Şair Yazar Necati Ülker

İçerik

HAYAT AKARKEN MUTLULUĞU YAKALA

HAYAT AKARKEN MUTLULUĞU YAKALA

Hayat akarken mutluluğu yakalamak için meşakkatli yollardan geçerken bazı özlü sözlerle yola çıkmak azim ve kararlılıkla zikzaklı yollarda yürümek gerekmektedir.

Örneklere bir bakalım bilge insanlar neler söylemişler

”Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta da günler uzun, yıllar kısadır.” (Panin)

”On beş yaşımda kendimi öğrenmeye verdim; otuz yaşında irademe sahip olabildim; kırk yaşında seziş yoluyla her şeyi kavradım; yetmiş yaşımda doğru olan şeylere zarar vermeden kalbimin isteklerini yerine getirebildim.” (Konfüçyüs)

”Doğum günleri işe gittiğiniz bir başka gündür ve insanlar size sevgilerini verirler.

Yaş, yalnızca bir akıl halidir ve kendinizi kaç yaşında hissediyorsanız o yaştasınızdır.

Yaşınızı saymakla zamanınızı boşa harcamayın, sadece mutlu olmaya bakın.” (Abhishek Bachchan)

Hayatı bilinçli olarak ve ümitli olarak yaşamak, var olana sevinmek, kişinin kendisine karşı vazifelerindendir.

Allah'a, insanlara ve tabiat varlıklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmek şükür borcunu ifa etme yollarındandır

İnsan kendisine hayat bahşeden Allah'a ne kadar şükretse azdır, Kur-an’daki ifadesi ile "hayat ve ölümün kimin daha hayırlı amel edeceğini sınamak için yaratılmıştır.

Allah'ın verdiği nimetlere şükretmek bu hayırlı amellerin başında gelir.

Hayatı bilinçli olarak ve ümitli olarak yaşamak, var olana sevinmek, kişinin kendisine karşı vazifelerindendir.

Her nimetin bir külfeti vardır. Hayat nimetinin külfeti de sorumluluklarımızdır. Şükür çeşitli yollarla yerine getirilir. Allah'a, insanlara ve tabiat varlıklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmek şükür borcunu ifa etme yollarındandır.

Alıntı bir hikâye ile yazımıza devam etmek istiyorum;

Hikâye bu ya hayatı boyunca mutlu olmadığını fark eden bir adam, artık mutlu olmak istiyorum demiş ve mutluluğu aramaya koyulmuş.

Ne yaptıysa da mutluluğu yakalayamamış. Kimden yardım istesem diye düşünürken, uzak bir diyarda, zengin bir bilgeyi önermişler.

Bu bilge aklı, bilgisi ve malı ile ün salmış birisiymiş. Kim yardımına gelse sorularına cevap verip derdine derman bulmadan geri göndermezmiş.

Bu bilgeden yardım istemeye, mutluluğun sırrı nedir diye sormaya karar vermiş. Uzun bir yolculuktan sonra bilgeyi bulmuş, ancak kapısında derdine derman arayanlardan oluşan çok uzun bir kuyruk varmış. Bilgenin gerçekten sorusuna doğru cevap vereceğine inanmış, beklemeye başlamış.

Sonunda sıra ona da gelmiş ve bilgeye mutluluğu nasıl yakalarım diye sormuş. Bilge bu soruyu cevaplarsa sıradaki diğer insanların beklemekten

sıkılacağını düşünmüş, adamlarından bir kaşık istemiş ve içine iki damla yağ damlatmış sonra demiş ki:

Sarayımın her yerini gez ve sonra tekrar gel ama sarayımı gezerken yağı dökmeden bu kaşığı ağzında taşıyacaksın.

Adam sorusuna hemen cevap alamadığı için biraz şaşkın tamam demiş, sarayı gezmiş gelmiş bilge bakmış yağ hala kaşıkta, demiş ki:

Aferin yağı dökmemişsin güzel, peki sarayımın güzelliklerini anlat bakalım, sarayımda neler gördün.

Adam yağı dökmeyeceğim diye uğraşmaktan pek dikkat edememiş, bir şey diyememiş. Sonra bilge:

Olmadı, yağı dökmeden, kaşığı tekrar ağzında taşı, bu sefer sarayımdaki güzelliklere dikkat et, sonra tekrar gel.

Adam ne yapalım diyip tekrar kabul etmiş. Her yeri gezmiş, bu sefer sarayın güzelliklerinden çok etkilenmiş. Sonra ağzında kaşıkla gene bilgenin yanına gelmiş. Bilge sormuş:

Sarayımın güzellikleri gördün mü, anlat bakalım, Adam bu sefer hayran kaldığı güzellikleri anlatırken bilge onun sözünü kesmiş ve demiş ki:Güzel, peki ama yağ nerede? Adam sarayı hayran hayran dolaşırken yağı tamamen unutmuş, utana sıkıla bilgeye demiş ki:

Şey… yağı dökmüşüm. Bilge bizimkine anlamlı bir bakış atmış ve demiş ki: Mutlu olmak için hayatın bütün güzelliklerini yaşamak, tadını çıkarmak ve hayatın getirdiği sorumluluklara, kaşıktaki yağ gibi sahip çıkmak gerekir.

Adam mutluluğun sırrına ulaştığı için sevinmiş, bilgeye teşekkür etmiş ve bilgenin huzurundan ayrılmış.

Hayat Akarken, iş yerinde başarılı olmak ama hayatın sadece işten ibaret olmadığını bilmek, sevdiklerinle gülüp oynamak vakit geçirmek ama geçim sorumluluğunu ihmal etmemek.

Mutlu insan, daha nice güzellikler ve sorumluluklar içinde hayat cambazı olarak dengeyi bulandır.

Hoşça Kalın Dostça Kalın Ama Gönül Kapılarınızı Asla Kapatmayın

Bunu paylaşmak istersen

Yorumlarınızı Bekliyorum