Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HAYAT BİR YOLCULUKTUR

HAYAT BİR YOLCULUKTUR

Hayat bir yolculuk ve bu dünyaya gözlerini açan her insan gibi sen de bir yolcusun.

Bu yolculuğun nerede son bulacağına dair eline hiçbir bilgi verilmediği gibi bu yola neden çıktığını da bilmiyorsun.

Herkesin kendi hayat yolculuğunda bineceği bir treni vardır elbet Mühim olan, hangi tren olduğuna bireysel olarak karar vermek ve aydınlıkta, karanlıkta yol alırken varış noktasını düşlemektir. Düşlemek, hayat yolculuğumuzda karşımıza çıkan zorluklarla mücadele ederken kullanabileceğimiz en büyük güçtür.

Peki, seni yolda tutan şey ne?

Neden bu yolculuğa devam ediyorsun? Çünkü yolculuğu seviyorsun, Karşındaki yol ikiye ayrıldığında ve birini tercih etmen gerektiğinde özgür iradenle karar verebilmekten hoşlanıyorsun, İplerin senin elinde olduğunu bilmek seni mutlu ediyor…

Bir bakıyorsun ki yolun, başka insanların yollarıyla kesişmiş; farklı insanlarla karşılaşıyorsun. Karşılaştığın insanları tanıdıkça, kendini de tanıyorsun, onlar sana kendi geçtikleri yollarda gördüklerini anlatıyor, sen de onlara kendi yolunu anlatıyorsun ve çok farklı güzergâhlardan geliyor olsanız da aynı yere doğru gitmekte olduğunuzu fark ediyorsun.

Bazen çok uzun bir süre, belki de tüm yol boyunca yapayalnız yürüyorsun, Önüne çıkan uzun ve zorlu yokuşlar seni yıldırıyor. Belki kaç kere yokuşun tam ortasında vazgeçmeyi, geldiğin yola kendini bir çuval gibi bırakıp yokuş aşağı yuvarlanmayı istiyorsun. Ama yokuşun sonunda karşılaşacağın manzaraya olan merakın seni daha güçlü kılıyor.

Yokuşun sonuna ulaştığında, ne kadar yorulmuş olsan da gördüğün manzara karşısında büyüleniyor, o yokuşu tek başına çıkmış olmanın verdiği haklı gururu yaşıyorsun. Başarıyorsun. Başarmayı seviyorsun. Bir başarı hikâyen oluyor ve sen bu hikâyeyi başkalarına anlatabilmek için saklıyorsun tüm yol boyunca…

Sonra biri daha çıkıyor karşına. Senden çok daha uzun bir yol kat etmiş. Senden kat kat fazla yokuş çıkmış, ama işte yollarınız kesişiyor. İşte o anda, ne kadar ilerlediğinin değil, ne kadar hikâye biriktirdiğinin, tecrübe edindiğinin, ders aldığının, öğrendiğinin önemli olduğunu fark ediyorsun.

Yol seni olgunlaştırıyor, yol sana bilgiyi veriyor. Olgunlaşmayı seviyorsun. Bilgiye, karşı koyamadığın bir açlık besliyorsun içinde…

Bu yüzden yürümeye devam ediyorsun. Bazen bir ayak izine rastlıyorsun ve takip etmeye başlıyorsun. Senden daha önce bu yolu gitmiş biri olduğunu fark ediyor, yalnız olmadığını kavrıyorsun. Takip ettiğin ayak izleri seni bir göl kenarına çıkarıyor. Gölün serin sularından kana kana içiyorsun, temizleniyor, dinleniyorsun… Buraya; bu muhteşem gölün kenarına ulaştığında yolculuğun bittiğini sanıyorsun önce. Ama sonra fark ediyorsun bunun bir hedef değil yola dahil olan bir dinlenme yerinden başka bir şey olmadığını. Sonra tekrar yola devam…

Bazen ayakların kanıyor, sıcaktan nefes alamıyorsun. Soğuk ve fırtınalı gecelerde korkuyor, sabah olduğunda açan güneşle birlikte korkuna veda ediyor ve umutlu bir yolculuğa fırtınalardan korkmamayı öğrenmiş bir şekilde yeni baştan başlıyorsun… Yolculuğun türlü tuzaklarla, talihsizliklerle, güzel tesadüflerle, karşılaşmalarla, hatalar ve doğrularla devam ediyor.

Çöllerden geçiyor susuzluktan ölmüyorsun. Okyanusları aşıyor ama boğulmuyorsun. Bazen öyle anlar oluyor ki, bir de bakmışsın, geldiğin yerden daha önce kaç kere geçmişsin…

Kendi izine rastlıyorsun… Kaybolduğunu sanıyorsun. Halbuki sadece öğreniyorsun.

Yol artık son bulsun istiyorsun, hâlbuki sen sadece bir yolcusun. Yolun bittiği zaman, yolculuk da bitmiş demektir hayırlı ve sağlıklı

,

 

 

 

yolculuklar dilerken,

Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapınızı asla kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum