Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

OH OH İYİ İYİ

OH OH İYİ İYİ

Değerli okurlarım bu gün sizlere kaynağını bilmediğim köy seyirlik oyunlarında okuduğum geçmişten gelen bir hikâyeyi yaran ağalara uyarlayarak köşe yazımı yazıyorum zira bu uyarlamayı da Yaran Meclislerinde orta oyunu olarak ara ara uyguluyoruz.

Hasta yaran ağa ile kulak rahatsızlığından sağır olan bir başka yaran ağanın başından geçenleri yazıya dökmek istiyorum umarım beğenirsiniz.

Yaran Çavuşu ile işitme kaybı olan yaran ağa ile hastaneye yakın bir yerde karşılaşırlar.

Çavuş yaran ağaya sorar hayırdır yaran ağam ne düşünüyorsun.

Çavuşum filan yaran ağa rahatsızmış Hastanede yatıyormuş gidip ziyaret edeyim geçmiş olsun dileklerinde bulunmak istiyorum şimdi aklıma geldi de biliyorsun benim kulaklarım duymuyor konuştuğunu işitmeyeceğim bağır duymadım desem yaran ağam hasta onun bağırarak konuşması belki ona zarar verir diye çekiniyorum.

Çavuş Yaran ağam bunda çekinecek bir şey yok az önce bende gittim kedisini ziyaret ettim ve kendisini daha iyi gördüm

Sen şimdi ziyarete gidersin o sana hoş geldin yaran ağam der

Nasılsın dersin oda sana Rabbime şükür daha iyiyim der sende Oh Oh İyi İyi dersin senin bir şey duymana gerek yok.

Ne yiyip içiyorsun dersin oda genelde sulu gıdalar veriyorlar der senin bir şey duymana gerek yok sende Oh Oh İyi İyi dersin.

Bir şeye ihtiyacın var mı Gelenin gidenin oluyor mu dersin oda sana çok şükür senin gibi yaran ağalar gelip gidiyorlar der, senin bir şey duymana gerek yok. sende Oh Oh İyi İyi dersin yaran ağayı üzmemiş olursun ALLAH Şifa versin der yanından ayrılarak ziyaretini bitirirsin.

Sağ ol çavuşum beni büyük bir yükten kurtardın der ve ziyarete gider öğrendiği gibi hareket ederek Nasılsın yaran ağam der hasta olan yaran ağada ölüyorum yaran ağa ölüyorum der Duymayan yaran ağa da oh Oh İyi İyi der

Bu cevaba çok sinirlenen Hasta yaran ağa ve lahavle diyerek içinden ben ölünce buna ne Oh Oh İyi İyi diyerek ölmeme seviniyor rabbim sen bana sabır ver diyerek teselli arıyor.

Yaran ağam ne yiyip ne içiyorsun diye soruyor sinirleri hala yatışmamış olan hasta yaran ağa zehir zıkkım yiyip içiyorum der.

Duymayan yaran ağa da oh Oh İyi İyi der ve gelenin gidenin oluyor mu der Azrail gelip gelip gidiyor,

Duymayan yaran ağa da oh Oh İyi İyi der ve hasta olan yaran ağanın sinirleri tavan yapar.

Tamamen iyi niyetli olan işitme engelli Yaran ağa Hastaneden ayrılırken Arkadaşını ziyaretten dolayı son derece mutludur oysa bu ziyaretle arkadaşını çok üzmüş çok sinirlendirmiş olduğunun farkında bile değildi.

Birde hasta olan bu ziyaretten dolayı çok üzülmüş ve kafasında türlü varsayımlar yaparak ben ölürsem bu yaran ağa benim neyimden yararlanacak ama bir anlam verememiş bunda da vardır bir hayır diyerek yine teselli içindeymiş.

İnsanoğlu için hasta ziyaretine gitmek hal hatır sormak gönül almak hastaya şifadır psikolojik olarak da bir nevi tedavidir.

Bu hasta ziyaretinden ibret alarak, hasta ziyareti hastalar açısından çaktırmamaya çalışsalar da çok önemlidir..

Ziyaret saati yaklaştıkça hastalar "ya ben bu pijamadan sıkıldım sen versene benim şu yeni pijamamı biraz da onu giyeyim, tarak nerde ya doktorlar geliyorlar böyle sac bas darmadağın ayıp oluyor onlara da.." tarzı repliklerle ziyaret saatine hazırlanırlar..

Çok kişilik odalar da bir hastaya ziyaretçi gelip diğerine gelmemesi hastayı çok üzer..

Bu yüzden hasta ziyaretine gitmeli gitmeyenleri gitmeye teşvik etmeliyiz..

Vesileyle tüm hastalara ALLAH Şifalar versin sizlere de sağlıklı ömür dileklerimle, Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum