Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

KİTAP ÇOK DEĞERLİ BİLGİ KAYNAĞIDIR

KİTAP ÇOK DEĞERLİ BİLGİ KAYNAĞIDIR

Birçoğumuz hayata yeni yeni adım atmaya başladığımız dönemlerde, acının ne kadar kötü ve zararlı bir şey olduğu konusunda inandırıldık.

Oysa ne hissettiğimizi gerçekten “hissetmeden” gerçek hayat ve gerçek sevgiyle nasıl başa çıkacağız? Acı aslında bir “uyanış” anlamına gelir.

Yaşadığınızı ve sevdiğinizi hissedebilmeniz için acıyı da hissedebilmeniz gerekiyor, Ancak ne yazık ki insanoğlu çoğu zaman acısını bastırma ya da göstermeme eğilimindedir.

Şunu fark edin. Acı da tıpkı güzel duygular gibi bilinçli bir şekilde taşımanız gereken bir duygu.

Unutmayalım ki ne kadar güçlü olduğumuzu ancak gerçekten güçlü olmamız gereken zamanlarda fark edebiliyoruz.

Bu yüzden ayağa kalkın, acının da eninde sonunda bir “duygu” olduğunu kabul edin. Onu bastırmaya, görmezden gelmeye çalışmayın. Yaşadığınız acıdan utanmayın. O sizin bir parçanız. Hayatın ve aşkın gerçekleriyle tanışmanız için acının size getirdiği olgunluktan faydalanın.

Öğrenmekten zevk alan biri misiniz? Sürekli kendinizi geliştirmeyi ve yeni yetenekler edinmeyi seviyor musunuz? Bu sorulara cevabınız evetse o zaman sizinle bazı ortak noktalarımız olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Kişisel gelişim, son derece tutkulu olduğum alanlardan biridir. Bundan yıllar, yıllar önce kişisel gelişime çok önem verdiğimi ve başkalarının gelişimine de katkıda bulunmak istediğimi fark ettim. Hayatın anlamı hakkında düşünürken bir anda bu hayatta gelişim ve ilerleme kaydetmekten daha güzel ve değerli hiçbir şeyin olmadığının farkına vardım.

O günden beri de herkese şunu söyledim: “Ancak ve ancak kendimizi sürekli olarak geliştirirsek hayatın tadına varabiliriz.”

Yeri gelmişken Kitaplar, çok değerli bilgi kaynaklarıdır. Haliyle ne kadar çok kitap okursanız o kadar fazla bilgi edinirsiniz.

Yaşamak için çabalamak gerekir diye düşündüğümüz her an, çabalamayı da bilmemiz gerekir.

Ne ki bu çabalamak, ne için, neye çabalamak gerek. Sırf yaşamak için çabalarsa insan yaşıyorum diyebilir mi? Der elbet. Hem de öyle bir der ki…

“Yaşamak için çabala” sloganıyla geçen bir hayat… Oysa başka sloganlar da olamaz mı hayatta.

Elbet olur ama herkesin niyetinde ve icraatında hep aynı slogan var. Değiştirmeyi düşünmüyor hiç kimse.

Herkes hayat böyle geldi böyle gider der gibi. Peki, böyle gelen hayat böyle gitsin mi? Kimilerinin buna verecekleri cevap evettir kimilerinin hayır. Evet diyenler için diyecek pek bir şey yok lakin hayır diyenler için mutlaka olmalı.

Yeni bir slogan eşliğinde değişmeli bir şeyler. Evet, yaşamak için çabalamalı insan ama sırf yaşamak için, nefes alıp verme eylemiyle hayatı geçirecek işler için sınırlarsak çabayı ve yaşamayı eksik bir şeyler var gibi gelir.

Ne olduğu netleşmeyen bir şeyler, sen onların var olduğunu sezersin ama somutlaştıramazsın. Göz görmez, kulak duymaz ama gönül hisseder onları. Gönlün hissettiği şeyleri gözün görmemesi ne sıkıntılı bir hal…

Muhakkak hepimizin korkuları vardır. Kimimiz belirsizlikten, kimimiz topluluk önünde konuşmaktan, kimimiz ise risk almaktan korkarız.

Maalesef bu korkuların hepsi bizi bir adım ileri gitmekten alıkoyar ve hayatımızı zorlaştırır.

Ancak korkularınızı fırsata çevirmeniz de pekâlâ mümkündür. Bir şeyden korkuyorsanız bu çözmeniz gereken bir şeyi temsil ediyordur ve bunu çözmeniz de gelişmenize yardımcı olur.

Bu yüzden korkularınızı kişisel gelişimimize yön veren bir pusula olarak görün.

Eğer bir şeyden korkuyorsanız bilin ki o konuda bir eksiğiniz var ve bu sebeple o korkunuzun üzerine giderek kişisel gelişiminizi sürdürebilirsiniz.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum