Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

KANAAT, ŞÜKÜR, BEREKET!...

KANAAT, ŞÜKÜR, BEREKET!...

Sözlük' te Açgözlü olmayıp hırs göstermemek, Kısmetinden fazlasına göz dikmemek, Helâl ile yetinip haramı istememek

Az şeyi de olsa kısmetine razı olmak.

Yeme, içme ve barınacak yer hususunda bileğin emeği, alın teri ile kazanılana razı olmak, başkasının kazancına göz dikmemek.

Kanaat, çalışmayıp, sâdece eline geçeni kullanmak, tembel oturup, başka bir şey aramamak değildir, Aksine hırslı hareketlerden kaçınıp, gönül huzuru ile yaşamaktır.

Şükretmekte çok önemlidir;

Şükür, nimeti değil, nimeti vereni görmektir, Nimeti vereni bilip gereğiyle amel etmektir, Bu amel, kalp, dil ve diğer azalarla olur, Kalp ile iyiliğe niyet eder, Dil ile hamt eder, şükrünü açıklar, Uzuvlarla şükür ise, Allahü teâlânın verdiği nimetleri yerli yerinde kullanmaktır.

Mesela gözün şükrü, Müslümanların, arkadaşların kusurunu görmemektir. Kulağın şükrü, söylenilen ayıpları duymamış olmaktır.

Şükür, Allahü teâlânın verdiği nimetleri Onun sevdiği yerlerde kullanmaktır, Allahü teâlâ bir kula birbirini takip eden çeşitli nimetler verince, kul buna layık olmadığını düşünüp utanması da şükür olur, Şükürdeki kusurunu bilmesi de şükür olur. Şükredemiyoruz diye özür beyan etmesi de şükürdür.

(Allahü teâlâ, kusurlarımı örtüyor) demesi de şükürdür, Şükür vazifesini yerine getirmenin Allahü teâlânın bir lütfu olduğunu düşünmek de şükürdür.

Şükür, kendini o nimete layık görmemektir, Şükür İslamiyet’e uymak demektir.

Şükür, yapılan iyiliği anarak ihsan edeni övmektir. Yani dil ile teşekkür de şükürdür.

Havada oksijen bulunmasaydı veya oksijen miktarı yüzde 21 den az veya çok olsaydı, zararlı olur, hiçbir canlı nefes alamaz, yaşayamazdı.

Yeryüzünde hiçbir insan, hayvan, bitki bulunmazdı, Yağmurlu, karlı ve fırtınalı havalarda oksijen miktarı hiç değişmiyor. Allahü teâlâ değişmekten muhafaza ediyor.

Allahü teâlâ, insanlara büyük nimet olarak, Peygamberleri gönderip imanı bildirdi, Havadaki oksijen miktarını yüzde 21 olarak sabit tutuyor., Bu nimetlerin kıymetlerini anlamalı, her nefeste şükretmelidir.

Görmek, işitmek ve söylemek nimetlerinin kıymetlerini de düşünmelidir.

Bu nimetler için, gece gündüz durmadan hamt edilse karşılık yapılabilir mi? Lazım olan hamt ve şükür yapılmadığı için, bunları geri alıyor mu? Almıyor, affediyor.

Konu İslam olunca Bereketi de yazmamız gerek;

Müslüman Türkler ’in dinî kültüründe bereket kavramının ayrı bir yeri vardır.

Alışverişte satıcının “Allah bereket versin” demesi, yemek üzerine varanın “Bereketli olsun” temennisinde bulunması, darlık, kıtlık, kuraklık zamanlarında “Betbereket kesildi”, “Bereket kalktı” şeklindeki ifadeler buna örnek olarak gösterilebilir.

Öte yandan mübarek geceler, mübarek yerler gibi feyiz, bereket ve manevi destek beklenen zaman ve yer telakkileri de mevcuttur.

Malın, sağlığın, yemenin, içmenin, aile hayatının devamı ve bekası için bereket çok önemlidir.

Tabii ki mutluluk da öyle, Peki, bu iki güzel imkana kavuşmak için ne yapmamız gerektiğini biliyor muyuz? Evet, belki biliyoruz ama uygulamıyoruz belki de gerçekten ne yapması gerektiğini bilmeyenler vardır.

Aslında çok basit ama maalesef gaflet ile baş etmek imtihan sırrınca insana ağır gelir.

Allah-ü Teala bizlere verdiği sonsuz nimetler karşılığında sadece bir şükür bekliyor.

Saygı değer okuyucular bu üç konun her biri ayrı ayrı makaleler olacak konumdadır, ancak bura da özetler yaparak köşeme taşıyorum ve hoşgörünüze sığınıyorum.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum