Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

İÇİNDE BULUNDUĞUN ANI YAŞA

İÇİNDE BULUNDUĞUN ANI YAŞA

Hepimiz geçmişimizi değiştiremeyeceğimizi biliriz.

Fakat yaptığımız işlerden ve yaşadığımız olaylardan pişmanlık duyduğumuzda, geçmişin kalıntılarına takılıyoruz demektir.

Bir anlamda birbirinden bağımsızdır, zira her şey gibi siz, sizin doğrularınız, bakış açınız her şey gibi yaşamla beraber defalarca yeniden şekillenmektedir.

Tıpkı seramik çamurunun defalarca şekillenip, bozulup, tekrar şekillenmesi gibi.

Ama özünde belki sabit kalan malzemedir. Belki su ile ıslandığında daha kolay şekil alan, belki zamanla sertleşen, fırına girince sertleşen, sırlanan, kırılan ama özünde hala çamur olan siz. aslında özünde hiç değişmeyen siz.

Zira ne yazık ki hayat bir bütündür; her ne kadar ders alsanız da bazı bazı, her ne kadar da kararcı olsanız da o bütünün çok dışına çıkıp çok da farklı bir şey yapamazsınız.

Zira hayatınız elinizdeki çamurdan ibarettir. Yapılabilecek tek şey o çamurun sınırları, yapabilirlikleri, avantaj ve dezavantajları konusunda doğru bilgiye sahip olup, kendinizi tanımaktır sadece.

Ne yapmış olursak olalım onlar geçmişte kaldı...

Bir daha asla o zamana gidemeyiz ve değiştiremeyiz.

Bizim bugünkü yaşamımız, duygu ve düşüncelerimiz aslında geçmişteki seçimlerimizin veya yaptıklarımızın bir sonucudur.

Asıl önemli olan da geçmişi unutmak değil, geçmişe takılmamaktır.

Sürekli yaşanan pişmanlık duygusu, geçmişe bağlanıp kalmanın bir sonucudur ve kişiyi duygusal çöküntü ve değersizlik inancına götürür.

Yüreği paramparça olmuş şehit aileleri için ne yapabiliriz? Onların acılarını dindirmek ne haddimize, duygudaşlık bile kuramayız hissettikleriyle ama yapılacak bir şeyler de olmalı. Sadece siyah fotoğraf paylaşmanın ötesinde daha gerçek ve samimi bir dayanışma. Acıların hafiflemesi için atılacak adımlara destek ve gönüllü olabiliriz’

Mevlana; Ne geçmiş var, ne gelecek. Ne geçmişe bak üzül, ne de geleceğe bak tasalan. İçinde bulunduğun anı yaşa; çünkü o an varsın.

 

 

Yapılan araştırmalarda görülmüş ki bazı şiirler sayfalar dolusu kitabı özetleyivermiştir,

Şiirlerde görülüyor ki; Kimi zaman acıtır kimi zaman bir dost gibi sarılır size.

Hissettiklerini o kadar iyi bilirler ki o şiirin senin için yazıldığını düşünürsün. Kim bilir belki de öyledir? Hadi soruları cevapla ve hangi şiirin senin için yazıldığını öğren.

Geçmişle yaşamak geleceğe bakamamaktır aslında! Geçmişten bugüne iyi hatıralar, iyi dostluklar, candan arkadaşlıklar taşınabilmelidir.

İnsanı yoran, üzen, kahreden, açmazlara düşüren, dibe vurmasına neden olan her ne varsa dünde bırakılıp bugüne gelinmelidir.

Yeni bir sayfa açmak, her şeye sıfırdan yeniden başlamak, yeni başlangıçları milat kabul etmek gibi ifadeler, dünle yaşamayı noktalamak olarak söylenegelmiştir.

Bu arada asıl yaşamamız gereken, elimizde ki tek gerçek şey olan şu an uçuyor gidiyor.

Yani içinde bulunduğumuz zamanı yaşamıyoruz, Yaşadığımızı düşünüyoruz ama farkına varmadan tüm yaşam boyu düşüncelerin oluşturduğu bir hayali gerçeklikte tüketiyoruz.

Oysa geçmiş ve gelecek gerçek an değildir. Biri yaşanmıştır, diğeri yaşanacaktır.

Geçmişten Ders Almak…

Geçmişe, geleceğe ışık tutsun diye bakın” Robert Goodkin

Geçmişimizden ders almak: Geçmişin tecrübesinden faydalanmasını bilmektir.

Geçmişte yapılan hataları tekrarlamama tecrübesini kazanmaktır.

Bunu yapamayanlar, maalesef geçmişi anda sürekli yaşar ve bugüne odaklanamazlar.

Elbette, kültürlerin, medeniyetlerin, milletlerin, nesillerin kısaca insanlığın temelleri geçmişlerine dayanır.

Geçmiş unutulursa gelecek inşa edilemez. Çünkü geçmişini bilmeyen geleceğe emin adımlar atamaz.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum