Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK

ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK

Binlerce Müslüman mübarek üç ayların başlamasının ardından araştırmalarını sıklaştırdı.

Üç aylar hakkında araştırmalarını sürdüren vatandaşlar bu aylar içerisinde hangi ibadetlerin yapılacağının yanı sıra mübarek üç aylar içerisinde yer alan dini gün ve geceleri de araştırmaya koyuldu.

İslam dininde mübarek olarak kabul edilen üç aylar Recep, Şaban ve Ramazan aylarından oluşmaktadır.

İnananlar bu ayları daha fazla ibadet yaparak önemli gün ve gecelerde oruç tutarak Allah'a ibadet eder.

Üç ayların sonuncusu olan Ramazan ayı içerisinde yer alan Oruç ibadetinin yanı sıra bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesinin yer alması bu ayın önemini bir kat daha arttırır.

Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim Kadir Gecesinde indirilmeye başlanmıştır.

Bu vesileyle bu gecenin değeri Müslümanlar tarafından çok özel kılınmıştır.

İşte Üç aylar hakkında merak edilen her şey... Kaynak: Üç aylar nedir? İşte 3 ayların anlam ve önemi

Üç ayların içindeyken bu aylarda bol bol istiğfar etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kur`ân okumak ve dua etmek en uygun davranışlardır.

Mevlana’ya göre ölüm:

Tasavvufta ise örneğin Mevlana’nın ölüm anlayışı, onun Allah, kainat, insan, ruh, hayat ve devir hakkındaki görüşlerini içerir. Mevlana’ya göre; bir devir sistemi içinde hayatın anlamı, ruhun ölümsüzlüğü ve Allah’a vuslatın yolu, ölümden geçmektedir.

Böylece ölümü “İradi ölüm” ve “Tabii ölüm” diye ikiye ayırır. İradi ölüm ile, tasavvufi terbiye, ruhun arındırılması ve nefsin egemenliğinden kurtarılmasını ifade etmektedir.

Hz Peygamber’in; “Ölmeden önce ölünüz” hadisinin, Mevlana dilinden anlatımı, ölümsüz bir hayata kavuşmaktır.

“Allah’ın kullarından muradı da irâdî ölümdür” Bu söylem de Mevlana’ya aittir. Tabii ölüm ile beden terkini ifade ederken iradi ölüm kavramı ile ölümün soğuk yüzünü ısıtmaktadır.

Din ehline göre ise ölümden sonra bir başka hayat olup, ölümden sonra ruhu temiz olan ruhlar için huzur ve sükûnet vaadi vardır; ölüm Hakk’a kavuşmadır.

Dinimiz İslam’dan alıntıdır. Menkıbe ve hikmetli sözler: “Ölmeden Ölmek”.

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşturur; çünkü insan iki şeyden meydana gelmiştir: Beden ve ruh. Bedenin arzusu, nefsin arzularıdır.

Nefsin arzusu ise, Cenab-ı Hakkın yasak ettikleridir. Nefsin gıdası haramlardır.

Ne kadar haram yerse, haram içerse, haram dinlerse, haram seyrederse o kadar çok semizleşir ve o kadar çok azgınlığı artar. Dolayısıyla, nefse bu gıdayı vermemeli; çünkü haramla beslenen bir vücudun gireceği yer, Cehennemdir.

 

Dinimiz 3 kısımdır: İlim, amel ve ihlâs. İhlâs, nefsin gıdasıyla ruhun gıdasını ayırmak için ve nefsi, mümkün mertebe, kendi istediği gıdayla beslememek için gereklidir.

Yani akıl ve ihlâsın gayesi, ruhu nefisten ayırabilmektir. Tabii bu çok zor; ama şarttır. Yani ruhun, nefisten ayrılması gerekir.

Ruh Allah’ın sevgilisi olduğu, Allah’a âşık olduğu, Allah da ruha âşık olduğu için, Peygamber efendimiz, (Ölüm, sevgiliyi sevgiliye kavuşturur) buyuruyor.

Yani ruhu, aşığı olduğu Allah’a kavuşturur. Evliya zatlar, bu çok zor işi hayatlarındayken yapıyorlar, yani ruhlarıyla nefislerini ayırt ediyorlar ve artık sevgiliye kavuşmuş oluyorlar; ama dünyada buna kavuşamayanların ruhu, ancak ölünce nefisten ayrılıyor.

(Ölmeden önce ölün) hadis-i şerifindeki ölmekten kasıt nedir? Ölünce, şimdi duyduklarımızın, okuduklarımızın, öğrendiklerimizin hepsinin hakikat olduğunu bizzat göreceğiz. Dolayısıyla, ölmeden önce, öldükten sonra kavuşacağımız, göreceğimiz o gerçeklere şimdiden tam inanmalı, tam iman etmeli ve buna göre de yaşamalıyız.

Demek ki, ölmeden önce ölmek; işittiklerimizin, öğrendiklerimizin, öldükten sonra gerçek olduğunu bilip, o gerçeğe şimdiden kavuşmak oluyor.

Öldükten sonra başına gelecekleri düşünüp, ona göre hazırlanmak oluyor. Bu kolay iş değildir, çok zordur; ama imkânsız değildir. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Kurtulmanın bir tek çaresi var.

O da kurtulanlarla beraber olmaktır) buyuruyor. Yani, bu dünya sıkıntılarından, dünya bağlarından kurtulmak istiyorsak, kendimize iyi, salih arkadaş edinelim.

Eğer arkadaşımız iyiyse, artık biz kötü olmayız, kendimize dönemeyiz, yani nefsimizin arzularını yerine getiremeyiz.

İyi arkadaşla beraber olunca, iyi olmak zorundayız. O bakımdan, (Kişi sevdiğiyle beraberdir) hadis-i şerifine uygun olarak, insan arkadaşını iyi seçmeli. İyi arkadaş, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarıdır.

Bu kitapları okuyup, bunlarla amel edenler de, iyi arkadaştır.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum