dopdolu olsa.

Not: Okuyucularımızın ve tüm Müslümanların mübarek Ramazan ayını ve Bayramını gönülden tebrik eder, huşu içinde ve Cenab-ı Allah'ın rızasını kazanmış olarak geçirmelerini dilerim.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum