Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HAYRETLER İÇİNDE YAŞAYIP GİDİYORUZ

HAYRETLER İÇİNDE YAŞAYIP GİDİYORUZ

Hayat çok garip değil mi?

Yarın ne olacağımızı bilmeden yaşayıp gidiyoruz. Belki yarın yeni bi insanla tanışıp hayatımız değişecek.

Belki bi umut ışığıyla o yolda ilerleyeceğiz. Belki hiç bırakmayacağını sandığımız insanlar elimizi bırakacak. Belki çok mutlu, belki de kederli olacağız...

İnsan mutluluğu yakalamayı istiyorsa musibet anında sabretmeli. Öfkeyle söylenen sözler kalp kırar.

Üzersiniz ve üzülürsünüz.

Belki karşınızdaki söylediklerinizi unutur ama siz onu görünce utanırsınız.

Ya da sizin unuttuğunuz şeyleri karşınızdaki asla unutamaz. Unutmak istersin bazen ama unutamazsın.

Bazen başlarsın sorgulamaya hayatın anlamsızlığını, boş, bomboş olduğunu hissetmene neden olacak türlü gerekçeler dizilir önüne,

Duvarlar üstüne üstüne gelir, şelale olup boşaltmak istersin birine.

Duvarın en altındaki tuğlasını nefret ettiğin kişi çeker sonra hepsi teker teker düşer.

Hepsinin ve her şeyin üst üste gelmesinin nedeni bundandır.

Hayat ne garip değil mi? sorusuyla baş başa bulursun kendini,

Hep bir arayış içindesindir…

Günlerce beklersin, ne beklediğini bilmeden, bir şey olmalı, bir mucize, Tanrı’nın bir hediyesi belki, bir tebessüm, tatlı bir bakış ya da dokunuştur tüm ihtiyacın olan;

Sağlam ve güvenilir bir omza yaslanıp, mantığını ve kendini bırakma arzusudur. Çok mu şey arzuluyorum sorusu takılır aklına.

Bir söz bir cümle öbeği ya da bir yaşam belirtisi yeterlidir sorunun cevabı için.

Her şeyden vazgeçip rüzgârın önüne bıraktıysan kendini, rüzgârın seni nereye götüreceğini kestiremezsin.

Bu defa direnmeye çalışırsın ama nafile, tercihini yapıp rüzgâra karşı gelmediğindendir pişmanlığın.

Kanatlanıp uçmak istersin, oysa Zülfikar keskinliğinde kestirip atmışsın önemsediğin her şeyi, herkesi…

Kendi iç savaşında mağlubiyetini tüm hücrelerinde hissedebilirsen ne ala…

Yaşamak için bir neden ararken ölmek için birçok neden buluyorsun. Doğumumuzdan başlayarak.

Bir tünel misali hayat, mutluluğu aramaya yola koyulmuş vaziyette çoğu insan.

Mutluluk tünelin sonunda olduğu varsayılan bir ışık sadece arada bir yansır karanlığın içinde öyle…

İnsan doğduğu için başlar yaşamaya, acı ya da tatlı, mutlu ya da mutsuz. Hayat garip, sen garip ben garip diyorsun…

Haklısın, bu kadar garipliklerin olduğu bir hayatta beklentilerimiz bir damla mutluluk için bazen.

Bazen noktaları çarçabuk koyduğumuz şu hayatta kolaydır fütursuzca yaşamak.

Önemli, zor ve değerli olan emek verdiğin bir şeyin değerli kalacağını bilmenin bir erdem olduğunu kavramaktır.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

PAYLAŞ

Yorumlarınızı Bekliyorum