Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

İNSANOĞLU DOĞAR

İNSANOĞLU DOĞAR

İnsanlar en önemli işlerini yatarak yapar. Yatarak doğar. Yatarak büyür. Yatarak ürer. Yatarak iyileşir. Yatarak dinlenir. Yatarak doğurur ve yatarak ölür. Ölüm sonrasında ise hep yatar.

Zülfü Livaneli böyle yorumluyor.

Hayat herkesin farklı tanımladığı; sevgi, saygı, hüzün, heyecan;

iyi, kötü...

Tüm duyguları barındıran tuhaf; bazen çok güzel bazen güzel bazen kötü bir yer... Her şeyin görüldüğü bir yer. Seversin, sevilirsin; sevgi, saygı, heyecan olur. Seversin sevilmezsin; Acı olur Kimi zaman anlam veremezsin kâinatta olup bitene.

Hayat bazen keşkeklerle, bazen acabalarla, bazen iyi ki böyle olmuşlarla geçer. Ama bence her zaman yapılması gereken tek şey; ŞÜKÜR!..

Doğduğun andan itibaren var olmuş olursun, belki de ömründe en var olduğun an…

Bir bedenin olur, bir kalıp. Küçücük bir beden… Ancak, bu küçücük bedene meydan okurcasına kocaman olan bir de kalbin vardır. Her türlü başarıya, başarısızlığa ve çekeceğin acılara karşı, vatanını Bayrağını son nefesine kadar koruyan bir asker kadar sadık savaşacak bir kalp…

Ağlarsın doğduğunda. İleride acılara artık ağlayamayacak kadar çok alışacağını bilmeden… Sen doğduğun anda bir hayat başlamış olur. Belki dünyayı değiştirecek bir hayat. Belki kalabalığın arasında fark edilemeyecek kadar kendini kaybetmiş bir hayat. Belki, yaşarken öleceğin bir hayat… Ve büyümeye başlarsın sonra.

Senin büyümeye başlamanla, acıların da büyümeye başlar. Dertlerin de büyümeye başlar. Kalbin de büyür aslında, ama sen bunu, kalbine aldığın çok az kişi olduğu için, yaşadığın yalnızlık hissinden anlarsın. Boş kalır kalbin… O boşluğu kimse dolduramaz. Senin büyümeye başlamanla, hüzünlü yolculuğun da başlamış olur.

Ve bir gün, biriyle tanışırsın. Kalbini tamamen dolduracak onlarca kişinin yerini tutan tek bir kişiyle… Çaresizce seversin. Nedensizce seversin. Bazen bu küçücük insanın senin için neden bu kadar büyük olduğunu sorgularsın. Ama cevabını bulamazsın…

Çünkü cevap, anlayamayacağın, anlatamayacağın kadar büyüktür. Söylenmesi kolay, yaşaması zor tek bir kelime… ” Aşk… “

“İlişkinin başında çiftler birbirlerini tanımak için zaman ve enerji harcarlar.

Bir yandan karşılarındaki insanın onun için uygun olup olmadığını anlamaya çalışırken bir yandan da kendilerini o kişiye beğendirmeyi isterler.

Bunun için birlikte vakit geçirir, sohbet eder, soru sorar, iltifat veya hediyelerle birbirlerini iyi hissettirir, ortak aktiviteler yaratmaya çalışır, fiziksel temas kurarlar.

Tüm bunlar, diğerini tanımak ve bağlanmaya karar vermek içindir. Bağlılık oluştuğunda ise, birbirini tanımaya ayrılan zaman ve enerji azalır. Hayatın diğer alanları tekrar öne çıkar ve enerjinin çoğunu alırlar.

İlişkiyi korumanın, geliştirmenin ve kalıcı kılmanın en önemli yollarından biri, fiziksel ve duygusal birlikteliğe ilişkinin başındaki gibi zaman ayırmaktır. Ufak jestler, paylaşılan anlara önem vermek. Sağlam ve kalıcı ilişkiler için, ilişkiye bağlılık, saygı, sevgi, anlayış, hoşgörü ön plandadır hele ki birde çocuklar, Torunlar, olduysa yukardaki kriterlere de uyulduysa mutluluk kaçınılmaz olur hatta gelecek kuşaklara da rol model olur.

Bu düşüncelerle tüm insanlara mutluluk dileklerimle

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum