Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

PROBLEMİ ÇÖZMEK, BALIK TUTMAK GİBİDİR.

PROPLEMİ ÇÖZMEK, BALIK TUTMAK GİBİDİR.

Yaşam kalitesini artırmak isteyen, öncelikle zamanı iyi yönetmeyi öğrenmeli. Çünkü zaman, hayat demektir, yaşam demektir. Bu nedenle, bir insanı ve geleceğini en iyi tanımlayan unsur, zamanını nasıl kullandığıdır.

Zamanı kullanırken sadece bugünü değil, aynı zamanda geleceği de düşünenler ve gelecek için yatırım yapanlar, geleceği şekillendirebilmek için adım atanlar, arzuladıkları geleceği yakalama şansını artırırlar.

Zamanın algılanmasında farklılık olabilir. Örneğin, birlikte olmaktan heyecan duyulan birisiyle geçen bir saat, yetiştirilmesi zor bir sınav için verilen iki saat çok kısa gözükürken; dünya futbol şampiyonluğu maçında 1-0 öndeyken galip takımın taraftarları için son beş dakika, Oscarların ödül töreninde seçimi duyuran notun okunması sırasındaki bir kaç dakika finalistlere çok uzun gözükebilir.

Zamanın öneminde de konuma göre farklılık olabilir. Örneğin, bir salise fark ile kazanılan bir dünya şampiyonluğunda hem şampiyon, hem de kaybeden için bir salisenin önemi ile kahveden eve geç dönen birisi için bir saatin önemi çok farklı olabilir.

Zaman insanlar için en demokratik olarak dağıtılmış kaynaktır. Herkesin bir günde 24 saati vardır. Zaman, geri döndürülmesi, depolanması ve durdurulması mümkün olmayan kıt bir kaynaktır.

Bu kıt kaynağın ne kadar etkin kullanıldığı, insanların kendilerini ve çevrelerini ne kadar geliştirebildiklerini belirleyen en önemli unsurdur.

Problem çözmek, balık tutmak gibidir. Çalışanlarınıza bir kere öğrettiğiniz zaman o kişiler de balık tutmaya başlar ve liderin yükü aynı oranda azalır.

Bu nedenle, çalışanları yetiştirmeye ve geliştirmeye yeterli zaman ayrılmalıdır. İşler yapılırken gerekli noktalarda ve iş yapıldıktan sonra performansa ilişkin anında geri bildirim vermek, çalışanların sonraki işlerindeki performanslarına olumlu etki yapacaktır.

Her gün hesabına yatan zamanı nasıl kullandığı, insanın hayat kalitesi belirler. Çoğu insan zamanı heba ettiğinin farkında bile olmaz; çünkü hayat zamanı boşa harcatan tuzaklarla doludur.

Cep telefonu ve tabletlerle oynadığı oyunlar, sosyal mecralarda geçirdiği fazla zaman; bir konuşmayı zamanında bitirememe, gereksiz telefonlar, gündemsiz ve fazla uzun toplantılar; sistemsizlik, dikkatini

toplayamama, kararsızlık, erteleme huyu; aynı anda çok iş yapmaya çalışma, hayır diyememe gibi onlarca tuzak insanın zamanını çalar.

Çoğu insan, başarmak ve mutlu olmak için parayı ve güçlü ilişkileri önemser ama bunlardan daha değerli olan zamandır çünkü harcandığında geri konulamayacak tek kaynak zamandır.

İnsan harcadığı her türlü kaynağı geri kazanabilir ama bir tek zamanı geri getiremez. Çoğu insan bu yalın gerçeğin farkında olmadan yıllarını boşa harcar.

İnsan kendi zamanını nasıl kullandığını gözlemleyip, nerede boşa zaman harcadığının farkına vararak zamanı daha etkin kullanmayı başarabilir. Zamanın değerinin bilincine varıp kendini yönetmeye başladığında ise büyük bir dönüşüm yaşar.

Yapacakları ne kadar çok; vakti ne kadar kıt olursa olsun bir güne çok şey sığdırmanın, her günü verimli kullanmanın yollarını bulur.

Zaman duraklatılamaz, geriye alınamaz, yarına devredilmez; satın alınamaz, borçlanılamaz, ödünç verilemez bir kaynaktır. Bunun ne kadar bilincinde olur ve bu kaynağı ne kadar etkin kullanırsak, o kadar başarılı ve mutlu oluruz.

Zamanın kıymetini bilmek hayatın kıymetini bilmektir.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum