Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

İLAÇ İSRAFI SAĞLIK YÖNTEMLERİ

İLAÇ İSRAFI SAĞLIK YÖNTEMLERİ

( Günümüzdeki sağlık yöntemleri)

Modern tıp, teknolojinin de gelişmesiyle sürekli kendini yenileyen bir alandır. Zaman ilerledikçe yeni teşhis araçları (Mikroskop, Radyografi, MR, Tomografi, Elektron Mikroskopisi, Biyopsi, kan-gaita-idrar tahlilleri vb.) bulunmuş, hastalıklar ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan yöntemler daha kapsamlı olarak geliştirilmiştir.

Modern tıpta hastaya bir ürünün ham şeklinin verilmesi yerine, o hastalığa fayda sağlayan etken madde tespit edilip damıtılarak ilaç hâline dönüştürülmektedir.

Etken maddelerin insan dokularında nasıl iyileşme gösterdiği tespit edildikten sonra yoğun araştırmalarla birlikte, daha az yan etkisi olan ilaçlar sentezlenmektedir.

Geleneksel tıp ise, Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre, fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunları tedavi etmenin yanında sağlığın iyi sürdürülmesinde de kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı, izahı yapılabilen veya yapılamayan bilgi, beceri ve uygulamaların bütünüdür.

Bu yöntemler, eğer ülkedeki sağlık sistemine entegre olmamışsa, tamamlayıcı tıp veya alternatif tıp yöntemleri olarak adlandırılır. Bazı ülkelerde “tamamlayıcı tıp”, modern tıbbın dışında, ama onu tamamlayan uygulamaları ifade ederken; “alternatif tıp”, modern tıbbın yerine geçen yöntemler anlamına gelebilmektedir.

Günümüzde geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları gittikçe artmaktadır.

Bu artıştaki en önemli sebepler, doğal ürünlerin hiç yan etkisinin bulunmadığı zannı ve en güvenli ürünler olduğu inancıdır.

Aynı zamanda medyada da sıkça pazarlanmakta olan bu ürünlerin istismar edilmesi de sıkça karşılaştığımız sorunlar arasındadır.

İnsanların önemli bir kesiminin hayatında yer bulan bu tür uygulamaların, ülkelerin sağlık politikalarında göz ardı edilmesi, toplum sağlığında önemli risklere yol açabilmektedir.

Modern tıbba “alternatif” olarak gösterilen bu alan, tıbbî alt yapısı olmayan, denetimsiz ve istismara açık bir alan olduğu için, DSÖ’nün de bu alanda çok önemli araştırmaları ve dokümanları bulunmaktadır.

Dünya, modern ve geleneksel yöntemlerin birleştirilmeye çalışıldığı ve bu yönde çalışmaların yapıldığı bir süreçten geçmektedir.

Bir önceki DSÖ Başkanı Dr. Chan, doğal ürünlerin iyi ve güvenli olduğuna olan inancın istismar edilmesi ve ticari olarak kolayca

pazarlanabilmesi gerçeğinden hareketle şu yargıya varıyor: “Köklü, kültürel olarak kabul gören ve yararlı bir geleneksel tıp, iyi eğitim almış, tecrübeli ve lisanslı kişiler eliyle uygulanırsa daha zor istismar edilecektir.”

Toplumda yer almış olan geleneksel tedavi yöntemleri, uzun yılların tecrübesiyle günümüze kadar gelmiştir. Ama bu yöntemler, ölçüsüzce, halkın sağlığını hiçe sayarak, menfaat sağlamak amacıyla iş görme vaziyetine girdiği takdirde topluma önemli zararlar vermektedir.

Bunun önlenmesi için de bu alanın devlet eliyle kontrol altına alınması, tıp eğitiminde bu alana gereken önemin verilmesi, halkın bu yöntemler hakkında daha çok bilgilendirilmesi gerekmektedir.

İnsan sağlığını korumak ve onu en iyi seviyede tutmak, hekimlerin ilk ve en önemli görevidir. İçeriği ve etkileri bilimeyen maddeleri insan üzerinde uygulatmak etik değildir.

Ayrıca her doğal ürünün mutlaka olumlu etkide bulunacağı, hiçbir yan tesirinin olmayacağı şeklindeki görüş, yapılan birçok araştırma ile çürütülmüştür.

Devamı yarın;

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum