Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÖMÜR SERMAYESİ

ÖMÜR SERMAYESİ

İnsanın en kıymetli sermayesi ömrüdür.

O ise her nefes, her saat harcanıp giderek tükenmekte ve her nefes geçtikçe o nimetlerin sonu ve hesabı yaklaşmaktadır.

Bu sebepten insan, ömrünü boş, faydasız ve lüzumsuz işlerin peşinde tüketmemeli, devamlı olarak ebedî hayatı kazanmanın gayreti içinde olmalıdır.

Evet, zaman en kıymetli sermayedir, Dünkü gün, geçmiş zaman elimizden çıktı, gelecek günlere kalacağımıza dair de elimizde senet yok.

Öyleyse hakikî ömrümüz bulunduğumuz andır, Bu değerli anları başımıza açılan sonsuzluğu kazanma davası için sarf etmeliyiz.

Hâlbuki ömür sermayesiyle burada ahiret ticareti yapmak, ebedî ve daimî bir hayatın saadeti için çalışmak lâzımdır.

İnsanın dünya pazarına gönderiliş gayesi budur, Elimizdeki ömür sermayesi bunun için verilmiştir.

Bilirsiniz ki: "İnsan bir yolcudur, Çocukluktan gençliğe, gençlikten ihtiyarlığa, ihtiyarlıktan kabre, kabirden haşre, haşirden ebede kadar yolculuğu devam eder."

Cenab-ı Hak yoktan var ettiği ve dünyaya ticaret için gönderdiği insana, her iki hayatı kazanmak için kısa fakat çok kıymetli bir ömür vermiştir.

İnsan çok kere o sermayenin kıymetini bilmediği ve gaflet ettiği için tamamım bu fânî ve geçici hayata sarf ediyor.

Oysa ömrün, zamanın en az onda birini dünya hayatına, dokuzunu sonsuz hayata sarf etmek gerektir.

Fakat ne acıdır ki, modern çağda; insanın özellikle gençliğin önüne kurulmuş olan sayısız tuzak ve barikatlar, dünyevi cazibelerle gençliği kötü alışkanlıklara ve meçhul mecralara sürüklemekte olduğu görülmektedir…

Günümüzde, Eroin, kokain, afyon, esrar ve diğer aklı izale eden içki türlerinin yanında; bar, pavyon, kumarhane ve gece kulüplerinde ömür sermayelerini hovardaca tüketen genç nesil başıboş, gayesiz, davasız, idealsiz ve sorumsuz bir şekilde yaşadığının farkında olsaydı, bu günkü acı veren durumların çoğu olmazdı belki…

İki günü birbirine denk olanın zararda olduğu şu fani dünyada acaba kaç günümüzü diğer günden daha verimli hale getirebildik?

Ömrümüzün kıymetini bilelim.

O büyük sermayeyi kahve köşelerinde, gıybet ve dedikodu pazarında, zararlı bir yola giren spor sahalarında boşuna sarf etmeyelim.

Unutmayalım ki: insan hayatının her anından hesaba çekilecektir.

Bize verilen bu fırsat, bu mühlet bir defaya mahsustur. İmtihan saatlerini iyi değerlendiremeyen talebe, "Gelecek sene bir daha girerim!" diye ümit eder ve girebilir.

Fakat eceli gelen insan bir daha dünyaya dönemez, İstese de ibadet yapamaz.

"Çalışmak, kazanmak istiyorum!" diye yalvarsa da o gafil ve tembel için yeni bir imtihan fırsatı yoktur.

Fahr-i Muhammed Mustafa (s.a.a) Ne güzel açıklamış Beş şey gelmeden önce beş şeyin değerini iyi bil;

Ölümden önce hayatın, meşguliyetten önce boş zamanın, yokluktan önce varlığın, ihtiyarlıktan önce gençliğin ve hastalıktan önce sağlığın.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum