Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HAYAT ASLA DÜZ BİR ÇİZGİ DEĞİLDİR

HAYAT ASLA DÜZ BİR ÇİZGİ DEĞİLDİR

Yüce Rabbimiz bize şah damarımızdan daha yakındır. İyiliğimizi ister. Cennete girmemizi arzu eder.

Bu konuda bizi seçenek sahibi kılar, Zorlamaz, Ama akıl verir. Kitap gönderir. Bununla beraber dileğe bırakır işi. Kötülük eden kötülük bulur, iyilik eden de iyilik bulur.

Hayrı ve şerri yaratır. Hayrı Murad eder, ama şerri Murad etmez. Yalnız şerre yönelene kapıyı açık tutar.

Çünkü neticede insan imtihan âlemindedir. İyiliğe yönelene de kapıyı açık tutar,İyiliğin kendinedir, kötülüğün de...

İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz.' (İsra, 7) Ayet açık. Yoruma gerek duyurmayacak kadar açık. Eden bulur!

Hikaye buya Bir zamanlar bir köyde bir ağa yaşıyormuş. Bir de özgürlüğüne çok düşkün cesur bir delikanlı. Bu deli­kanlının öyle bir atı varmış ki dillere destanmış.

Bütün yarışlarda, ağanın atları dahil bütün atları geride bırakı­yormuş.

Ağa sürekli olarak bu ata sahip olmak istiyor­muş. Fakat delikanlı bir türlü satmaya yanaşmıyor ve Ağa, bu atın hasretiyle günden güne eriyormuş.

Ağanın en zeki adamlarından birisi ağaya: “Ağam kendini üzme, akşama o atı ağılda bil” demiş.

Delikanlının her akşam köye döndüğü yolun kena­rına yüzü koyu uzanmış ve delikanlı yaklaşınca da “Ah., karnım, ölüyorum…”diye, inlemeye başlamış.

Delikanlı atından indiği gibi adamın yanına gitmiş, onu usulca yerden kaldırarak atına bindirmiş.

Sarsılmasın diye de, kendisi atın yularından iple tutarak yürümeye başlamış.

Birkaç “dakika sonra hilekâr adam, atın ipini yularından çözmüş ve at ile hızla uzaklaşmaya başlamış.

Atının ipleri elinde kalan delikanlı, giden atlıya ba­ğırmış:

“Bir dakika bekle bir şey söyleyeceğim. Sakın atı bu şekilde elde ettiğini kimseye söyleme”

Adam gülerek “Neden? Enayi olduğun ortaya çıkmasın diye mi?” demiş. Delikanlı üzgün bir şekilde devam etmiş “Hayır onunla ilgisi yok. Fakat sen bu olayı herkese anlatırsan, bir daha hiç kimse yol kenarında rahatsızlanan ve gerçekten yardıma ihtiyacı olan, insanlara durarak yardım etmez.

Bu insan senin kardeşin bile olsa. Yani sen bu olayı anlatarak insanların içinde olan iyilik yapma ar­zusunu yok edebilirsin.” Bu sözlerden bir hayli etkilenen at hırsızı, özür dileyerek, atı geri getirmiş.

Dertlerin derya olup üstümüze, üstümüze geldiği dönemlerde hele, hayatın faturasını “bazı insanlara kesmek kolay gelir.

Ama hesap er geç başa kalacaktır.

Buddha’nın meşhur sözündeki gibi, “öfkeye tutunmak zehir içip bir başkasının ölmesini beklemek gibidir.

” Heves dediğin şey de zaten kırılır, gelir geçer, uçar gider. İnsanın öz maddesinden yapılma bir tutkuyu ise kimse kolay kolay kıramaz.

Evet, herkes şanslı doğmaz, hayat asla düz bir çizgi değildir.

Bu konuda birçok ayet verilebilir.

Ama hepsinin temel hedefi aynıdır. Son kitap Kuran-ı Kerim ve son peygamber Hz. Muhammed'dir (s.a.v.). Her yaşayan buna iman etmek zorundadır. Mesele bu kadar açıktır.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum