Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HER GÜNÜNÜZ BAYRAM TADINDA OLSUN


Sevgili okurlar; 

 21.08.2017 Tarihinde Başkent’te ÇANKIRI’NIN SESİ Gazetesi sahibi ve genel yayın yönetmeni Dostum Sayın Mustafa SANSARLIOĞLU’NU Telefonla aradım.

 Çıkardığı Gazeteye aboneydim aboneliğimin bittiğini tekrar abone olmak istediğimi iban numarası verirseniz hesabınıza para göndereceğimi gazeteyi çok beğendiğimi kendisini yürekten tebrik ettiğimi söyledim,

 Geçmişte Rahmetli Nurettin DERELLİ Abimle ziyaretine geldiğimi sonrasında bir kopukluk olduğunu söyledim.

 Sağ olsun Abi olur mu ben senin çalışmalarını takip ediyorum

Çankırı’mız için harika şeyler yaptığını biliyorum aradığım içinde teşekkür etti ve abi bizim Gazeteye de yazılar gönderirsen yayınlayacağını söylemesi beni çok bahtiyar etti.

SİNCAN ÇANKIRILILAR Dernek başkanı olarak kendisini derneğimize davet ettim, kısa zamanda ziyaretimize de gelecek inşallah mekânımızda ağırlamaktan mutluluk duyarız.

Başkent’te ÇANKIRI’NIN SESİ GAZETESİ Azimle yerel süreli yayın olarak sanırım 10 yılı aşkındır Dostum Mustafa SANSARLIOĞU Yönetiminde her geçen zaman diliminde kendini yenileyerek daha geniş kitlelere ulaşma başarısını sürdürmektedir.

Her konuda ÇANKIRI İlimizin ÇANKIRI İnsanımızın sesi olmaya devam ediyor, Şunu bilmeliyiz ki Gazeteler toplumun aynasıdır.

Aslında Gazetecilik bir okul gibidir sanırım gazete yayını yapmak keyifli bir iş değildir. Zira yasal zorunlulukları var maddi zorlukları var.

 Huzurunuzda kendisine şükranlarımı sunuyorum başarılarının devamını diliyorum.

İlkyazımı da Yaklaşan KURBAN BAYRAMI Dolaysıyla 

HER GÜNÜNÜZ BAYRAM TADINDA OLSUN Başlığı ile okurların beğenisine sunuyorum.

ÜLKE İnsanları olarak 01.09.2017 Kurban Bayramı ilk günü “MİLAD kabul edelim” Geliniz hep birlikte barış, huzur, güven, ortamının olduğu bir Ülke için bu Bayramı fırsat bilelim.

Geçmiş için bir şey yapamayız, çünkü geçti ve bitti. Ancak gelecek için her şey yapacak güçteyiz.

Biz bu ülkede birlik, hoşgörü, adalet ve güven ortamı, içiresinde yaşayalım. 

Hep hatırlarız Bayramlarda  bir çocuğun hediyelerini başucuna koyarak beklediği şeker toplama arzusu ile mutluluktan uçtuğu,

Yaşlılarımız camlarda perde aralığından birilerinin çıkıp gelmesini bekleyen evin ebe beyinleri aman bir eksiklik olmasın şu yemekte olsun, tatlıyı da unutmayalım aman aman düşünceleriyle hareket eden ulu çınarlar gurbet yolu gözleyen ve kavuşma anının bayram olduğu bilincinde olan anne ve babamız, eşimiz dostlarımız ve bizleri sevenler…

Hastane köşelerinde yatan, kimselerin gelmeyeceğini taşırken o gün yani bayram günü geleceklerin olduğunu bekleyen hastalar. Gelenlere iyi olduklarını söyleyen siz nasılsınız demeyi düşünen güzel ve değerli insanlar gelenleri motive etmek adına biz ömrümüzü tamamladık aman siz iyi olun diyerek dertlerini unutmaya çalışan o eli öpülesiler… 

Yanlarından ayrılırken buğulu gözlerle belki diğer bayrama kavuşamayız düşüncesiyle sizden helallik isterken beni bırakma dercesine size hayran olmuş edasıyla bakan o gözleri unutmak mümkünmü?

Huzur evlerinde kalan “ yaşayan Tarih sayılan” okunmayı bekleyen birer kitap gibi olan dede ve ninelerimiz bizleri beklemezler mi?

O pamuk ellerinden bizler öperken mutlu olmazlar mı bizlerde onların hayır dualarını alarak mutlu oluruz öyle değil mi?

Ölmeden önce bak benim kabrimi ziyaret et beni unutma vasiyeti ile beklentisini dile getiren ve ebedi aleme uğurladıklarımız en azından bayram ve arife de ziyaret et derken beklemezler mi bizi kabirlerinde

Ama bütün bu güzel duygulardan sonra şimdi bana belki de diyeceksiniz ki sevgili okurlar sen hangi bayramlardan bahsediyorsun dünya ülkeleri kan gölüne dönmüş etrafımızı hainler sarmış terörle İslam’ı o kadar özleştirdiler ki, buna Müslümanlar bile inanır hale geldiler, oysa İslam merhamet dinidir. Sevgi, saygı, yardımlaşma, hoşgörü dinidir.

İslam’ın sömürü ile zulüm ile birlikte zikredilmesi dünyada yapılabilecek en büyük sapıklıktır.

Ne yazık ki, egemen güçler, zenginler, güçlüler daha çok kazanma hırsı ile dünyayı, özelliklede İslam coğrafyasını parmakları üzerinde oynatıyorlar.

İşte bu olumsuzlukları bir tarafa iterek Bayramlar sevgi, mutluluk, barış sembolüdür diyor, olumsuz duygulardan arınıp huzura erme ve uzlaşma zamanıdır.

Bir gün değil her gün bayram tadında yaşamayı öğrenen insan mutluluğun sırrına da ulaşmış olur.

Coğrafyamız da oynana oyunların farkına vararak ve insanlık aleminin huzuru için dua edip çalışarak geçirmeye çalışalım.

Hemen tamda bura da!.. Türkiye cumhuriyeti Devleti kurucusu;

 Gazi Mustafa Kemal Atatürk, TBMM. Ve yurdun değişik yerlerinde yapmış olduğu konuşmalarına bakıldığında bizlere yol gösterici birçok sözler söylemiştir. Atatürk’ün sözleri bu günde geçerliliğini koruyan evrensel düşüncelerdir. 

Hemen hemen her alanda fikirlerin açıkça beyan eden Atatürk, kurduğu cumhuriyetin devamının sağlanması ile vatanın ve milletin huzur ve refahını her şeyden üstün tutarak, toplumsal anlamdaki refahın milletçe el ele verip çok çalışarak elde edilebileceğini ifade etmiştir.

Barışı bir bütün olarak ele almış ve “Yurtta sulh Cihanda sulh” diyerek dünya barışının önemine vurgu yapmıştır.

Herkes fikirlerini Demokrasi hukuk sınırları içerisinde söyleme hakkına sahip bizi ülke olarak güçlü kılan temel değerlerimizde asgari müştereklerde buluşmalıyız. Bu düsturu kendimize ilke edinmeliyiz.

Dini Bayramlarımız olan ister Ramazan ister Kurban bayramı yaşıyor olalım ülke olarak çok acı dolu günlerden geçiyoruz bir parçamızı verdiğimiz şehit evlatlarımız nedeni ile hüzünlüyüz. 

İşte bu nedenle her birimizin geleceğimizden sorumlu olduğumuzu bilme zamanıdır, birlik beraberlik ve kardeşlik zamanıdır, 

Ülkemiz üzerinde oynanan iç ve dış faktörlere karşı dikkatli olma ve geleceğimize sahip çıkma zamanıdır, şimdi biz birlikte güçlüyüz ilkesini benimseme zamanıdır.

Dargınlıkların unutulduğu, yaşlıların hatırlandığı, çocukların sevindirildiği, hısım akrabaların dost ve komşuların ziyaret edildiği sevgi ve sevinç günlerinde inşallah hoşgörülü olalım bu düşüncelerle tekrar buluşmak umudu ile Kurban Bayramınız kutlu olsun

 

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum