Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

İNŞALLAH KADERE RIZA GÖSTEREREK BU KORANA VİRÜSÜNDEN KURTULACAĞIZ

İNŞALLAH

KADERE RIZA GÖSTEREREK

BU KORANA VİRÜSÜNDEN KURTULACAĞIZ

Elimizde olmadan başımıza gelen her şey kaderdendir. Vaki olanda hayır vardır deniyor.

Başımıza kötü bir iş gelse veya biri bize hakaret etse yahut treni kaçırsak üzülmeyecek miyiz? Üzülürsek Allah'ın kaderine razı olmamış mı oluruz?

Vaki olanda hayır vardır sözü, gerekli bütün sebeplere yapıştığımız hâlde, irade ve tercihimizin dışında, başımıza gelene, şikâyetçi olmadan sabretmek, neticesinin hayırlı olacağını bilmek demektir.

Yoksa kendi irademizle bir günahı işledikten sonra, Ne yapalım, kaderim böyleymiş, vaki olanda hayır vardır, demek yanlıştır.

Emekli Müftü Ragıp Güzel (Kadere Rıza) isimli kitabının sunuşunda şu şekilde kısaca anlatıyor.

Dünyada dertsiz insan yoktur. Ama tesellisi olmayan, kendisini rahatlatacak, gönlünü huzura kavuşturacak bir arkadaşı olmayan çok insan vardır.

Bir güzel söze, bir merhametli göze hasret kalıp derdini dökecek kimseyi bulamayan insanlar çoktur.

Mevlana der ki: “Dertli adamın, kararsızlıklarla, dumanlarla dolu bir evi vardır.

Derdini dinlersen, o eve bir pencere açmış olursun."

Şu kâinatta meydana gelen her olay, her hadise en ince teferruatıyla tespit edilen bir plan ve program dâhilindedir.

Kâinatın varoluşundan yok oluşuna kadar sergilenen ve sergilenecek olan her şey ilahi takdirle belirlenmiştir.

İnsan hayatı, sırları ve geleceği de hep bu ilahi takdirin cilveleri ile doludur.

Yüce Rabbimiz (c.c.) buyurur;

"Biz her şeyi bir ölçüye göre (kader ile) yarattık. (Kamer Suresi,49)

"Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz, onu yaratmadan önce bir kitapta yazılmış olmasın.

Şüphesiz bu, Allah'a göre kolaydır." Hadid Suresi,22

Selam Huda'ya tabi olanların üzerine olsun...

Bu açıklama benimde ilgimi çekmiştir, Kadere iman, kederlerin ilacıdır.

Acıları tatlılaştıran, zorlukları kolaylaştıran, yokuşları inişlere, külfetleri nimetlere çeviren, kahırları lütuflara döndüren bu imandır.

Hz. Peygamber (s.a.v.) bu imanla, bu teslimiyetle dünyanın en büyük inkılabını gerçekleştirmiştir.

Kendisi bu teslimiyeti yaşadığı gibi mü’minlere de tavsiye etmiş ve abdest alıp yatağa sağ tarafımızı koyup şöyle dua etmemizi söylemiştir.

“Allah’ım! Sana teslim oldum. İşimi Sana havale ettim.

Ümit ve korku içinde sırtımı Sana dayadım. Senden başka hiç bir sığınak ve korunak yoktur.” (Buhari, Vudû, 75)

Yakup peygamber Yusuf’un üzüntüsünü kalbine gömüyor ve şöyle diyordu: “Ben üzüntümü ve tasamı ancak Allah’a arz ederim.” (Yusuf, 86)

Aynı şekilde Corona virüsü ile ilgili Türk insanı Avrupalılar gibi ayakkabı ile eve giren, uzak doğuda hayvanlara zulm ederek beslenen ya da İran gibi kendi insanına, Kadın’a eziyet eden bir millet olmadığı için ben ciddi bir şekilde etkilenmeyeceğine inanmak istiyorum.

Lakin rahat olun diyerek kimsenin vebalini üzerime almak istemem.

Lütfen maksimum seviyede temiz olun, bol hijyen, maske, temizlik, temizlik, temizlik...

Bu süreç sonuç olarak bitecek ve bu sürecin yaşanması şu ana kadar dünyada olan her şey gibi hepimizin iyiliğine olacak! İnşallah.

Görüldüğü gibi, şer zannedilen şey, hayrımıza olabiliyor. Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretlerinin şiirini hatırlıyoruz:

Hak, şerleri hayreyler,/Zannetme ki gayreyler,/Ârif onu seyreyler,/

Mevlâ görelim n’eyler,/N’eylerse, güzel eyler.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum