Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HERKES YAZIYOR KORANA BEN YAZIYORUM HİKÂYE -1-

HERKES YAZIYOR KORANA

BEN YAZIYORUM HİKÂYE -1-

Yaşanmışlıklar üzerine kurgulanmış, kaleme alınmış ve paylaşılmış olan hikâye seçeneklerinin en popüler olanları hiç şüphesiz ki, gerçek hikâyelerdir.

Oldum olası yaşanmış gerçek hikâyelerden hep etkilenmiş ve hayatımın akışı içinde çok dersler almışımdır.

Bu yaşanmışlıkta ilgimi çekti siz okurlarımla paylaşayım istedim, Bir Covid-19 hikâyesi | İçeriden bilgi: Korona testim negatif çıktı ama…"Türkiye'de neden Covid-19 yok? Gerçekten yok mu?" tartışması bile henüz yapılmıyordu, o günlerde çok değil üç hafta

evveldi. Ve hatırlarsanız ilk vaka açıklanana kadar da (doğal olarak) dünyada olanlara ve ülkemizde olacaklara dair bu günlerdeki gibi bir algımız yoktu..."Pekiyi değilim galiba" eşiğim çok yüksek olduğu için, hastalık da sinsice sürüp, iki günde hızlı bir yükseliş yaptığı için, "İlaca rağmen bu ateş düşmüyor mu nedir, hadi oğlum bir hastaneye gidelim..." sözlerimle başladı hepsi.

Taksi, hastane, acil servis, muayene, 39,9 derece ateş, kan tahlili, serumlar, röntgen, oğlanla ateşli halden doğru gülüşmeler, influenza negatifmiş, kısa süre içinde değişen yüz ifadeleri, acil servis ekibinin tamamına aniden takılan maskeler, eldivenler ve servisteki hareketlilik…Didem Hanım, crp olması gereken en üst Aralıktan 25 kat daha yüksek. Efendim? Test negatif yani domuz gribi değilsiniz; idrarda ve akciğer röntgeninizde de bir belirti yok. (Varmış)

Benim göğsüm çok ağrıyor, çok halsizim ve çok üşüyorum, ateşim…

Hmm. Peki, yakınlarda yurt dışına çıktınız mı? O gece atar topar hastaneye yatışımı yaptıklarında benim henüz bir teşhisim yoktu, Oralarda bir günden fazla kalacağımdan da haberim yoktu.

Eldeki veriler atipik bir duruma işaret ediyordu bir onu anlamıştım, Öksürük var mı? Hayır Burun akıntısı? Hayır, Boğaz ağrısı? Pek az. Hmm, peki ne zaman çıktınız yurt dışına, nereye gittiniz? Ama döneli üç hafta oldu doktor hanım.

Değildir o, Hastaneye yatış İmzalayarak izin alıp, evden birkaç parça eşya almaya geliyorum; oğlanı birkaç saat evvel "birazdan gelirim sen git uyu çocuğum, yarın okul var" diye eve yollamışım. Uyuyor, eve döneceğim demiştim oysaki Döndüm ama yine gitmem gerekiyor hemen. Başucuna bıraktığım notta sakince durumu anlatıyorum. Uyanır uyanmaz da konuşacağız.

Son bir sigara içiyorum (hakikaten sonmuş). Arkadaşım beni bekliyor, sabaha karşı olmuş neredeyse, hastaneye geri dönüyoruz. Kaçamam da damar yolu açılmış bir defa.

Sabah damardan tedavi başladığı halde, henüz teşhis yok, endişeli halde doktorlar ziyarete geliyor, konsültasyonlar sürüyor, tomografi, kan tahlilleri vs tam olarak hatırlayamadığım durumlar.. Ailem ve arkadaşlarım ziyarete geliyor, hem ateşim var, hem halsizim, hem de gülüyoruz.

Bir tuhaflık var, ne olduğum belli değil, ama odaya maskesiz sokmuyorlar, gelen giden doktorlar bana bir değişik bakıyor, biri en sonunda "niye gittiniz ki yurt dışına “diyerek neredeyse haykırdığında (kendi kaderine haykırdığını sonradan öğreniyorum) biraz daha anlıyorum durumu.

Akşamüzeri doktor geliyor, tüm gün süren kararsızlığını üzerinden atmış bir tonda teşhiste netleştiğini söylüyor, odada arkadaşlarım da var.

"Atipik ve ağır bir zatürre bu, hastanede tedavi edeceğiz. Çok dikkat edeceğiz… Bilinen tüm virüs testlerini de yaptık hepsi negatif".

E, İyi. (İyi mi gerçekten? Size nerden geldi bu zatürre? diyordu daha bu sabah, ama neyse, iyi)

Doktor, o kadar net ve kesin bir açıklama yapıyor ki, sanki kendi kendine kafasındaki bütün soruları bırakması gerektiğini söylüyor. Açıklamayı bize mi kendisine mi yapıyor bilmiyorum. Ben zaten ateşle mücadele ediyorum gececi hemşirelerle birlikte.

Sabah aynı doktorum vizite birkaç doktorla birlikte fırtına gibi giriyor. (Belli ki gece boyu araştırmış, kafasındaki sorular bütün bu net tavrına karşın susmamış ve içine sinmeyen bir şey var.)

Didem Hanım, biz ihtimal yüzde 1 bile olsa size Covid-19 yeni tip Korona testi yapacağız.

Hiç endişe etmeyin pozitif çıkmayacak. (Uzunca bir anlatım, beni rahatlatmak için izahlar, oysa ki ben kendini hekimlere emanet etmiş bir hastayım zaten, sorun da çıkarmam ki, Korona zaten değilimdir, ülkede hiç yok, ilk vaka ben mi olacağım yani?..)

Peki tabi. Yapın, ben de eminim çıkmayacak, ama yapın...

Bilim kurguydu, çabucak gerçek oldu Burada okuyucuya aydınlatıcı bir bilgi vermek, aslında okuyucunun da bildiği bir şeyi ona hatırlatmak gereği duyuyorum.

Çünkü algımız son birkaç hafta içinde inanılmaz bir hızla değişti. Bana bunlar söylendiğinde ve tartışıldığında 26-27-28 Şubat 2020 günleriydi. Yani bundan üç hafta evvel Korona hayatımızda "bilim kurgu filmi" gibiydi.

Devamı yarın:

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum