Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÖLÜM DOĞAL YOLLARLA GELENE KADAR HAYATIN TADINI ÇIKARIN

ÖLÜM DOĞAL YOLLARLA GELENE KADAR

HAYATIN TADINI ÇIKARIN

 

Başkalarının beklentileri içinde boğuluyordum. Hayatımı değiştirmek istiyordum ama nereden başlayacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu. Herkesin önerisi aynıydı.

Sağlam bir iş bul ve yavaş yavaş yüksel. Ama bu hayat benim için işkenceydi.

Bir gün, şimdiye kadar çok kez duyduğum bir lafı gerçekten anladım. 'Kim olduğunu keşfet ve seni özel yapan her şeyi dünyayla paylaş, işte bu düşünce beni kendime getirdi.

Geçen zamanın bir saniyesini dahi geri getirme şansımız yoktur. Gelecekte bizi nelerin beklediğini ise bilemeyiz.

O nedenle her geçen yılın ardından çevremizde anlamını hiçbir şekilde çözemediğimiz eğlenceler tezahür etse de, bizler başımızı arkamıza çevirip geçen zamanın muhasebesini yapmak zorundayız. Zira her dakika her saniye bir kayıptır ve bizler tüketilen zamanı geri getirme imkânına sahip değiliz.

Bir yılı daha geride bıraktık. Peki, her saniyesi, her dakikası paha biçilmez değere sahip olan zamanı ne ile tükettik? Vaktin şükrünü eda edebildik mi?

Seher vakti secdeye kapanıp sana geldim ya Rab diyebildik mi? Allah’ın bizden istediği gibi bir yaşam sürebildik mi? Nereden baktık hayata? Neleri dert edindik kendimize, neleri mesele edindik? Kayıplarımızı ne olarak algıladık?

Dökülen yapraklar gibi akıp giderken insanlar, istikbali düşünüp hayır hasenatla meşgul olabildik mi?

Ne istedik Allah’tan? Hayrı mı şerri mi tercih ettik? Her geçen yıl, takvimden bir yaprak eksilirken, her gün bir yaprak düşerken ağaçtan ölümü ve varoluş mahiyetimizi unutturacak eylemlere mi yöneldik yoksa hayatımızın muhasebesini yapıp vakti nakde çevirmeye mi karar verdik?

Bir yılı daha geride bırakan her insanın bu sorulara verilebilecek bir cevabının olması gerekir diye düşünüyorum. Bilmiyorum siz ne dersiniz…

Depresyon; Allah korusun sonucu intihar etmek ve ölümden dönmek.

Şiddetli depresyon sonucu hayattan pek bir beklentiniz kalmamıştır, eskiden size eğlenceli gelen şeyler hiç zevk vermez olur,

etrafınızdaki hayata bağlı, koşuşturan, eğlenen, mutlu insanlar size bu dünyaya artık ait olmadığınızı düşündürür, önceden var olan emelleriniz, hedefleriniz, umutlarınız yerini mutsuzluğa, karamsarlığa, isteksizliğe bırakır.

Yasama sevincinizi ve hayattan beklentilerinizi kaybedersiniz. Ve arkasından intihar gelir.

İntihar sonrası kurtulabilirseniz ve çeşitli depresyon tedavi yöntemleriyle normale tekrar dönerseniz hayata bakış acınız değişir. Siz ömrünüzün geri kalanını yasamamayı seçmişken hayat size ikinci şansı vermiştir, bundan sonra yasadığınız her gün piyangodan çıkmış gibidir.

Böyle bir zamanda önceden kafaya taktiğiniz şeylerin aslında ne kadar önemsiz olduğunu, para, pul, mal, mülk için hırsların ne kadar gereksiz olduğunu, önemli olanın insanine iç huzurunun var olması olduğunu anlarsınız.

Sabahları sağlıkla uyanmak, ağız tadıyla yemek, yemek çalışmak, kendine vakit ayırmak, arkadaşlarla zaman geçirmek ayrı bir güzel gelmeye baslar.

Hayat aslında çok güzeldir ve ölüm doğal yollarla gelene kadar yapılacak en güzel şey her anin tadını çıkarmak, doyasıya yasamaktır.

Başarılı insanlar, yürüdükleri yolda yalnız olmadıklarını bilirler. Bu süreçte yanlarında olanlara, içten bir şekilde teşekkür ederek kendileri için ne kadar anlam ifade ettiklerini belirtirler.

Önceki yıl boyunca birlikte çalıştıklarına ve sevdiklerine duydukları minnet duygusunu ifade etmekten çekinmezler.

Bu noktada kendinize de teşekkür etmeyi ve her halinize şükretmeyi öğrenin.

Bu sizi daha olgun ve olaylara farklı bir açıdan bakmanızı sağlayacak, ruhunuza iyi gelecektir.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum