Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HAYAT İSRAFI

HAYAT İSRAFI

İsraf, gereksiz ve ölçüsüz harcamaktır. Biz her ne kadar israfı, suyun fazla akıtılması, ekmek kırıntılarının çöpe atılması olarak görüyorsak da asıl israf gereksiz ve yersiz harcanan her şey için söylenebilir. En büyük israf ekmek ve su üzerinden değildir.

Ekmek ve su, israfı da değerlendirilen nimetlerdir. Ekmek atıldığında kuşlara, kedilere, köpeklere yem olur.

Bu bir tür israftan kurtulmuş olabilir. Su ne kadar dökülürse dökülsün, denizlerde tekrar buharlaşıp su olarak gelebilir. İhtimal de olsa insanın ömrü israf edildiğinde geri dönüşümü yok, en büyük israf hayat israfıdır ve en büyük israf sağlık israfıdır.

Yine en büyük israf iman nimetinin israfıdır, en büyük israf ilim israfıdır. Allah’ın verdiği ilmi gereksiz yere, boş yere harcamak ve kullanmamak israftır.

Allah neyi nimet olarak kuluna lütfetmişse o muhakkak gerekli ve dengeli bir şekilde, kullanılmalıdır.

Yüce rabbim biz Müslümanlara paramızı harcarken israf etmememizi ve bununla birlikte çevremizdeki fakir ve yoksulları da görüp gözetmemizi imkânlar ölçüsünde onlara da yardım elimizi uzatmamızı bunun yanı sırada cimri de olmamayı.

İkisinin ortasında bir yol tutturmayı emretmektedir, Çocukluğumda sofradaki ekmek kırıntıları çöpe dökülmesin diye ailece özen gösterirdik halen ailemde bu gelenek devam etmektedir.

Büyüklerimiz bizlere bıkmadan usanmadan hemen her soframızda ısrarla bize söyledikleri “Ekmek kırıntılarını yiyin ki kazancınız bereketli olsun” oysa şimdi tüketimin kışkırtıldığı bir dönemde yaşıyoruz.

Eskiden gereksiz harcamaları paramız yettiği kadar yapardık, şimdi kredi kartlarını neredeyse son limitine kadar olmayan paramızı harcıyor ödemesi geldiğinde zorlanarak ödüyor ya da ödeyemiyoruz bu bile israf sayılmazmı? Sonuçta bundan ceplerimizde gönüllerimizde zararlı çıkıyor.

Hatırladığım kadarı ile annelerimiz bayat ekmeklerden tatlılar ve ekmekleri bıçakla doğrayıp üzerine et suyu ile domatesli varsa kıymalı baharatlı soğanlı yumurtalı sos olarak “papara dediğimiz yemekler yapılırdı “ bizim evde zaman, zaman bayat ekmek oluştuğunda halen yaparız çok da güzel bir yemek olmaktadır.

Ders çalışırken bile müsvedde kâğıtlarımız vardı, ya saman kâğıdı ya da bir tarafı yazılmış kâğıtlar kullanılırdı.

Canımız sıkıldığında kendimizi alış veriş merkezlerine değil dost meclislerine atardık, evlerimizde acil kullanılan eşyaların dışında fazla eşyamız olmazdı.

Şimdi düşünüyorum da bizi böyle tutumlu olmaya sevk eden acaba çok basit şekilde yokluk muydu? Alışkanlık mıydı? İnanç Kültürümüydü? Her türlü israftan bizi sakındıran şey tüketim ahlakımıydı?

Bu gün ki yaşamımızda tüketim alışkınlıklarımız oldukça farklı durumla karşı karşıyadır.

Mutfaklarda ki halimiz içler acısı. Artan yemekleri bizler gibi olan israfa duyarlı aileler hariç, neredeyse bir dahaki öğün de kimse yemek istemiyor. Gerekçesiyle çöpe dökülebiliyor.

İndirimlerden yararlanarak alınan onlarca eşya neredeyse hiç kullanılmadan dolaplarımızda istif edilmiş durumda.

Çocukluğumu Gençliğimi daha dün gibi hatırlıyorum gerçekten de günler aylar yıllar su gibi akıp geçiyor birde bakmışım ki yaş 69 olmuş ve yaşlanmışız hayatta değişmez kural bu aksini iddia eden olamaz.

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı Asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum