Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HAYAT AKIŞI İÇİNDE KAYBOLAN DEĞERLER

HAYAT AKIŞI İÇİNDE KAYBOLAN DEĞERLER

Yaşamının herhangi bir döneminde, yeni şeyler öğrenerek önemli bir gelişme kaydetmiş, dönüm noktası yakalamış kişilerin etkileyici hikâyeleri ilham veriyor.

“Öğrenmeyi bıraktığınızda, ölmeye başlarsınız!” – Albert Einstein

İnsan, hayatı boyunca öğrenmeye ve kendini geliştirmeye devam etmelidir. Hayat Boyu Öğrenme, işte tam olarak bunun için vardır. Peki, nedir bu hayat boyu öğrenme?

Hayat boyu öğrenme; farklı zaman ve farklı yerlerde esnek, çeşitli ve kullanılabilir yaşam boyu sürdürülecek olan öğrenme olarak tanımlanabilir.

Birey; hangi yaşta olursa olsun, eğitim seviyesi ne olursa olsun hayat boyu öğrenmenin bir parçasıdır. Hayat boyu öğrenmenin 4 temel ilkesi şöyledir:

Bilmek için öğrenme, Yapmak için öğrenme, Olmak için öğrenme

Birlikte yaşamak için öğrenme.

Eğitimin, anaokulundan başlayıp üniversite ile bitmediğini gösteren hayat boyu öğrenmede kişilerin yetenekleri, bilgileri ve yeterlilikleri farklı öğrenme teknikleriyle yaşam boyu geliştirilmeye çalışılır. Bireyler bu süreçte yeni bilgiler edinir ve yeni beceriler kazanırlar.

Yaşam boyu öğrenme, yaşamımız boyunca değişik yollarla ve şekillerle bilgi, beceri ve yetenekler kazandığımız bir süreç.

Yani sadece eğitim hayatımızdan değil, okuduğumuz kitaplardan, internetten, ilişkilerimizden, iş yerinde kazandığımız tecrübelerden öğrendiklerimiz hayat boyu öğrenmenin içerisindedir.

Üniversite mezunlarının %42’sinin mezuniyetten sonra kitap okumadığı belirtiliyor.

Teknoloji ile şekillenen dünyamızda insanların eğitimine vermemiz gereken önem, herkes tarafından bilinen bir gerçektir.

Bireyleri eğitirken, onların yaşamlarında kullanacakları temel bilgilerin yanında, bu temel bilgileri günün teknolojik araçlarıyla desteklemek ve bu teknolojilerin, kullanımı hakkında bireyleri yetkin kılmak gerekmektedir.

İletişim ve etkileşim olanaklarının hızla geliştiği zamanımızda, insanlar sürekli öğrenme ve öğrendiklerini yeniden yorumlama ihtiyacındadırlar.

Günümüzde insana yapılabilecek en iyi yatırım olarak görülen yaşam boyu öğrenme, insana ve bilgiye daha çok yatırım yapma, dijital okuma yazma da dâhil olmak üzere temel bilgi ve becerilerin

kazanılmasını teşvik etme, esnek ve yenilikçi öğrenme fırsatlarını genişletme anlamına gelmektedir.

Bilgi çağı yaşam boyu öğrenmeyi zorunlu kılmaktadır. Bilgi çağının öğrenen toplumu için anahtar kavram bilgiye erişme ve bu bilgiyi kullanmadır.

Geleceğin başarılı bireyleri, bilgiye ulaşmada teknolojiyi etkin biçimde kullanabilen, problemleri çözebilen ve kendi kendine öğrenebilen bireyler olacaktır.

Deyişle, bilgi çağında bilgi okuryazarı bireylere gereksinim duyulmaktadır.

Tüm bunları değerlendirirken ancak şunu da akıldan çıkarmamak gerekmektedir.

Geleneksel el sanatı ustalarının önemli problemlerinden biri de fabrikaların seri üretim imkânlarıyla ve sanayileşmeyle mücadele edememeleridir.

Ustaların işleri seri üretim imkânlarıyla imal edilen ürünlerin çokluğu ve ucuzluğu nedeniyle eskiye nazaran büyük oranda azalmıştır.

Sanayileşmenin getirdiği büyük hacimli üretim ve Çin malı

Ürünlerin ithalatı karşısında ustaların tezgâhından çıkan ürünler, kaliteli olmalarına rağmen sayıca yetersiz ve pahalı kalmaya başlamıştır.

Örneğin, bir ayakkabı ustasının üretim gücünün ayakkabı fabrikalarının hızına yetişmesi mümkün değildir.

Ancak el emeğiyle yapımı merdaneler, piyasadaki hazır ayakkabılardan daha kaliteli, sağlıklı ve uzun ömürlüdür.

Üretimleri esnasında da kaliteli ve çokça organik malzemeyle çalışılmaktadır.

Ancak kalitenin ve ustalığın doğal neticesi olan yüksek maliyet nedeniyle daha ucuz fabrikasyon ayakkabılar tercih edilmektedir.

Kaybolmaya yüz tutmuş bir dolu meslek gurupları var ancak onlarda çırak bulamıyorlar, kanımca onlara da sahip çıkılması gerekmektedir.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın.

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum