Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HEY GİDİ ESKİ KOMŞULUKLAR HEEY

HEY GİDİ ESKİ KOMŞULUKLAR HEEY

Saygıdeğer okurlarım bu köşe yazımda sizleri 1970 yıllara götürmek istiyorum bu nedenle de Yazı başlığımı böyle kullandım.

Geriye dönüp Çocukluk yıllarımdaki geçmişi gözden geçirirken zamanın şu an ne kadar kısa olduğunu düşünüyorum.

Şükürler olsun ki iyi komşuluk ilişkilerinin birçoğunu yaşadım

Günümüzde komşuluk ilişkilerinin olması gerektiği gibi olmadığını eskiden komşuluğun daha güzel olduğunu düşünebiliyorum.

1970’li Yılların başında pek çoğunuz hatırlayacaktır daha ülkemizde Televizyonlar yeni yeni alınmaya başlamış siyah beyazda olsa tanışmıştık.

Çok az sayıda dizi filimler kaçak, zengin ve yoksul gibi dizileri komşuların heyecanla birlikte seyrettikleri televizyonda yayınlanan ise haftada birkaç taneyi geçmediği.

Filim günlerinin iple çekildiği, evinde televizyon olan komşuda, davet dahi beklemeden cümbür cemaat toplandığı; o samimi ortamları hatırlıyorum.

Komşuluk ilişkilerinin sıkı bağlarla sevgi saygı ortamında saf art niyetsiz yaşandığı zamanı asla unutmuyorum.

Fenni gübrenin olmadığı; sebzenin meyvenin doğal organik yetiştirildiği hormonsuz olduğu, radyasyonlu çayların olmadığı, evlerin daha çok apartman şeklinde değil müstakil ve bahçe içinde olduğu, kanser illetinin bu kadar sık görülmediği, çevre kirliliğinin yaşanmadığı, küresel ısınma diye bir şeyin bilinmediği, buzulların erimediği, bazı canlıların soylarının henüz tükenmediği.

Öyle herkesin arabasının olmadığı, araba deyince tam zamanı geldiği için şu anımı da yazmadan geçemeyeceğim; can babam Eczacı Sevinç abim 1969 yılında tek kapılı Anadol marka arabası vardı onu sattı.

Tam yılını hatırlayamadım Rahmetli Kamil Tabak Tofaş bayisiydi gitti Tofaş 124 marka arabaya yazıldı.

Yanlış hatırımda kalmadıysa 2 ay sonra arabayı teslim aldığında içerisine bindim. Hayran hayran arabayı inceledim ve Sevinç abi bizi ailece sülüklüde ki lokantaya götürdü ve pide yedirdi o tarihlerde ilimiz Çankırı’da pide yapan yer yoktu.

Araba olmadığından uzak bir yerlere gidildiğinde yatılı kalınırdı, hiçbir komşunun ve arkadaşın menfaatleri için birbirini satmadığı,

Birisi bana merhaba dedi acaba benden bir şey mi isteyecek diye düşünülmediği.

Komşuluk ilişkilerinde paylaşım vardı, sabah akşam her vakit komşular birbirlerini gördüklerinde, selamlaşırlar, komşular

dertleşirler, birbirlerine iyi günler dilerlerdi, en azından bir günaydın bir iyi akşamlar denilirdi.

Küçüklüğümde iyi biliyorum bizim ege sokakta hemen hemen herkes birbirini tanırdı, bayramlar birlikte kutlanılır, düğünler birlikte yapılır, cenazeler birlikte kaldırılırdı.

İnsanlar birbirlerine azami sevgi ve saygıyı göstermeye çalışırlardı, hele yakın komşular elinden gelen yardımı yaparlar komşu komşunun külüne muhtaçtır atasözünün gereği yerine getirilirdi.

Yine hiç unutmadığım bir anımı daha paylaşayım;

Mahallenin tek terzisi olan ve Makineci nene lakaplı kol makinesi ile hizmet veren,

Rahmetli Babaannem kok kömürü ile çalışan ütüyü bana yaktırmak için ne yiyecekler verirdi oysa ben küçük olduğumdan ütü dökümdü çok ağırdı zor zar yakardım rahmetli Babaannem çok dua ederdi bana mekânı cennet olsun hakkım helal olsun dualar yolluyorum.

Bir gün avlulu evimizde çift kapılı kapımız açıldı kapının üstünde çan vardı kim gelirse gelsin kapı açıldığını duyardık.

Bir komşumuz elinde bardakta yağ getirdi huu makineci nine evde misin dedi gel komşu evdeyim hayırdır geçen günü aniden misafir geldi bende bakkaldan yağ alamadım size geldim evde yoktunuz sizin tel dolaptan bu bardakla yemeklik yağ aldım onu getirdim dedi.

Çok doğru evlerimizde kapılar kilitlenmezdi sadece kedi köpek girmesin diye kapıda asılı olan halkaları iple bağlanırdı.

Şimdi o eski komşuluk kalmadı aynı apartmanda oturan insanlar birbirini tanımıyor, tanısa da selam dahi vermiyor, bırakın selam vermeyi kafasını diğer yana çeviriyor.

Apartmanda park yeri yüzünden insanlar birbirlerinin neredeyse gözlerini oyacaklar.

Tabi ki bunun çeşitli nedenleri olabilir, bunu tartışmıyorum işte benim eski komşuluk ilişkilerinin günümüzde olmaması düşünceme karşılık sizlerde diyebilirsiniz ki; o zaman başka bu zaman başka yok komşuluk ilişkileri şimdide iyi, yok efendim vaktimiz yok, şartlar ağır gelişme şehirleşme işsizlik vs.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum, kafam almıyor ya komşuluk ilişkileri bozuldu, ya da hiçbir şeyin tadı tuzu kalmadı.

“HEY GİDİ ESKİ KOMŞULUKLAR HEEEY” Ya da bizler yaşlandık takdiri size bırakırken, Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum