Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

İYİLİK YAP UNUT

İYİLİK YAP UNUT

Hepimiz biliriz ki her iyiliğin karşılığı bize beklediğimiz gibi dönmez.

“Buna da iyilik yaramıyor”.

Gibisinden sitemler ederiz bazen hatta an gelir iyilik yapmaktan bile vaz geçmeyi düşündüğümüz zamanlar olur.

Ama vaz geçmemeliyiz iyilik karşılık beklemeden ve insanın kalbinden geldiği gibi yapılan bir eylemdir.

Yine hepimiz biliriz ki karşılık beklenerek yapılan iyilik düşünceme göre en baba açıklamasıyla ticarettir.

Sen ne olursa olsun iyi niyetinle hareket ederek iyilik yapmaktan vaz geçme.

İki şeyi unut, iki şeyi unutma. Yaptığın iyilikleri unut, sakın bir daha bahsetme. Çünkü her anlatışta, bir miktar daha sevabı gidiyor.

O yazılmış bir sevap, unut. Sana yapılan kötülükleri de unut. Neden, çünkü sabrettin Allahü teâlâ sana bir ecir verdi, her söylediğinde kaybediyorsun.

İki şeyi de unutma. Allahü teâlâyı unutma bir de ölümü unutma.

İyiliği Allah için yapmak lazım, iyilik ticaret değildir, yani tüccarlık değildir.

Ben bunu yaptım, sen ne yaptın veya ne yapacaksın denmez. Sen yap unut, hiç ummadığın yerde karşına çıkar.

İman varsa, her şey var demektir; iman yoksa hiç bir şey yoktur. İman hayattır candır, beden topraktan var oldu, tekrar toprak olacaktır.

Bedene can veren imandır. Büyükler, imansız bedeni seyyar kabre benzetmişlerdir.

Bizim kültürümüzde benzer şekilde yaygın olarak kullanılan, ancak uygulamada yaya kaldığımız şu sözleri hatırlamak yerinde olabilir:

'İyilik yap, denize at.' (Ayni iyilik yap ve yaptığın bu iyiliği unut.) Sol elin verdiğini sağ el bilmesin.' (Yaptığın iyiliği gizli tut.)

Ve Hz. Muhammed (SAV)’in şu sözüyle konuyu taçlandıralım: Sana yapılan kötülüğü ve senin yaptığın iyiliği derhal unut.'

İyilik niyetine sahipken yapılan eylemlerin neticesinde (iyiliği yapan kişinin talebi olmada dahi) sunulan bazı imtiyazlı hallerin de bir kir olarak değerlendirildiği kadim halklarda, iyilik neticesinde ulaşılan ün, şan ve şöhretten kurtulabilmenin tek yolunun sessiz, gürültüsüz zihin' olduğu söylenir.

Yani falanca iyiliği yaparsam ruhen, bedenen ve ya zihnen ya da sosyal olarak şu iyilik ve huzur veya erdem, hallerine ulaşabilirim planı, düşüncesi ya da beklentisinden uzak olmak gereklidir.

Yapılan iyilik ve hayrın karşılığının beklenmesi yerine, zaten olması gereken olanın bu olduğu için varsayılan o halimizin iyi unsurlarla donanmış olması esas.

İyilik düşüncesi bir niyet, davranışlarda beklentisiz iyilik hali ise o niyete sadakat anlamına gelir.

Sevgi hep yüksekten aşağı gelir, Bir büyük zata birisi, (Allahü teâlâ beni seviyor mu?) diye sormuş. O da (Sen Allahü teâlâyı seviyor musun?) demiş.

Evet seviyorum deyince, Allahü teâlâ seni seviyor buyurmuş.

Çünkü sevgi yüksekten aşağı gelir. Eğer O seni sevmeseydi sen Onu sevemezdin. Kocası sevmezse hanım nasıl sevsin. Hocası sevmezse talebe nasıl

sevsin. Onun için herkesi sevin. Siz severseniz onlar da sizi sever. Niye beni sevmiyorlar diye şikâyet etmeyin.

İyilik yap ama o yaptığın iyiliğin karşılığını ıyilik yaptığın insandan bekleme.. Yani karşılıksız yap ve unut..

Zaten hiçbir zaman iyilik yaptığımız insanlar vefa bilmez genelde kime iyilik yapsak nankörlük görürüz hatta demişler ya düşenin dostu olduk düşen düştüğünü inkar etti diye..

Yani sen iyiliğini yap denize at karşılığını o insandan bekleme senin yaptığın iyiliği o insan unutur ama Allah unutmaz ve bir gün o iyilik başka bir insandan başka bir yerlerden sana geri döner..

Sen nerden olduğunu bilmezsin belki ama o iyilik bir şekilde seni bulur.. İnsanlar nankördür unutur ama Allah senin mükâfatını mutlaka verir...

İyilik yapmak çok güzel bir davranıştır ama yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yoktur.

Genelde yapılan iyilikler unutulur, kötülükler ise hep hatırlanır.

Aslında yapılan iyilikleri unutmak vicdana ters, kötülükleri unutmak ise akla ters bir durumdur diye düşünüyorum.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum