Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HEP ÇOCUK KALSAYDIK KEŞKE

HEP ÇOCUK KALSAYDIK KEŞKE

Belki ağlayarak başlıyoruz hepimiz hayata ama tertemiz saf bir melek gibi geliyoruz dünyaya.

Çocuk olmak hayata tertemiz masum bir kalple başlamak.

Zamanın da çocukluğumuzun kıymetini bilemedik. Nasıl bile bilirdik onu da bilmiyorum çocuktuk çünkü, büyüdüğümüz de bizi neler bekliyor, neler yaşayacağız bunları tahmin etmemiz mümkün değildi zaten.

“Her yetişkinin içinde bir çocuk vardır” derler; doğrudur ama hiçbirimiz bu çocuğa ilgi, sevgi göstermez, yaşatma çabası içinde olmaz, arada bir hayatımıza katıp onunla oynamayız.

Oysaki çocuk; safiyeti, masumiyeti, coşkuyu, sevinci, neşeyi ve daha birçok güzel şeyi ifade eder. İçimizdeki çocuğu yaşatabilsek, zaman zaman biz de onunla çocuklaşabilsek, hayatımız ne denli güzel, ne denli aydınlık olurdu bilir misiniz?

Çocuğun ilk öğrendiği şey gülmek ve ağlamaktır. En büyük isteği ise oyundur. Keşke hepimiz çocuklar kadar oynamaya hevesli, gülmeye hazır olabilsek ve gerektiğinde ağlayabilsek; şarkılar söyleyebilsek, her “agu” diyene gülücüklerle karşılık verebilsek, içimizdeki kirleri, zifirleri boşaltıncaya dek gözyaşı dökebilsek...

Gün gelip o çocukluk yıllarımızı özleyeceğimiz aklımıza bile gelmezdi. Özledim ailemin başımın üstüne titreyip hep ben iyi miyim diye bakmasını.

Hastalandığım da başucuma koşmasını. Özledim çocuk olmayı. Çocuk olmak ne güzel bir şeymiş aslında. Çocukken anlamamışım bir hata etmişim, keşke çocukluğumu bilseydim.

Hayatı tadında yaşasaydım. Ama ne bileyim işte adı üstünde çocuktuk. Şimdi ailem yanımda değil, arkadaşlarım yanımda değil, en yüksek mevkide bile olsam yalnızım.

Çocukken herkes yanımdaydı şimdi kimse yanımda değil. Keşke, keşke, keşke demenin artık hiçbir şeye faydası yok. Çünkü geçti o zamanlar geçti. Nasıl kıymetini bilmemişim. O zamanları çürüterek geçirmişim nasıl. Kimi zaman kendi hatalarımla keşkeklerim oldu, kimi zaman da çok yakınımda ki inandığım, güvendiğim insanlara çok fazla değer verip sonrasında keşkekler, yaşadım. Ve yine keşkekler hiç bitmiyor ki üzülüyorsun, inciniyorsun ve en acı haliyle kırılıyorsun ama değişen bir şey yok.

Hala fedakâr hala alttan alarak devam ediyorsun.

Her şeye rağmen güzel olansa içinizdeki o çocuğu yaşata biliyorsanız mutlusunuz işte.

Bir yanınız hep çocuk kalmaya devam ediyorsa hayatın güzelliğini oradan yakalaya biliyorsunuz. Ve en güzeli de bir gün sizin de bir çocuk sahibi olmanız işte bütün hayatınız onun üzerine kuruluyor.

Dünyanın en güzel duygusu bir çocuk sahibi olmak, çocuk gibi düşünmek, çocuk gibi gülmek, bir çocuğu çok değerli bir cevheri işler gibi milim milim işlemek.

Her şeyden daha fazla değer verilmelidir o masum varlıklara. Savunmasız sizden yardım bekler gibi gözünüzün içine bakıp sevgi şefkat bekleyen o minik yüreklere onlara verilen emek, onlara duyulan saygı ve kendilerine verilen emek inanın bir gün bir çiçek demeti verilir gibi sunulacaktır size.

Dünyamız çok kötü çocuklar çok masum, saf, temiz onlara keşkeklerle dolu bir hayat bırakmamak için elimizden geleni yapmalıyız.

Çocukların arasına giriniz, çocuklarla arkadaşlık yaparak siz de mutlu bir çocuk gibi olunuz. Yaşamın gerçeğine ve gerçek olgunluğa ancak çocuklar gibi yaşadığınız zaman ulaşırsınız.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum