Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

MAYIS AYI GELİNCE ANNELER GELİR AKLA

MAYIS AYI GELİNCE ANNELER GELİR AKLA

Oysa Sadece mayıs ayında değil Annelerimiz yıl boyu üçüyüz altmış beş gün olmalıdır, annelerimiz bizim her şeyimizdir, Tüm annelerin Anneler günü kutlu olsun.

Bütün bir yıl boyunca kutlanan özel günlerin içinde belki de en anlamlısı Anneler Günü’dür. Özel günlerin yılda bir güne sığdırılıp kutlanmasına karşı çıkan birçok insan bile Anneler Günü konusunda son derece hassas. Üstelik bu özel günün öznesi annelerimiz olunca hiç kimsenin itiraz edecek gücü kalmıyor.

Klasik sözcüklerle ‘doğurup, büyüten, çocukları uğruna canını vermeye hazır annelerimiz’ diye başlayan cümleler, aslında yetmiyor anneliğin gerçek anlamını ifade etmeye.

Daha doğmadan anne ve çocuk arasında başlayan ilişkiyi anlatmaya yetmiyor hiçbir kitap, hiçbir bilim.

Ne psikoloji, ne sosyoloji ve ne biyoloji bitiremedi tanımlamalarını. Bir annenin çocuğuna olan aşkını anlatamadı hala kitaplar. Anlatılanlar yetmedi, bitmedi yazılanlar. Hep anlatılacak şeyler, daha yazılacak kitaplar var.

Doğumla başlayan ilişki ölene dek sürüyor ve aslında ölümle bile bitmiyor.

Değil mi ki evlendiği karısından annesinin yemeklerini bekliyor bir erkek; askerdeki oğul, önce annesine yazıyor ilk mektubunu;

bir kadın zaman içinde geçmişte çok kızdığı annesine benziyor ve bütün çocuklar için en temel varlık anne.

İnsanlar arasındaki ilişkilerin temel kuralı sevgi ve saygıdır. Her insan çevresinden bu olumlu duygular ile beslenmek ister.

Çünkü insan ruhu sevgi ile beslenir. Saygı görmesi ise onun kendine güvenini artırarak, isteklendirme verir.

Bu konuda güzel bir özdeyiş vardır: 'İnsan, kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa, başkalarına karşı da öyle davranmalıdır.'

Başkalarından sevgi ve saygı gösterilmesini bekliyorsak, biz de onlara, beklentimiz doğrultusunda davranmalıyız.

Biz henüz çocuk iken ailede sevgi ve saygı görürsek, büyüdükçe bu davranış, düşünce şekli bizde kök salar.

Aile üyeleri, birbirinin huzur ve mutluluğunu bozacak davranışlardan uzak durur. Sevinçli ve üzüntülü günleri birlikte paylaşırlar. Problemlerini çözmek için ailenin bütünlüğünün bozulmaması doğrultusunda işbirliği yaparlar. Kişisel sorunlarda

birbirlerine yardım ederler, güç verirler. Anne ve babaya sevgi ve saygı duymak dinimizde övülmüş, önerilmiştir.

Peygamberimiz 'Cennet annelerin ayakları altındadır,' diyerek, anne sevgisinin önemini vurgulamıştır. Çocuklar, anne ve babanın haklarını ödeyemezler.

Ailede büyükler de küçüklere karşı daima sevgi ve hoşgörü besler. Önemsiz hatalarını görmezlikten gelir ve kusurlarını tatlı dille izah ederler. Küçüklerin arzu ve isteklerine önem verirler.

Söz verdikleri zaman sözlerinde dururlar. Sorunlarını çözerler. Bu güzel davranışların temeli sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Ailesinde sevgi ve saygıyı yaşamayan insanlar, toplumda sevgi ve saygıdan söz edemezler.

Türk Milleti, ırk, renk ve inanç ayrımı gözetmeden bütün insanlara sevgi ve hoşgörü ile bakar. Bunu anne ve babalarımızdan öğreniriz ve yaşam boyu ilkemiz olur. Topluma yansıtırız ve böylece bizi kimse şimdiye dek bölememiştir.

Türklerin hakim olduğu topraklar yüzyıllar boyunca baskı ve zulümle değil, sevgi ve adaletle yönetilmiştir.

Kimsenin diline ve dinine karışılmamıştır. Milliyeti ve inancı farklı olan birçok toplum, Türk hâkimiyetinde yaşamayı tercih etmiştir.

Bu konuda en güzel ilkeyi 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' diye söyleyen Atatürk koymuştur.

Bizler böyle bir milletin torunlarıyız.

Hiçbir ayrım yapmadan bütün insanlara sevgi ve saygı duyarız.

'Yaratılanı severiz, Yaratan'dan ötürü' diyen Yunus Emre'nin torunları olarak, küresel düzeyde savaşların, düşmanlıkların bitmesini, sevgi ve dostluğun hakim olmasını arzu ederken, vesileyle Ahrete göç eden annelerimize ALLAH Rahmet eylesin mekanları cennet olsun dualar yolluyorum.

Halen yaşayan Annelerimizin ellerinden öpüyor sağlıklı ve mutlu ömürler diliyorum.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum