Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

İSYAN ETME ECEL RANDEVU İLE GELMİYOR

İSYAN ETME

ECEL RANDEVU İLE GELMİYOR

Bazı dönemlerde birtakım şeylerden memnun olmazsın.

Önüne gelen her şeyden şikâyet edersin hayatın ve o an içinde bulunduğun imkânlara isyan edersin.

Bazen haftanın altı günü çalış, bir uyanmışsın hava yağmurlu, isyan edersin.

Başkalarının hayatına aldığı insanlarla mutlu olduğunu görür, içlenirsin, isyan edersin.

Yemek yersin tadını beğenmez isyan edersin. İsyan etmen için bahane dahi olamayacak şeylere isyan edersin.

İsyan etmeye o kadar çok alışırsın ki, Şükretmeyi unutur gidersin.

Aslında en iyi terapi dir şükretmek bilmezsin.

Tom Robbins şöyle der: “Hayat istediğini sunmaz, sunsada uymaz, ya zaman yanlıştır, ya mekân belki de insan”.

İstediğin şeyler sana gelmiyorsa bekleme, sen onlara git. Önüne gelen her şeye isyan ederek bir yere varamazsın.

Kendi hür irademizle gelen imtihanların tamamen bizim sorumluluğumuzda olduğunun bilincinde olmalıyız. Hani bir atasözü vardır; “Kendi düşen ağlamaz”…

Yani kendi davranışı ile zarara uğrayan birinin bundan yakınmaya hakkı yoktur.

Allah neylerse güzel eyler, Lakin görme engelli fiziksel engelli zihinsel engelli birçok kardeşlerimiz var.

Ve bazı arkadaşlarımız engelli olduğu için isyan etmektedir. Fakat şunun farkında değildir, bu dünyadaki her şey yalandır.

Ve Peygamber efendimizin tüm engellilere ahirette şefaatçi olacağını bilmezler.

Ne bilirsiniz belki Allah sizden aldığı ayak göz kol kulak yerine belki size kanat verecek.

Sizlerin nice bildiğiniz her hayırda bir şer, her şerde bir hayır saklıdır sizler bilemezsiniz.

Yalnızca bunu kâinatın yaratıcısı Yüce Allah bilebilir. Ne demiş âlemlerin rabbi olan Yüce Allah, biz insanlara bana ibadet edin dua edin ben de sizin istediklerinizi vereyim buyurmuştur.

Engelli olmak bizim istediğimiz bir şey değildir, sadece Allahu Teâla bizlere bunu layık görmüştür.

Eğer ki bizler Müslüman isek isyan etmek yerine şükür etmeyi bilmeliyiz. Allah'ın verdiği her türlü hayırlı ya da hayırsız şeylerin başımızın üzerinde yeri olmalıdır. Çünkü bu dünya sürgünü gelip geçicidir, Allah kullarına farklı farklı zorluklarla imtihan eder.

Ve unutmayın ki her imtihanın ahirette bir mükâfatı vardır. Nasıl dünyada su bile parayla alınıyorsa her şeyin bir karşılığı varsa, ahirette de sabretmenin tebessüm etmenin şükür etmenin bir karşılığı vardır.

Sevgi göstermek için hep son anları bekliyorsunuz; Hasta hane koridorlarını, Siren sesi öncesini, Veda vaktini…

Ama ölümün son anı yok. O ansızın gelecek. O an pişmanlık hiçbir şey ifade etmeyecek.

 

Değerli Okurlarım Hırsızlığın-Arsızlığın meşrulaştığı, Zulmün, artık Ayyuk’a çıktığı bir düzende yaşamak, çok zor geliyor insana. Kimisi, Onur Mücadelesi için susuyor düzene, Kimisi bir ekmek için, üç kuruşluk insana kul ediliyor…

Merhametin, kalmadığı, sevginin, huzurun yok edildiği, büyüğe saygının gösterilmediği, küçüğe sevgilerin verilmediği, bir coğrafya ’da, dürüstlük çok pahalı bir yaşam tarz olduğunu biliyorum işte tam burada sabır ve şükür devreye girmeli

Ecel randevu ile gelmiyor. Hiçbir zaman bu dünyanın geçici olduğunu, mutlak sonun ölüm olduğunu unutmamalıyız. Hep hazırlıklı olmalıyız. Kendimizi dünyevi hırslardan, kin, nefret, düşmanlık, ayrımcılık hastalıklarından, temizlemeliyiz.

Arkamızdan güzel hatıralar bırakmaya gayret etmeliyiz. Ahrette çok zor bir hesaba çekileceğimizi, aklımızdan hiç çıkarmamalıyız…

Bu düşüncelerle Yüce Allah’tan ülkemize ve bütün insanlığa barış ve huzur getirmesini diliyorum.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum