Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

MİLLETİMİZİN TARİHİNDE

MİLLETİMİZİN TARİHİNDE

GEÇMİŞ GÜZELLİKLERİ BİRİKTİRELİM, YENİ DOSTLAR KAZANALIM.

Geçmişi, geleceği, duygularımı, dostlarımı, günleri, geceleri, kırgınlıklarımı, sevinçlerimi, şiirlerimi köşe yazılarımı,

Geleceği belirleyebilmek için geçmişi bilmek gerekiyor.

Geçmiş her zaman size yol gösterir. Hataları, denemişlikleri, zaferleri…

Siz geçmişinizi ne kadar iyi bilirseniz, geleceğinizi de o kadar sağlam temeller üzerine kurarsınız.

İçi sevinçle, neşeyle, cıvıltıyla dolu eski bir hatıra, nasıl da acıtabiliyor yıllar sonrasında içimizi.

Geçmişin tadı hep buruk, yaşadığımız, yaşadıklarımız ne olursa olsun. Çünkü geçmiş dediğimiz şey, hayatımızın bizden giderek uzaklaşan parçalarından oluşuyor.

Elimizden kayıp giden şeylerin biriktiği yer geçmiş...

Hayattan kopup zamanın içine sürüklenirken okuduğum bir kitaptan ilham alarak kendime geldim, bu dünyanın boş olduğunu saniyeler içinde akıntıya kapılarak unutuveriyoruz.

Huzurumu hiçbir şeyle bozmamaya kararlıyım.

Tebessümümü çoğalttım. Kalabalıktan ve zamanın telaşından arındım, sadeleştim, yavaşladım kötüleri ayıkladım, iyi insanlar biriktirmeye çalışıyorum, Kendi sınavımda, kendimle ilgilenmekteyim, bu da beni mutlu yapıyor daha ne isterim.

Milletimizin tarihi de böylesi büyük insanlarla doludur ki

Orta Çağı kapatıp Yeni Çağı açan,

İstanbul Fatihi Fatih Sultan Mehmet, Mimar Sinan gibi mimarlarımız, sevgi ve hoşgörüyle insanlığa yol gösteren Mevlâna, Yunus Emre, Türk kadın kahramanımız Nene Hatun, uçmayı başaran ilk insan Hezarfen Ahmet Çelebi, 270 kiloluk mermiyi kaldıran Seyit Onbaşı, vatanı için şehit olan Ömer Halisdemir, istiklal marşımızı yazan Mehmet Akif gibi şairlerimiz, çökmeye yüz tutmuş bir ülkenin, yok edilmek istenen bir milletin yeniden dirilmesine vesile olan Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK her zaman yalnızca bizlere değil bütün insanlığa da örnek olmuşlardır.

Tarihimize, kültürümüze, edebiyatımıza, devletimize, milletimize eserleriyle hizmet eden bu büyük insanları hiçbir zaman unutamayız. Onları tanıdıkça ve örnek aldıkça kendimizi daha bir güven duyarız. Tarihimizi sever, ondan güç ve kuvvet alırız. Geleceğimizi bu güçle ve zenginlikle şekillendiririz.

Geçmişini bilmeyen, ondan ders almayan bir millet, geleceğini elbette sağlıklı bir biçimde kuramaz.

Sağlam temellere dayanmayan bir bina elbette yıkılır, Büyüklerimiz, onların düşünceleri ve eserleri milletimizin, kültürümüzün temellerini oluşturur.

Bu nedenle onları ve eserlerini yakından tanımalıyız.

Geçmişimizi bilmeliyiz.

Onlar neler yaptılar, nasıl yaşadılar? Hangi eserler ortaya koydular? Büyüklerimiz, yalnızca kendilerini değil, milletini, bütün insanlığı düşünerek eser verdiler.

Büyük sıkıntıları, problemleri aştılar, böylece yalnızca kendi milletini değil, bütün insanlığı da aydınlattılar.

Evet, işte arkadaşım! Yukardaki anlatılanlardan ders alarak, diyorum ki; Gülmek varken sürat asmak niye, güldürmek varken ağlatmak niye, güzel sözler söylemek varken, kalpleri kırmak niye? Hayat çok kısa arkadaşım ve bu dünyadaki hiç bir şey kırılan kalplere değmez.

Bu nedenle kimseyi kırma hele ki dostlarını hiç kırma, Dostluk çukurda biriken yağmur suyu değil ki güneş vurunca kurusun.

Bizim dostluğumuz deniz misali buharlaşsa da yağmur misali geri döner iyi ki varsınız dostlar.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum