Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

KENDİMİZİ SORGULAYALIM

KENDİMİZİ SORGULAYALIM

Millet olarak Mevla’nın belki bizi bu vürüsle imtihan ettiğini düşünüp kendimizi sorgulamamız gerekiyor.

İnsanlık,2020 Yılının ilk günleri ile yayılmaya başlayan ve dünyayı kasıp kavuran öldürücü bir virüsle karşı karşıya.

Bu yılın Mart ayı başlarından itibaren, bu güne kadar başta Çin olmak üzere dünyanın tüm ülkelerinde ölümler devam etmektedir. Yakın zamanda da bitmesi ön görülmüyor.

Peki, insanlık bu tufandan bir ders çıkartabilecek mi? Ne düşünmeliyiz, Sadece ölmemek için tedbirler mi almalıyız? Ya da ilahi nizamın emirleri dışına çıktığımız için kendimize yeniden çeki düzen mi vermeliyiz.

Benim kanaatim şu ki insanlık iman zafiyeti yaşamaktadır.

Birincisi, bu dünyanın zaten ölümlü olmasını bile kabullenemiyoruz.

İkincisi insanlık yakalamış olduğu teknolojinin ve lüksün farkında değil, zira tüm dünyada özellikle konaklama yerlerinde açık büfe ismi ile müthiş bir israflar yapılmakta bu yapılan israflarla ilgili yapılan araştırmalarda akıl alamayacak kadar devasa boyuttadır.

Dünya ülkelerini saran ve sırasıyla Korona ve Kovid-19 tanımlarıyla gündem olan virüs, daha fazla canlının ölümüne neden olmaması için, seferberlik ilan edilmiş durumda.

Daha da önemlisi okyanus ötesinden gelip, yaptığı işgallerle Ortadoğu, İslam Coğrafyasında taş üstünde taş bırakmamakla kalmayıp, masum insanları yerinden yurdundan canından eden Amerika, bugün virüsün merkez üssü konumunda. Bu tesadüf olabilir mi? Dünya geçmişte yaşanan toplumsal felaketlerden birini virüs olarak yaşamaktadır, Ve kıyamet kopacağı güne kadar da bu ve benzeri salgın hastalıklarla karşı karşıya kalacağını düşünmeden edemiyorum.

Yaşanan olayları herkes kendi inancının gereği bir görüşle değerlendirmek durumundadır.

Bizler de İslam inancına sahip kişiler olarak yaşanan olaylara Kur'an ve sünnet penceresinden bakmak durumundayız.

Peşinen söyleyelim ki tedbirsiz ve akılsız, kuru bir kadercilik mantığıyla olaylara bakamamalıyız.

Koronavirüs salgını da bilinen diğer tüm hastalıklar gibi Allah’ın takdirinin bir tecellisidir, Allah’ın takdiri dışında hiçbir şeyin Vukuu bulmasının mümkün olamayacağı bir dünyada yaşıyoruz.

Hiç şüphesiz bu musibet Allah’ın takdiri ile inmiştir, Bütün insanlığa ilahi bir ikazdır.

Bu Virüs insanın ne kadar aciz, dünyanın ne kadar fani, ölümün ne kadar yakın ve Allah’ın (c.c) ne kadar Büyük ve Güçlü olduğunu bizlere anlatmaktadır.

Ve yine Allah dilerse bütün insanlığı bir emriyle yarattığı gibi, yine bütün insanlığı küçücük bir virüsle terbiye edebileceğini gösterdi bizlere.

Peki, şimdi ne yapacağız? Bu musibetin hak ediş sebeplerini gidermek suretiyle üzerimizden bu musibetin kalkması için elimizden gelen maddi ve manevi her şeyi yapacak, tedbiri elden bırakmayacak, Dua ve Tevekkülle Allah’a daha çok sığınacağız.

Kısaca tüm dünya olarak, Müslümanlar olarak ve de tüm fertler olarak Bu öldürücü virüsten ders alarak kendimizi hesaba çekecek miyiz?

Hayat hızla geçiyor önemli olan para, güç, şöhret, çıkar peşinde koşmak değil anlam peşinde koşmak! Yani İnsanlığımızı hatırlamak, sözün özü yaşam felsefemizi yeniden inşa etmek zorundayız.

Tedbir bizden, takdir Mevla’dan diyoruz. Ülkemizi ve bütün Müslümanlığı Mevla her türlü musibetlerden uzak eylesin. Dua ile…

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum