Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

PAYLAŞMAYI SEVELİM SEVDİRELİM

PAYLAŞMAYI SEVELİM SEVDİRELİM

Paylaştıkça Sevgi büyür Ve çoğalır, Paylaştıkça Acılar azalır, hayat normal seyrinde devam eder.

Paylaşmak, güzel şeydir örneğin ben bir kitap okurum etkilenirim filim seyrederim etkilenirim bu yaşananlardan bir ders çıkarırsam köşe yazılarımda şiirlerimde özetleyerek insanlarla paylaşırım bu da beni mutlu eder.

PAYLAŞMAK için. Elimden geldiğince, bu hayatta edindiğim bilgi birikimini çevremle paylaşmaya çalışırım. Özellikle iş hayatında, buna çok özen gösteririm.

Maalesef, toplum olarak bilgimizi pek kimseyle paylaşmayan, kıskanan, hep bana hep bana mantığıyla hareket eden bir yapıya sahibiz. Bunu çoğu defa acımasız bir şekilde gördüm ve yaşadım. İnsanlar bilgisini paylaşmaktan çok korkuyor. Bilgisini paylaştığında sanki ekmeği elinden alınacak, mesleğini kaybedecek gibi davranıyorlar.

Geleceğe dair olumlu manada ders alındığına inanıyor musunuz?

Ben insanların değişebileceğine inanıyorum.

Bugün yanlış yapan pek çok insanın ismini saymak kolay,

Biz hep olumsuzlara bakıyoruz.

Kişi bir kitap okur ve her şey değişir. Önemli olan bu işin devam etmesi.

İyisini, kötüsünü ayırt etmiyorum. Ders alınacak, feyz alınacak, keyif alınacak bir şeyler bulunur. Yeter ki iyiye yönelik bir bakışımız olsun. Hayatın güzel tarafı paylaşmak…

İnsanın öğrendiklerini diğerleri ile paylaşması çok güzeldir. Evet, paylaşmak çok güzeldir. Bir paylaşırız, iki paylaşırız, üç paylaşırız ve bu böyle sürüp gider. Biz ne biliyorsak onlar da bilmelidir.

Uzun zamandır gerçekleşmesini istediğimiz bir arzumuz gerçekleşir. “Herkes ile paylaşmasan iyi olur” derler.

“Nasıl yani, olur mu öyle şey, hayatımdaki güzellikleri paylaşmazsam güzel benim olmuş neye yarar” der ve deneyimimizi dostlarımızla paylaşırız.

Çünkü “Paylaşmak Çok Güzeldir”

Şimdi bir insanlık dersi olan ve etkilendiğim bir hikâyeyi sizlerle paylaşmak istiyorum umarım beğenilir.

Bir hastane odası iki yatak ve hayatla Ölüm arasındaki çizgide yaşamdan yana kalmaya çalışan iki kalp hastası. Yataklardan biri pencere önünde diğeri duvar dibinde. Pencere önündeki sabahtan

akşama kadar pencereden dışarı bakıp seyrettiklerini duvar dibinde bir şey görmeden, aynı kaderi paylaşan birşey görmeyen hasta arkadaşına anlatıyor!

Bugün deniz dünden daha durgun Rüzgâr hafif esiyor olmalı. Beyaz yelkenliler denizde belli belirsiz ilerliyorlar kuğu gibi süzülüyorlar.

Park mı? ha park henüz tenha Salıncakların ikisi dolu ikisi boş. Geçen haftaki sevgililer yine geldiler.

Elleri birlerinden hiç ayrılmıyor. Şimdi erkek kızın saçlarını okşuyor, ne kadar birbirlerine yakışıyorlar.

Erguvanlar bugün çıldırmış öyle bir çiçek açmışlar ki etraf mora boyanmış. Erikler desen keza, tepeden tırnağa beyazlar giyinmiş. İşte parkın neşesi çocuklar.

Geldi Ellerinde rengârenk balonlar var ah kardeşim görmelisin. Bu böyle sürüp giderken her gördüğünü anlatıp dururken ansızın bir kalp krizi geçirir pencere kenarındaki.

Duvar dibinde düğmeye bassa doktoru çağırabilir ve beklide arkadaşı kurtulabilir.

Ama, ama yapmıyor işte şeytan karışıyor işine. Arkadaşı ölürse pencere kenarı boşalacak ve kendisi oraya geçecek.

Bugüne dek kulaklarıyla duyduğunu gözleriyle görecek ve duvar dibindeki düğmeye basmaz ve arkadaşı ölür.

Ertesi gün duvar dibinde olan yatağını pencere kenarına taşırlar. Beklediği an gelmiştir artık yattığı yerden pencereden dışarı bakar. Dışarıda kapkara bir duvar işte hepsi bu kadar.

Oda arkadaşı ona hayal ettiklerini anlatmıştır. Çünkü o sıkılmasın diye senaryo yazıp oynamıştır.

Her bilgiyi paylaşmak dileğiyle Hoşça kalın Dostça Kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum