Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

KİTAPLAR HAYATIMIZIN EN BÜYÜK HAZİNESİDİR

KİTAPLAR

HAYATIMIZIN EN BÜYÜK HAZİNESİDİR

Başarının ilk kuralı kendini tanımaktır. Güçlü ve zayıf yönlerimizi keşfedip, zayıflıklarımızı güçlendirmeye çalışmak yapılacak ilk iş olabilir.

Peki, siz güçlü ve zayıf yönlerinizin ne olduğunu keşfettiniz mi?

Bir de şöyle düşünelim insanoğlu, elinde sürekli olarak parçalarını birleştirmeye çalıştığı bir yapbozun en önemli kahramanı; kendini ören, kendini onaran ve kimi zaman da yanlış bir parçanın bütün içerisinde eriyeceği düşüncesinin verdiği hasarla kendini yaralayan bir kahraman.

Bütün çabası bir yapbozun küçücük şekillerinin birleşerek anlamlı bir resme dönüşmesi için. O küçücük şekillerin hepsine ihtiyacı var.

Bu şekillerin bir tanesinin eksikliği bile ruhunda, bilinçaltında çok büyük yaralar açacak. Birleştirmeye çalışırken aslında parçaladığının, yanlış bir bütünü yeniden yeni adlarla oluşturduğunun farkında olmayacak.

Bir de şöyle düşünelim; bütün parçalar yerli yerinde ve ama eksik olan bir şeyler var. Parçaları doğru yerlere koyduğunuzdan o kadar eminsiniz ki, yine de bir bütünü oluşturmak anlamında içinize sinmeyen, yanlış bir resim var ortada.

Üstelik oluşturacağınız resimde kullanabileceğiniz hiçbir parça kalmamış elinizde.

Kitaplar hayatımızın en büyük hazinesidir. Hayattan öğrenebileceğimiz bilgilerin yanı sıra eksik

Kalan bütün yanlarımızı doldurabileceğimiz en büyük dostumuzdur kitap. Düzenli kitap okuyan insanların bu alışkanlığı günlük hayattaki konuşmalarına dahi fazlasıyla yansır.

Diksiyonlarına, kurduğu cümlelerin anlamlarına oldukça katkı sağlar. Kişisel gelişim konusunda da en büyük yardımcı yine kitaplardır. Kendimizi bir kitaba kaptırdığımızda bambaşka bir dünyaya dalarız. Bazen kendimizi karakterlerin yerine koyar, onları kendimize benzetiriz.

Bakış açımıza da oldukça yeni bir yön verecek

olan kitaplar aynı zamanda kelime hazinemize de büyük katkılar sağlar. Ülkemizde yapılan araştırmalara göre ortaya çıkan kitap okuma oranı ise maalesef binde birdir.

Avrupa ülkelerinde yüzde yirmi bir olarak karşımıza çıkan bu oranın bizde bu seviyede olması oldukça üzücüdür.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yapmış olduğu son araştırma da bunu destekler nitelikte.

Yayınlanan rapora göre Türkiye kitap okumada 86. sırada. Ülke olarak günde ortalama 6 saat

Televizyon izleyip, 4 saat internete girerken kitap okumaya sadece 1 dakikamızı ayırıyoruz!

Avrupa Birliği ülkelerinde %21 olan kitap okuma oranı ise ülkemizde sadece %0,01.(Emre Sakallıoğlu izlenimleridir).

Hem her bireyin kendi iyiliği ve gelişimi hem de ülkemizin gelişimi için kitap okumamız ve Okutturmamızın ileride yüz güldürücü sonuçlar ortaya koyacağı şüphesizdir.

O halde savunmaya geçmeden ne olduğumuzu önce içimizde tartışalım; sonra savunma mekanizmamızı kullanalım. Unutmayalım ki, kendimizi her savunmaya geçtiğimizde eksik ya da eksik bıraktığımız yanlarımızın harekete geçtiğini bilelim.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum