Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

İBRETLİK GERÇEK BİR HİKÂYE -1

İBRETLİK GERÇEK BİR HİKÂYE -1-

Yaşanmışlıklar üzerine kurgulanmış, kaleme alınmış ve paylaşılmış olan hikâye seçeneklerinin en popüler olanları hiç şüphesiz ki, gerçek hikâyelerdir.

Oldum olası yaşanmış gerçek hikâyelerden hep etkilenmiş ve hayatımın akışı içinde çok dersler almışımdır.

Herhangi bir dönemde herhangi bir şahıs ya da bir topluluk tarafından yaşanmış olan bir olayın, eğitici ve öğretici nitelikte kaleme alınması ve yeni nesil ile paylaşılması amacı ile “yaşanmış hikâyeleri zaman, zaman sizlerle paylaşmak istiyorum inşallah”.

Bu gerçek hikâye paylaşımlarının çocuklara aktarılması konusunda siz okur ve çocuklarınıza okuma alışkanlığını, araştırma alışkanlığını kazandırabilirsiniz.

İşte size yaşanmış gerçek bir hikâye;

Genç kız, el aynasında makyajını denetim etti; “-Gayet iyi.” dedi. Güzelliğinden emindi. Çevresindeki adamların pervane olmasından aslına bakarsanız biliyordu güzel bulunduğunu.

Yaşamın tadını çıkaran, rahat yaşayan biriydi, Cep telefonu çaldığında, akşam dostlarıyla hangi eğlence yerine gideceğine karar vermeye çalışıyordu.

Telefondaki numaraya baktı, arayan annesiydi.Alo… kızım, nasılsın? İyiyim anne, Ne oldu? Sana bir sürprizim var.

Sürpriz mi? Evet, Fazlaca eski bir dostum, şehrimize gelmiş…

Eee kimmiş?

Kim olduğu, sürpriz Fakat onu, senin almanı isterim, Ben mi?

Evet, senin iş yerine yakın olan parkı biliyormuş.

Parka gitmesini ve seninle buluşmasını söyledim. Senin de parka gidip onu almanı isterim.

Anne, ben bu şekilde şeyleri sevmem, kendin halletsen!?

Kızım 1-2 saatlik bir işim var Ek olarak seni bebekliğinden tanıyan bir dostum, Seni görünce kesinlikle oldukça sevinecektir, Amaaan. Peki peki…

Nasıl tanıyacağım? Evden çıkarken üstüne giydiklerini tanım ettim, O parkta bazı oturaklar piknik masası şeklinde, Parkın beyaz perde tarafı girişindeki ilk piknik masasına otur, O ulaşınca seni bulacak.

Tamam, anne, tamam… Kızım senden her gün mü bir şey isterim. Üniversiteyi bitireli, hele de işe gireli bir satmaca yatırmaya bile göndermedim, Derhal darılma, tamam dedim ya…

O iyi mi tamam demekse… Her neyse, hadi o vakit, izin al da çık, bekleme Ben de işlerimi bitirip derhal geleceğim.

Genç kız, izin alıp çıktı. Kısa bir yürüyüşten sonrasında parka vardı. Bu parkta daha ilkin asla oturmadığını fark etti. Dostlarıyla hep paralı, lüks eğlence yerlerine giderlerdi.

Annesinin tarif etmiş olduğu, girişteki ilk masayı buldu, boş olan kısmına oturdu.

Masanın öteki tarafında bir köylü hanımla, ufak kız oturuyordu. Onlarla aynı yerde bulunmaktan utandığını hissetti.

Annemin arkadaşı çabucak gelse de, şunlardan kurtulsam” diye düşündü.

Köylü hanım çekinerek seslendi; Affedersin dersin kızım, bir şey sorabilir miyim? Kızım” diye seslenmesi iyice sinirlerini bozdu.

Ne var, adres mi soracan! Sert çıkış karşısında hanım sesini alçalttı;

Hayır, kızım, başka bir şey soracaktım.

Sizin şeklinde cahiller ya adres sorar, ya para ister, Köylü kadının kızaran yüzüne aldırmadı bile. O sırada şık ve lüks giyimli, orta yaşlı bir kadının uzaktan yaklaştığını görmüş oldu.

“-Nihayet.” diye düşündü. Ayağa kalkıp hanımı karşılamaya çalışırken, hanım yanlarından geçip gitti.

Somurtarak geri oturdu.

Tarafındaki ufak kıza daha sıkı sarılmış köylü kadının bakış açısından bir damla yaşın süzüldüğünü görmüş oldu.

Hanım gözyaşını saklamak için öteki tarafa dönünce bir yüzündeki büyük yanık izi göründü.

Genç kız manalı, manalı güldü; Bak kolayca gözyaşı dökebiliyorsun, yüzünde de çirkin bir yanık izi var.

Burada ne bekliyorsun geç bir köşeye aç mendilini ağla… Fakat ağlamaya benden bir şey koparacağını sanma, tamam mı?

Hanım dayanamadı;

Devamı yarın;

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum